HAMDİ YILMAZ & Teşekkür ve kısa bir ufuk turu

Romanya’da 20. yayın yılına doğru yol alan Gazete Balkan, Romanya Türk İş Dünyasına ayna tuttuğu bir etkinliği daha geride bıraktı.
Büyükelçimiz Sayın Özgür Kıvanç Altan’ın şahsıma yönelik övgü dolu sözleri ile iş dünyamızın gösterdiği ilginin sorumluluğumuzu daha da artırdığının bilinmesini isterim.
Öncelikle Büyükelçimize ve bize desteğini esirgemeyen iş dünyamızın temsilcilerine, firma sahiplerimize ve firmalarımızın yöneticilerine sonsuz saygı ve teşekkürlerimizi sunarım.
İmkanlarımız ve çalışma şartlarımızdan kaynaklanan bazı eksiklerimizden dolayı da özür dilemeyi bir borç bilirim. Bizim dikkatsizliğimizden kaynaklanan bir iki istisna eksikliğin hoş görüleceğini umuyorum.
19’uncu yayın yılımızın son ayları ve 20. Yayın yılındaki hedefimizin Gazete Balkan’ın kurumsallığının tamamlanması olacak. Bu konuda desteklerinizi bekliyoruz.
***
Rumen basının saygın kalemlerine bakınca, 2025 yılında Romanya ekonomisinde meydana gelebilecek ‘tusunami’ için şimdiden tedbirli olunmasının gerekliliğine dikkat çekmek istiyorum.
2025 yılında başta müteahhitlerimiz olmak üzere kamu ihalesi alan firmalarımızı alacaklarını zamanında alamayacakları gibi olası bir tehlikeye karşı tedbirli olmaları gerektiğinin altını çizmeliyiz. Bu bizim gözlemimiz olmaktan öte, Rumen iş dünyası yetkilileri ve saygın gazetecilerin yorumları olduğu için önem taşıyor.
Rumen toplumu ile kaynaşmanın, işleri geçmişe göre kolaylaştırmış olmanın rehavetine kapılmak yerine, bu kaynaşma ve kolaylaşmadan her iki ülkenin ve Romanya Türk Toplumun çıkarına yönelik ne gibi gelişmeleri sağlayabiliriz noktasına kafa yormamız gerektiği de ihtiyaç haline gelmiştir.
Çeşitli sebeplerle Türkiye’den bakınca Romanya’yı umut olarak görerek buraya yönelen firmalarımızın hayal kırıklığına uğramamaları, doğru yönlendirilmeleri de azami dikkati göstermemiz gereken işlerin başında gelmektedir.
Avrupa Birliği (AB) ve üye devlet mekanizmaları mademki Türkiye’yi kendi içlerine almak yerine güçlü bir müttefik olarak görüyorlar, o zaman bunun gereğini yerine getirmeliler ve vize, çalıma ve oturma izni noktalarında bu müttefikliğin gereğini yamalılar, bu konuda bize ve STK’larımıza büyük iş düştüğü de bir başka sorumluluğumuzdur.
Türkiye ve Türkler sırtı tıpışlanarak ekmeği elinden alınacak uysal bir çocuk değildir. Kaldı ki sırtının tıpışlanmasına muhtaç da değildir.
Romanya’nın övünmekten haklı olduğu birlikte huzur içinde yaşama modeli olan “Dobruca Modeli” veya “Romanya Modeli” dediği modelinin ve iş dünyamızın Rumen iş dünyası ile kaynaşmasının Batı Avrupa’ya kadar uzanmasını sağlamak da bir başka önceliğimiz olmalıdır.
Yerel ya da küresel politikayı politikacılar uygulayabilir, ancak o politika iş dünyası tarafından oluşturulur. Bu gerçeği asla unutmamalıyız ve çabalarımız bu gerekli politikaya zemin hazırlayacak doğrultuda olmalıdır.


