HAMDİ YILMAZ & Yarın artık bugündür

Hafızamız bizi yanıltmıyorsa, Senaryosu Atilla İlhan’a ait “Yarın artık bugündür” adını taşıyan bir televizyon dizisi çeyrek asra yakın bir zaman önce TRT’de yayımlanmıştı.
***
Sosyal ve siyasal olayların sonuçları matematikte olduğu gibi önceden bilinemiyor. Bilinebilseydi, yönetilenleri kandırmak bu kadar kolay olmazdı. Toplumların sürekli idealist doğurmaları gerekmezdi..
***
İstisnaları olsa da, yönetenler, “Ben hakim de değilim, savcı da” diyor. Bunu darbeci Kenan Evren de söylemişti. Artık başka bir şey söylemeliler.
***
Efendilerinin önünde gerdan kırarak, “Majesteleri nasıl bir Anayasa isterler?” diyen Profesör etiketli zavallıları zaten kimse hatırlamıyor.
***
Geçen de yazdım, şairin dediği gibi insanları, “İki evlek tarla, dört geverlik su / Kırk yılda hükme bağlanmaz mı bu?” diye feveran ettiren hukukçuların oldum olası egemen olduğu bu ülkede hukukun “nanay!” olduğunu 16 yaşında yaş tashihi nedeni ile çıktığım ilk duruşmada anlamıştım.
Hâkim, fiilen aralarında 4 yaş fark bulunan aynı anadan olma iki çocuğu nüfusa aynı anda 4 ay yaş farkı ile kaydeden memuru buldurup hesap soracağı yerde, duruşma sırasında ceketini düğmelemediği için çobanlık yapan babamı azarlamıştı.
Dönemin siyasal gücüne rağmen yıldızı parlayan bir hukukçumuz var mı?
Ya da buna izin verecek bir demokratik yapımız?
Başkanlık sistemi gelecek diye boşa ümitlenmeyin.
Yarın artık bugündür.
Bugüne bakın yeter.
(Bu yazı 29 Mayıs 2015 tarihinde yayımlanmıştır)


