HAMDİ YILMAZ & YABANCILARA OY HAKKI

AB ülkelerinde değişik uygulamalar olmakla birlikte, Hollanda’da Balkanande başbakanlığı ile ülke içe kapanmadan evvel edinilmiş bir hak var.
Bu hakka göre, yabancıların yerel seçimlerde oy kullanabilmeleri ve yerel yönetimlere, meclislere aday olabilmeleri mümkün.
Hollanda vatandaşı olmayan pek çok Türk Hollanda’da belediye meclisi üyesi olabiliyor.
Parlamento seçimlerinde tanınmayan bu hak yerel seçimlerde tanınmış durumda. Belediye hizmetleri doğrudan hemşehrilere hizmeti kapsadığından, yabancı hemşehrileri kendisine hizmet edeni seçme hakkından niçin mahrum bırakmalı?
Hollanda bu anlayışla meseleye yaklaşmış ve gereken hakkı vermiş. O ülkede oturma hakkına sahip herkes, yerel yönetimlerin seçilmesinde seçme ve seçilme hakkını kullanıyor.
Almanya’da ise durum Hollanda’dan farklı.
Her belediye bünyesinde adeta danışma meclisi niteliğinde yabancılar meclisi var. Bu meclisler bir prosedür doğrultusunda seçimlerle oluşuyor.
Yabancılar meclisi üyelere alınan kararlara oy kullanarak katılamıyorlar ama belediye meclislerinde her konuda düşüncelerini dile getirebiliyorlar.
Bir yabancılar meclisi seçim döneminde aralarında Türk, Amerikan, İtalyan vs. gibi değişik milliyet orijinleri kapsayanların oluşumuna katkıda bulunmuş ve seçimlerde de netice almıştık.
Romanya da, Hollanda veya Almanya gibi bir AB ülkesi olduğuna göre, benzer bir uygulama burada niye yapılmasın?
Kaldı ki, Romanya, demokrasisini her geçen gün daha da güçlendiren, en az Almanya veya Hollanda kadar insan haklarını ve demokrasiyi özümsemiş dost bir ülke.
Bize göre, böyle bir hakkın elde edilmesi için çalışma sürecine girilmeli.
Bir günde netice alınamayacağına göre, işe başlanmalı, görüşmeler gerçekleştirilmeli, böyle bir ihtiyaç dile getirilmeli.
Bu konuda resmi Türk makamları ile birlikte Romanya genelindeki sivil toplum örgütlerine büyük görev düşüyor.
Daha vatandaşı olduğu ülkede Anayasa’daki hakkına rağmen, bulunduğu yerde oy kullanma hakkını kazanamamışların, vatandaşları olmadıkları bir ülkede bu hakkı elde etmenin zorlukları belli.
Eğer, 2002 seçimlerinde yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız adam yerine konulsa, seçme seçilme hakkı tam kullandırılsa, temsilde adalet ilkesine uyulsaydı, yurt dışında yaşayan 6 milyon Türk’ün parlamentoda en az 50 milletvekili olarak temsilcisinin olması gerekiyordu. Bu rakam nüfusu baz alırsanız ortaya çıkan rakamdır.
Bu durumun ne anlama geleceğinin yorumuna girmiyoruz.
Yurt dışındaki vatandaşlarımızın seçme ve seçilme hakkını eksiksiz olarak kullanabilmiş olması halinde artık Türkiye’yi unutmaya yüz tutmuş yeni kuşakların anavatanlarına bağlılıkların canlandırılmış olacağı gibi sosyal yararların da üzerinde durmayacağız.
Ne var ki, bazen dışarıda hak elde etmek içeriden daha kolay olabiliyor.
(Bu yazı 12 Ağustos 2009’da yayımlandı)
Not: Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız 1996 yılında kazandıkları genel seçimlerde oy verme şeklindeki Anayasal haklarını 2014 yılından itibaren yaşadıkları ülkelerde kullanabiliyorlar, ancak TBMM’inde diaspora kontenjanı olmadığı için seçilme hakkından hala mahrum. Mesela, iki kanatlı Romanya parlamentosunda yurt dışında yaşayan Rumen vatandaşlarının 4 milletvekili ve 2 senatör çıkarma hakı var.


