Hamdi YILMAZ & Tavşan yılı ve Mısır

12 YIL ÖNCE
Kahire’deki Özgürlük Meydanında bir milyon insanın toplanması tam da Çinlilerin Tavşan Yılı etkinliklerine denk geldi. Kahire’deki olaylar Çin televizyonlarında gösterilmişse, Çinliler ilk anda tavşan yılı kutlamaları sanarak, kendi kentlerinde o kadar kalabalığın bir araya gelme ihtimalinin olmadığına hayıflanabilirler.
Amerikan odaklı “Yeni İslam” operasyonları devam ediyor. Radikalleşmesinden, İranlaşmasından korkulan Arap krallıkları yerle yeksan olacak. Bu kaçınılmaz. Tek belirgin gerçek bu.
Osmanlı’nın hasta yatağına yatırıldığı günden beri İslam dini sahipsiz. Kimi bir kolundan kimi diğer kolundan, kimileri de birer bacaklarından çekiştirip duruyor İslam’ın. Her çekiştiren, “Senin yerin burasıdır” diyor. Cahil bırakılmış İslam Ümmetine de yaldızlı ambalajlar içinde, “Senin İslam’ın bu” paketleri sunuluyor.
Yeni bir İslam dini projesi arayışı üçüncü asrına girdi. Proje mimarları sabırsız. Bu iş 2050 yılına kadar bitsin istiyorlar.
İslami Akımlar uzmanı değiliz ama görünen köy de kılavuz istemiyor. Bundan üç ay kadar önce Türkiye’den Köstence’ye gelmiş emekli bir Profesöre sormuştum. İsmini şu an hatırlayamadığım için bizi hoş görsün, “Araplar İslam’a 150 yıl hizmet etti. Türkler bin yıl hizmet etti” demişti. Şimdi yaşananlara bakılırsa, İslam dini yeni bir bayraktar bekliyor.
Bu Bayraktar’ın diyalog sevdalıları taşeronlarca kuşatılmış Türkler olmadığı kesin. Ufukta da yeni bir Bayraktar gözükmüyor. Demek ki, vay ki, vay halimize..
Batı cephesinde ve İslam’ın göbeğindeki manzara bu.
Gelin bir de olaya Kuzey’in yani Rusya’nın gözü ile bakalım. Stanislat Tarasov’un yorumu ise şöyle, “Türkiye, Mısır ve İsrail uzun zaman içinde Amerika’nın bölgedeki en yakın müttefikleri olup ABD için bir nevi dayanak rolünü oynayan üçgeni oluşturdu. Bu üçgen çerçevesinde Mısır ile İsrail arasında barış antlaşması imzalandı. Türkiye ve İsrail stratejik müttefikler oldular. Mısır’daki olaylar yüzünden bu üçgen ortadan kalkmasın mı? Denebilir ki bugün böyle üçgen artık yoktur. Bu da ABD’nin nüfuzunun azalmakta olduğunu gösteren belirtilerden biridir. İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkiler çoktan gerginleşti. İran Arap halklarının Batı şeytanına karşı isyan edeceklerini çoktan iddia ediyordu. Şimdi de İran’ın İslam dünyasındaki otoritesi artabilir.”
Kuzey de şimdilik ABD’nin bölgede boğulmasını yeterli görüyor. ABD’nin yenilip çekilmesi ile bölgesel güç konumundaki İran ve Türkiye ile baş başa kalacağı günlere özlem duyuyor.
(Bu yazı 17 Şubat 2011 tarihinde yayımlanmıştır)


