Ana Sayfa / Gündem / HAMDİ YILMAZ & Yabancı düşünce kuruluşlarına hizmet etmek ya da onlara hedef saptırtmak

HAMDİ YILMAZ & Yabancı düşünce kuruluşlarına hizmet etmek ya da onlara hedef saptırtmak

8 Nisan 2022 12:140 görüntülenme
HAMDİ YILMAZ & Yabancı düşünce kuruluşlarına hizmet etmek ya da onlara hedef saptırtmak

Siz Türk olarak bir düşünce kuruluşu kursanız: Üstelik de Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda dolaylı veya dolaysız olarak, Türkiye’nin dış politikalarını halen yönlendirmekte veya gelecekte yönlendirme ihtimali olan politikacı ve bürokratları milli çıkarlara hizmet edecek şekilde etkileyecek düşünce üretiyor olsanız..

Mesela bu düşünce kuruluşunuza, ABD politikalarının bir, birkaç veya onlarca yıl sonra nasıl şekilleneceğini, kısacası ABD’nin şuur altını ifşa ederek size değerlendirmelerde bulunan ABD’li bir gazeteci veya eski ya da yeni politikacı bulabilir misiniz?

Örneği ABD yerine Fransa, İngiltere, Almanya yazarak çoğaltmak mümkün.

Aşağıdaki değerlendirme yazısını bu ön kabulle okuyun bakalım hangi sonuca varacaksınız?

***

Değerlendirme, Ecevit’in DSP’nde 1995-1996 ve Ak Parti’de 2007-2011 arası milletvekilliği yapmış, daha sonra da Haziran 2011'den bu yana Ankara merkezli bir dış politika düşünce kuruluşu olan Stratejik İletişim Merkezi'nin yönetici direktörü olan Duisburg doğumlu Suat Kınıklıoğlu’na ait.

Kınıklıoğlu, Almanya’nın çıkarları doğrultusunda Avrupa’yı şekillendirmeyi hedeflemiş ECFR’nin de Konsey üyesi. Bu değerlendirme de ECFR haber portallarında İngilizce olarak yayınlanıyor. Buyurun okuyalım:

“…Türkiye ile ilişkileri yeniden inşa eden herhangi bir Avrupalı ​​veya ABD'li politika yapıcı, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin farkında olmalıdır. Ankara'daki milliyetçi koalisyonun doğası göz önüne alındığında, Erdoğan yeni bir dönem belirlemeden önce AB'ye veya NATO'ya yakınlaşamadığını hissedebilir. Yine de Batı'nın arabuluculuk çabalarında Türkiye'ye verdiği destek ve Ankara ile dayanışma gösterileri, seçimden sonra daha işbirlikçi bir ortaklık için zemin hazırlayabilir. Erdoğan seçimi kaybederse, AB ile Türkiye arasında gümrük birliği anlaşmasının değiştirilmesine yol açan kapsamlı bir sıfırlama olabilir. Her durumda, stratejik sabır gerekli olacaktır.

Bir NATO üyesi olarak Türkiye, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali daha da yıkıcı hale gelirse fedakârlık yapmaya hazır olmalıdır. Rus kuvvetleri tarafından işlenen tecavüz, cinayet ve diğer savaş suçlarına ilişkin artan sayıda rapor arasında durum kötüleşirse, Ankara bedelsiz bir yolculuktan yararlanamaz. AB, Rusya'dan petrol ve gaz ithalatını önemli ölçüde azaltmayı seçerse, Türkiye'den bu çabaya katılmasını istemelidir. Bu, Ankara ile Brüksel arasında zorlu tartışmalara yol açacak olsa da son günlerde ortaya çıkan sözde savaş suçları, böyle bir senaryonun gerçekleşebileceğini gösteriyor. AB'nin Türkiye ile ilişkisini yeniden inşa etmesi için Türk ekonomisinin kırılgan durumuna karşı duyarlı olması ve Türkiye'nin sadık kalabileceği gerçekçi bir plan geliştirmesi gerekiyor. Türkiye enerji ithalatına yüksek oranda bağımlı olduğundan, böyle bir planın Rus enerjisini ikame etmek için hem kısa hem de uzun vadeli stratejileri içermesi gerekecektir.

…”

***

Şimdi Kınıklıoğlu’nu hangi kategoride değerlendirmek lazım? Kimin Truva atını sürüyor?

Paylaş:
Hamdi YılmazYabancı düşünce kuruluşlarına hizmet etmek ya da onlara hedef saptırtmak

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz