Ana Sayfa / Gündem / HAMDİ YILMAZ & Trakya İzlenimleri 2

HAMDİ YILMAZ & Trakya İzlenimleri 2

18 Eylül 2022 03:130 görüntülenme
HAMDİ YILMAZ & Trakya İzlenimleri 2

Geçen Perşembe günü Türkiye’nin Trakya Bölgesi’nde Romanya’ya ihracat gerçekleştiren bazı firmalarımıza bir ziyaret gerçekleştirmiş, sınır kapıları başta olmak üzere yol boyu izlenimlerini sizlere aktarmıştık.

İş yerlerinde yaptığımız video röportajların yayınının 25 Kasım 2022 tarihinde Bükreş’te gerçekleştireceğimiz 15. BAŞARILI TÜRK FİRMALARI ÖDÜL TÖRENİ öncesi yayınlayacağımız da sizlere aktarmıştık.

Bunun dışında dikkatimizi çeken önemli şeylerden biri, küçük ilçelerde bile organize sanayi bölgelerinin yapıldığı, hepsinin tamamen dolu olduğu, buralardaki firmalarımızın üretimlerinin önemli bir kısmının ihraç edildiğini görmek ve öğrenmek olmuştu. Artık Trakya’daki organize sanayi bölgelerine yeni yatırım imkânı yok. Ancak mevcut tesisleri satın alarak yeni yatırım mümkün olabiliyor.

Türkler üretmesini ve ihraç etmesini öğrenmişti.

Şimdi sıra ürettiklerimizin yerli hammadde ve yarı mamullerinin oranını birden bire olmasa da kademeli olarak artırmaktı.

Bu eksiğimizin de farkında olduğumuza göre dileriz uzun olmayan bir gelecekte ihraç ürünlerimiz en yüksek seviyeye ulaşır. Bizler de 100 dolarlık ihracatımızın yüzde 81,8’i ithal ürünlerden oluşuyor sızlanmasından kurtuluruz.

Ziyaretlerimizde bizim ürünlerimizin Batı’daki rakipleri ile ilgili de bilgi edinmeye çalıştık. Batı Avrupalı firmalarla aramızdaki kalite farkını da henüz gideremediğimiz anlaşılıyor. Kalite farkının yarattığı açığı markalaşamamak da körüklüyor. Bu açık alanların kapatılması birbiri ile yakından ilintili. Birisinde açığı azaltmamız doğal olarak diğerindeki açığımızı da azaltacak.

Dikkat çekici bir başka özellik ise firmalarımız Doğu Avrupa ve Balkanlarda Pazar hakimiyetini hedefliyor.

Bununla birlikte ihracatımızdaki en önemli avantajımızı Avrupa’daki Türk üreticiler veya dağıtıcılar oluşturuyor.

Türkiye’deki üreticilerimiz ile birlikte Avrupa’daki üretici ve dağıtıcı Türklerin de teşvik edilmesi, desteklenmesi ve korunması gerekiyor.

Avrupa’daki ve Türkiye’dekilerin kafa kafaya vererek dış pazarın taleplerine cevap vermeleri elzem. Zaten yapılmakta olan bu iş birliğinin de artırılması gerekiyor.

Satmanın kollektif bir savaş olduğunu artık herkes biliyor.

Çeşitli kaygılarla “Günü kurtarma” mantığının zaruretler gerektirse bile terk edilmesi, Şairin “Kendin yanacaksan bile evladını yakma!” şeklindeki öğüdünün tutulması gerekiyor.

Araştırma ve geliştirmeye (AR-GE) kaynak ayrılmasının devlet tarafından teşvik edilmesi (varsa, olanlara ilaveten) gerekiyor.

Kalifiye eleman ise Romanya’da olduğu gibi Türkiye’de de ana sorun olmaya devam ediyor. Acı ama, bir üreticimiz “Kalifiyeden vaz geçtik karakterli eleman bulmakta bile zorlanıyoruz” diye dert yandı.

Bu da firmaların tek başlarına üstesinden gelebilecekleri bir sorun değil.

Ara eleman yetiştirme sorununun organize sanayi bölgeleri yönetimlerince yapılacak organizeler sonucu açılacak kurslarla kısa vadede azaltılması mümkün.

Meslek liselerinin bugünün ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirilmesi gerekiyor.

Paylaş:
Hamdi YılmazTrakya İzlenimleri 2

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz