MEHMET ASLAN & GECENİN ARDINDAN-2

Bir önceki yazımda geceye nasıl hazırlandığımızı yazmış idim, evet bizim için o büyük gün geldi 12 mayıs sabahı misafirlerimiz gelecekti.
Perşembe sabahı saat 6’da uyandım, doğru Henry Coanda havaalanına, sevilen sanatçımız TRT’nin değerli sanatçısı İsmail Özkan ve misafirlerini karşılamak üzere yola çıktım, sanatçımız ve değerli misafirleri alana geldiler çok sıcak bir buluşma oldu. İsmail Özkan ile sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi samimi bir buluşma oldu, ilk gelen misafirleri otele bırakıp yine hava alanının yolunu tuttum, bu seferde İzmir’den gelecek olan İzmir Uluslararası Gazeteciler ve Televizyoncular Federasyonu Başkan vekili muhterem abim Hasan Çölmekçi, Başkan Danışmanı Sevgili Sezer Altan ve gazeteci muhterem abim Şeref Özata beyleri karşıladım, maşallah üçü de beni benden iyi tanıyorlardı, hoş bir sohbetle otele geldik. Bu arada Saat 14,45 te gelecek misafirlerimizde vardı.
Saat 13,00 gibi misafirlerimiz ile birlikte on kişi olarak Bükreşin en nadide restaurantı olan DUMAN Restauranta çok lezzetli kebaplar yedik ve bir o kadarda keyifli sohbet ettik.
Bir kac gun oncesine donecek olursak Hamdi Yılmaz abimle gecenin tüm hazırlıklarını bitirdik. 13 Mayıs’ta gecemizi Sheraton hotelde İridium salonunda yapacağız, bu arada salonu yemekleri ve pastayı 90 kişilik olarak hazırlatmıştık ancak son iki gun katılım sayısı saat başı artmaya başladı. 13 mayıs saat 15 civarında misafir sayımız 150 civarina yaklaşınca hemen salonu 160 kişilik hazırlattım, menüyü de son dakikada 160 kişiye çıkarttım ne olur ne olmaz (bu olay bana Müsiad Romanyayı kurarken arkadaşlarımla Ramazan ayında bir iftar yemeği verelim dedik 60-70 kişi gelecek misafirler konfirme ettiler, biz de ne olur ne olmaz diye 100 kişilik yemek hazırlattık ama salona 200’e yakin katılımcı oldu tabi ben stresten mahvoldum) bu olay beni cok korkuttu tebdir almak lazımdı tabi haliyle oteldeki görevli arkadaş bu hizlı gelişmelerden kafayı yediler oda ayrı bir olaydı, salonu barı sahneyi ses düzenini video kayıt cihazlarını ışık sistemini sinevizyon ekranını her detayı tekrar tekrar kontrol ederek sıfır hata ile geceyi tamamlamam gerektiğine kendimi şartlandırmıştım.
Geceden 5-6 gün önce otel personelinden catering bölümüne giderek ahçılara 3 balık manüsü ve 3 çeşit pasta hazırlamalarını hangisini beğenirsem onu menüye seçeceğimi söyledim, bir gün sonra otele aç olarak gittim yemeklerin ve pastaların tadına afiyetle baktım menüyü tesbit ettim, inanın tüm katılanlar hatta restaurant saihibi olan bir dostum menü için teşekkür ettiler ve çok lezzetli olduğunu söylediler bunuda gururla sizlerle paylaşmak istedim.
Gecenin yapılacağı gün saat 18:00 gibi sanatçılarımız İsmail Özkan, Liliana Bektaş ve ben provalarımızı yaptık garsonlar komiler ahçılar ve barmen herkes ama herkes tam kıta hazırdık. Ve gece başladı.
Pandemi nedeni ile 2 yıldır birbirimizi göremediğimiz tokalaşamadığımız sarılamadığımız tüm dostlar saat 19:00 civarında salona dolmaya başladılar, şampanyalar kahveler çaylar aperatifler dostlarımızı bekliyordu herkes çok şık giyinmişti herkesin yüzünde gülücükler vardı, bana gece nasıl olacak diye soran dostlara sürprizlerim çok diyordum. Ne yalan söyleyim heyecanım doruktaydı ve bu nedenle hata kaçınılmazdı.
3 gündür telefonla arayan dostlar salona pastayı getirdiğim anı soruyorlar, ne güzel senaryo yapmışsınız diyorlar, sevgili arkadaslar pastanın salona getirilmesi hazırlanmış bir senaryo filan değildi. Her yıl olduğu gibi plaket dağıtımı sonrası hemen geleneksel pastamız salona gelecekti, pasta kesilecek toplu fotoğraf çekilecek ve sanatçılar anons edilip müzik programı başlayacaktı, sanırım çok heyecanlıydım pastayı unuttum, Liliana Bektaş 4 şarkı okudu sahneden indi, ben sanatçımız İsmail Özkanı anons ettim alkışlar arasında ilk şarkısını okurken, salon şefi yanıma gelerek ‘’Mehmet bey pastayı ne zaman salona getirelim? dedi, eyvah eyvah dedim, ben pastayı unutmuştum, hemen bir senaryo hazırlamam lazımdı bu arada İsmail Özkan ikinci şarkıya başladı, şarkının sonunda diğer mikrofonu aldım tam üçüncü şarkıyı anaons ederken, ben doğu şivesi ile müdahale ettim, güzel bir şaka yaptım skeç tadında bir senaryo oldu, senin doğum gününmüş filan dedim. İsmail bey de profesyonelliğin vermiş olduğu bir olgu ile benim rolüme anında adapte oldu ve bu şekilde pastayı salona getirttim.
Allah’ım o nasıl bir alkış nasıl bir coşku oldu bu olayı planlamış olsak bu kadar güzel olamazdı herşey doğal haliyle bu olayı güzel bir şekilde halletmiştim.
Gecenin sonuna doğru ben Liliana Bektaş ve Erkan Demirhan yine dostluğun sembolü olan SENDEN AYRILALI GÜLMEDİM DOSTUM DOSTUM DOSTUM şarkısını salondaki tüm misafirlerimizle okuduk
Temennim şuki Hamdi Yılmaz ve Gazete Balkan nice güzel yılları inşallah beraberce kutlayalım siz bu geceye katılamayan dostlarım Kasım ayındaki geceye sizleri de aramızda görmek isteriz, çok güzel sürprizlerimiz olacak hepinizi bekliyor guzel gunler diliyorum.
Kalın saglıcakla!


