Ana Sayfa / Gündem / İlmia Süleyman Kılıç & Bir Fincan Huzur Peşinde

İlmia Süleyman Kılıç & Bir Fincan Huzur Peşinde

5 Aralık 2025 14:140 görüntülenme
İlmia Süleyman Kılıç & Bir Fincan Huzur Peşinde

Cumartesi sabahı…
Şehrin ağır uykusunu hala üzerinden atamadığı bir vakitte, ben iş telaşıyla evden çıkıyordum.

İçimden “Keşke Romanya saati uygulanmış olsaydı da bu yola biraz olsun aydınlıkta düşseydim,” diye geçirdim. Ama Türkiye’de sabahın karanlığı, işe gidenin kaderine yazılmış gibidir; biz de payımıza düşeni sessizce kabullenir, yürürüz.

Otobüsten inerken küçük bir parkın içinden geçtim. Adımlarımın arasına karışan hafif bir kuş cıvıltısı kulağıma çalındı. Normalde şehir uğultusundan duyulmaz bu sesler; fakat kulağını biraz oraya verirsen, sabahın gizli bir senfoniyle çaldığını fark edersin. Öylece duraksadım. Koca şehrin ortasında, birkaç saniyeliğine bile olsa, yalnızca o seslerin tadını çıkardım.

Ömrün aslında küçük sevinçlerden ibaret olduğunu düşündüm. Etrafımdan geçen insanlara baktım; yüzler öylesine, ruh halleri hava gibi… Kimi bulutlu, kimi yağmurlu, kimi ne istediğini bilmeyen bir boşlukta. Ve ben, böyle zamanlarda her zamanki sığınağımı düşündüm: Kütüphanemi.

Ama öyle sıradan bir kütüphane değil bu. Kahve kokulu, raflara sinmiş sessizliğiyle insana sarılan, öğrencilerin mırıldandığı, sıcak bir yaşam alanı. Penceresinden görünen ufak tefek dağlar ise içimde tuhaf bir sızı bırakıyor—iyi gelen bir sızı. Bir özlem…
Neyin özlemi olduğunu bilmiyorum. Belki yapamadıklarımın, belki ertelediklerimin… Belki de yalnızca kendime ait olan o dinginliğin.

Bilmiyorum.
Ama bildiğim bir şey var: Hayat bazen yalnızca bir kuş sesinde, bir pencere manzarasında, bir fincan kahvenin dumanında saklanıyor. Ve biz, bütün koşturmacamızın içinde onu görmeyi çoğu zaman unutuyoruz.

Paylaş:
İlmia Süleyman Kılıç

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz