İlmia Süleyman Kılıç & Bir Annenin Ardından

Motto: "Sen gökyüzünde parlayan bir yıldız oldun anne; ben ise büyümeyen bir evlat kaldım yeryüzünde."
Bazı insanlar hayattan sessizce çekilir; ama bıraktıkları izler, bir ömür silinmez. Annem de öyle gitti… Sessiz, usulca… Ama ardından bir dağ gibi boşluk bırakarak.
O, sadece bir anne değildi benim için. Bazen bir sırdaş, bazen bir yol arkadaşı, çoğu zaman ise hayata tutunmamı sağlayan en güçlü nedenimdi. Gözümde hiçbir zaman yorulmaz, yılmaz, kırılmazdı. Meğer ne çok susar, ne çok içine atarmış da belli etmezmiş…

Annem hayatın yükünü omuzlarında taşıyan, ama bunu asla belli etmeyen bir kadındı. Geceleri uykusuz kalır, sabahları her şey yolundaymış gibi gülümserdi. Sadece bana değil, herkese umut vermeye çalışırdı. Kalbi kırık olsa bile, başkalarının kalbini onarmaya uğraşırdı. İşte böyle bir kadını toprağa vermek, aslında bir çınarın gölgesiz kalması gibiymiş.
Onunla geçirdiğim her an şimdi zihnimde birer hatıra değil, adeta dua gibi. Birlikte içtiğimiz çaylar, yolda yürürken elimden tutuşu, yorgun ama sevgi dolu gözleri... Hepsi şimdi birer sığınağım oldu. Çünkü onun yokluğunda, varlığına tutunarak yaşıyorum.
Annemi anlatmak zor. Onu sadece anmak da yetmiyor. Çünkü o sadece geçmişte kalmış bir insan değil; bugünümü de şekillendiren bir iz, yarınıma yön veren bir ses. Ne zaman içimde güçsüz hissetsem, onun sesiyle doğruluyorum. "Kalk kızım/oğlum, hayat seni beklemez" der gibi oluyor sanki.
Bugün Anneler Günü… Ve ben çiçekleri mezarına değil, kalbime bırakıyorum. Çünkü biliyorum, bir anne hiçbir zaman sadece toprağın altına gömülmez. O, yaşadığı her gönülde, dokunduğu her hayatta yaşamaya devam eder.
Sana teşekkür ederim anne. Hayatımda olduğun için değil, hayatımın ta kendisi olduğun için. Seni çok özlüyorum. Ruhun şad olsun… Seni hep seveceğim.


