Hamdi YILMAZ & Sömürge veya diktatörlüğe özlem!

En azından yaşadığımız ülkeden dolayı biliyoruz ki, ‘düşünce’ denen olgudan habersiz insanların çoğu eski komünist rejimleri özlüyor.
Geçenlerde biri diyor ki, “Bunlar gerdeğe girme işini bile devletin ayarlamasına alışmışlar. Şimdi devlet olmadan yapamıyorlar.”
‘Gücü gücü yetene düzeni’ olarak adlandırılması gereken Yeni Dünya Düzeni, eski Komünist rejim insanına hürriyetten başka bir şey vermiyor. Ancak bu hürriyet parası ve gücü olmayan için bir anlam ifade etmiyor. Parası olmayanın adını soyadını yazmayı öğrenmesinin ötesinde eğitim, trafik kazası gibi aciliyeti gerektirince götürüldüğü hastanenin dışında sağlık hizmeti alması mümkün değil.
Adaletin zaten ‘a’sı, yoksulluk ve karın tokluğuna çalışma hürriyetinin dışında başka hürriyet yok. Bunlar Komünist rejimlerde de vardı zaten. Hem de dik alası vardı.
Bu pencereden bakınca Komünist rejim özlemi çekenlerin ızdırabını anlamak mümkün.
***
“Jamaika’da sömürge dönemine özlem” başlıklı BBC haberini görünce bunları hatırladım.
Yakında İngiltere’den ayrılarak bağımsız oluşlarının 50’inci yıldönümünü kutlamaya hazırlanan Jamaikalılar, yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre, sömürge dönemini şimdiki zamana tercih ediyorlarmış. Gleaner gazetesinde yayımlanan ankete katılanların yüzde 60’ı ‘İngiliz idaresinde hayatımız daha iyi olurdu” derken, katılımcıların yüzde 17’si buna karşı çıkmış.
Yoksulluk ve artan suç oranlarının en önemli sorunlar olarak öne çıktığı Jamaika’da
Her 10 Jamaikalıdan birinin “eski güzel günleri özlüyor!” oluşuna şaşırmadım.
Bu sonucun, cumhuriyet tartışmalarına da yeni bir boyut getirmesi bekleniyormuş.
Jamaika Başbakanı Bruce Golding, bağımsızlıklarının 50’inci yıldönümünde İngiliz monarşisiyle bağlarını kesmek istediklerini söylemiş. Bağımsızlığını 6 Ağustos 1962’de kazanan Jamaika’da, Genel Vali tarafından temsil edilen İngiliz Kraliçesi hala devletin başı konumundaymış. Kraliçe, bu ülkeyi “Jamaika Kraliçesi’ sıfatıyla ziyaret ediyormuş. Jamaika Başbakanı Golding, “Bir kraliçem olacaksa Jamaikalı olmalı” diyormuş.
***
Gördüğünüz gibi, insanlığın en azından umut vaat eden evrensel bir “ideoloji” ihtiyacı kabak gibi ortada duruyor. Ama, öyle bir ideoloji de ideolog da ufukta gözükmüyor.
İnsanların İslami tabirle “Ehven-i şer” arayışlarını yadırgamamak gerekiyor.
(Bu yazı 01 Temmuz 2011 tarihinde yayımlandı)


