Hamdi YILMAZ & Üstündağ’dan Avcı’ya Millî Eğitim Şuraları

ZAMAN TÜNELİ YAZISI: TARİH 13 TEMMUZ 2018
Salağından solağına kadar yeni Millî Eğitim Bakanı Ziya Şelçuk’tan herkes pek ümitli.
İyi de klasik hastalığımız ne olacak?
9’uncu Milli Eğitim Şurası’nın yapıldığı 1974 yılından 19’uncu Milli Eğitim Şurası’nın yapıldığı 2014 yılına kadar geçen 40 yılın değişmeyen zihniyetini özetleyen 9 Aralık 2014 tarihli yazımızı yeniden dikkatinize sunuyorum.
***
Türk Millî Eğitimi’nin genetiği asıl 9’uncu Millî Eğitim Şurası’nda değiştirildi.
Bence Türk Millî Eğitim Sistemi’nin temel taşları 1973 yılında kurulan CHP-MSP koalisyon hükümeti zamanında ve 1974 yılında yapılan “9’uncu Millî Eğitim Şurası” kararlarıyla yerinden oynatıldı.
Başkent Ankara dururken Antalya’da toplanan 19’uncu Millî i Eğitim Şurası ile de 40 yılda pişirilerek servis edilen yahninin üzerine tuz biber serpiliyor. 1974 yılında yapılan 9’uncu Millî Eğitim şurası ile hayatımızda neler değiştiğini görmek ister misiniz:
O yıllarda klasik liselerin yanı sıra “Sanat Enstitüsü”, “İmam Hatip Okulu”, “Teknisyen Okulu”, “Öğretmen Okulu” ve “Ticaret Okulu” vardı. İmam Hatip mezunlarının Ankara İlahiyat ve ülke genelindeki 6 adet Yüksek İslam Enstitüsü dışındaki yüksek öğretim kurumlarına gitmeleri mümkün değildi. Sanat Enstitüsü mezunları da Yüksek Teknik Öğretmen Okulu ile bir iki mühendislik akademisinin dışındaki yüksek öğretim kurumlarına gidemezlerdi. Ticaret Okulu mezunları ise Ticaret Turizm Yüksek Öğretmen Okulu ile İktisadi Ticari İlimler Akademisi dışındakilere gidemezlerdi.
Aynı şekilde Öğretmen okullarına da birkaç yüksek öğretim kurumu kapısı açıktı.
Solcu CHP ile koalisyon hükümeti kurarak çilekeş tabanını küstüren Necmettin Erbakan acilen bir şeyler yapmalıydı. İmdadına iyi solcu ama, Konya siyaset tarlasında birlikte oy devşirdikleri Mustafa Üstündağ yetişti.
Üstündağ Millî Eğitim Bakanı idi.
O yıllarda her biri ayrı, bağımsız birer kurum olan Üniversiteler adında “lise” kelimesi bulunmayan lise dengi orta öğretim kurumları mezunlarını öğrenci olarak almıyorlardı. Erbakan’ın baskısı ile Üstündağ başkanlığındaki 9’uncu Millî Eğitim Şurası’nda alınan bir kararla tüm orta öğretim kurumlarının isminin sonuna “lise” kelimesi eklendi. Sanat Enstitüsü “Endüstri Meslek Lisesi” diğerleri de İmam Hatip Lisesi, Ticaret Lisesi, Öğretmen Lisesi adlarını aldılar.
Sonra da Üniversitelere dönüp dediler ki, “Aha sana lise mezunu! Hadi alma da görelim!”
Erbakan’ın parti tabanına hizmeti böyle başladı. İmam Hatip’in dışındakiler de amacı gizleyen kılıf oldu.
Kimse, bu okul mezunlarının haftada okudukları bir iki saat matematik veya fen bilgisi dersi ile nasıl üniversite sınavı kazanacağını düşünmedi. Üstündağ belki de bunu bildiği için Erbakan’a taviz verdi. Bu okulların müfredat programları ile oynayan hiç olmadı. Sadece isim değiştirdiler.
Mustafa Üstündağ’dan Nabi Avcı’ya değişen bir şey yok, mantık aynı mantık, zihniyet aynı zihniyet. Kim demiş “Millî Görüşçüler değişti” diye? Erbakan Hoca’dan aldıkları miras bu. ‘Şekli değişikliklerle, sulandırarak ve karşılarındakileri bıktırarak’ meseleleri çözme taktiği.
Asıl 19’uncu Millî Eğitim Şurası kararları (tavsiye kararları olmasına rağmen) dayanak yapılarak önümüzdeki dönemde ne gibi değişiklikler yapılacak siz ona bakın.


