Ana Sayfa / Gündem / İlmia Süleyman & Romanya Avrupa’nın Neresinde?

İlmia Süleyman & Romanya Avrupa’nın Neresinde?

16 Ekim 2024 15:030 görüntülenme
İlmia Süleyman & Romanya Avrupa’nın Neresinde?

Bildiğiniz gibi, 1 Ocak 2007’de Romanya, resmi olarak, tam 33 milletvekili ile Avrupa Birliğin bir parçası oldu. Romanya ve Avrupa arasındaki ilişki 2004’ten değil, daha eskilere yani 1974’e dayandığını yeni öğreniyorum.  O zamanlar Komünist döneminde olsak ta Avrupa Romanya'yı Topluluğun Genel Tercihler Sistemi'ne dahil etmişti...  Elbette daha net bir giriş yaparak, Romanya 1990’da Ticaret ve İşbirliği Anlaşması imzaladı.  Ticari hükümler, 1993'te bir "Geçici Anlaşma" ile uygulanmaya başlanmış. Akabinde, Avrupa Anlaşması Şubat 1995'te yürürlüğe konuldu. Resmi olarak Romanya, Avrupa Birliği'ne üye olma talebini, 22 Haziran 1995'te göndermiş oldu. Bu talep ile birlikte, Romanya'nın o zamanki en önemli on dört siyasi partisinin tamamı tarafından imzalanan Snagov Bildirgesi de sunulmuştu; bu belgede partiler, Avrupa entegrasyonuna tam desteklerini ifade etmişler...Gelelim bugüne, ne kazandık, ne kaybettik...Kalem, kalem objektif bir şekilde bir bakalım:

Bugün, Romanya, Schengen alanının bir üye devletidir. Hava ve deniz sınırlarında kontroller 31 Mart 2024 itibarıyla kaldırıldı. Henüz kara yok...

Romanya, AB üyesi ülkeler arasında nüfus açısından yedinci ülke haline gelmiştir. Ülke, Avrupa Parlamentosu için 35 milletvekili atanıyor. Romence dili olarak, Avrupa Birliği'nin resmi dillerinden biri haline gelmiştir. Felemenkçe ile rekabet halinde ve konuşan kişi sayı bakımından da yedinci sırada bulunuyor. Doğal bir sonucu olarak, AB vatandaşlarının bu dilde kuruma başvurabilmesi sağlanmıştır. "Avrupa Birliği" terimi, Romence'de resmi bir statü kazandı.

Para veya fon mevzusu olarak her ne kadar net bir bilgiye ulaşabilmiş olmasam da, durumu bir şekilde anlayabilmeniz için bazı bulduğum rakamları paylaşıyorum:

Mart 2024 sonunda Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan rapora göre, Romanya, üyeliğinden bu yana, Mart 2024 itibarıyla 95,469 milyar euro kaynak kullandığını ifade ediyor. Bu sırada AB bütçesine katkısı 30,327 milyar euro olmuştur; dolayısıyla, 65,140 milyar euro pozitif bir bakiye elde edildi. Yani, Romanya'nın katkıda bulunduğu her 1 euro için geri aldığı miktar 3 euro oldu...

2024 yılı 1 Ocak - 31 Temmuz döneminde, AB27 içindeki mal değişimlerinin değeri 39.485,8 milyon euro olarak sevkiyatlarda ve 52.872,5 milyon euro olarak ithalatlarda gerçekleşti. Bu, toplam ihracatın %72,3'ünü ve toplam ithalatın %72,8'ini temsil ediyor.

“Ziarul Finaciar” gazetesine göre, Haziran 2024 itibariyle Romanya’nın dış borcu 176 milyar euro’ya yükseldiğini söyleniyor. Dış piyasalarda herhangi bir kriz gerçekleşirse, Romanya hazinesinde hiçbir kuruş olmadığı gibi muhtemel hiç kimse, hiçbir dost bu yönde yardımcı olmayacağını vurguluyor...

Geçiyorum petrol mevzusuna...Romanya, Avrupa’da en fazla petrole sahip ülkelerden biridir. Sömürgesi olmayan ve kendi topraklarında petrolü bulunan pek az ülke vardır. Bükreş’in etrafında kullandığı tam 5 tane açık havzası vardır. Buna rağmen iktisadi üretkenliği açısından Bulgaristan’dan sonra en düşük olan ikinci ülke Romanya'dır.

Peki, ya göç konusu? Kanaatimce, Romanya’nın en çok yara aldığı konu budur. Romanya’nın şu anki verilere göre 21, 873 milyon nüfusa sahiptir. Romanya’nın kaderi değil ama belki de, bu ülkenin en büyük yarası göçtür. Avrupa’nın total nüfusu 446,7 milyondur. Romanya Dışişleri Bakanlığın (MAE) en son verilerine göre, resmi olarak başka bir ülkede yaşayan 5,7 milyondan fazla Romen vatandaşından bahsediliyor. Bunların yanı sıra, Almanya, İtalya veya İspanya gibi ülkelerde resmi ilişkilerini henüz kaydetmemiş olan diğer kişiler de var. Buna bağlı bir parantez olarak izin verirseniz eğer, Romanya Enerji Merkezi (ROEC)’e göre, Romanya'nın 2050'deki nüfusu 15.207.000 olacağını altını çiziyor. Yani, önümüzdeki 26 yıl içinde Romanya, yaklaşık 6,6 milyon insan kaybedecek. Bu düşüş yalnızca sayısal değil, aynı zamanda nüfusun yaş yapısı üzerinde de etkili olacağını öngörülüyor.

Turizme gelince, hala eksik ancak çok büyük potansiyeli olan Romanya gerçekten yer şekillerin çeşitliliği ve uyumu, doğal kaynakların varlığı insanların misafirperver oluşları, sonra 4 iklimli doğası ve denizi, Tunası olan bu ülke gün güne cazip nokta haline gelmektedir... Dünyada eşsiz olan ahşap kiliseler, sayısız açık müzeler, şatolar insan yapımı hedefler haline getirildi. Turizmde, Avrupa sıralamasında 9. olup, Romanya geçen yıl 12,2 milyar Euro elde etmiş bulunuyor.

Eğitim: Romanya’da sadece ülke nüfusunun %16'sının üniversite mezunu olduğunu biliyor muydunuz? Avrupa ortalaması ise %35'tir. Daha spesifik olarak: Romenlerin %44'ü orta eğitim seviyesine (lisans, meslek okulu, ek eğitim veya çıraklık eğitimi) sahipken, %40'ı düşük eğitim seviyesine (anaokulu, ilkokul, ortaokul veya hiç okul bitirmeyen) sahip ve %16'sı yüksek eğitim seviyesine sahiptir. Bu veriler, Ulusal İstatistik Enstitüsü'ne dayanmaktadır.

Resmi kaynaklardan bulabildiğim kadarı ile resmi tablomuz budur.

Ülkemizde doğan çocuk sayısı ve okula gidenin sayısı da azalıyor. Sayıştay raporuna göre, Romanya’nın kötü geleceğin sebebi, demografik düşüşüdür. 2009-2010 yılları arasında sadece 660 bin çocuk ana okula gidiyordu. 2050 yılında 4 emekliye karşı 1 işçi olacağı işaret ediliyor. Küreselleşmenin sonucu olarak, Romanya Avrupa’nın en yoksul ülkesi olarak kalabilir diye bir endişe var. Peki, Romanya hak ettiği yere gelecek mi?

Her şeye rağmen, cevabım olumlu aslında... Uzun vadeli evet, Romanya kendisini kurtarabilir. Bunun için de Romanya’nın eyleme geçmesi gerek. Tıpkı her toplum gibi, Romanya, kendi tarihi ve yaşanılan gerçekleri ile yüzleşmeli. Romanya yolsuzluğu önlemeli, kamu yönetimi siyasetten arınmalı, sahte elit tabakası sistemden çıkartılmalı, bir şekilde yönetimi basitleştirmesi gerekiyor. Sonuç olarak, mevcut zamanın gerçeklerine uyum sağlamayan bir sosyal değerler sistemi sürdürülürse, Romanya hep kaybeden olacak...

Paylaş:
İlmia Süleyman

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz