Ana Sayfa / Gündem / HAMDİ YILMAZ & Sıkıntı insanı kâşif yaparmış

HAMDİ YILMAZ & Sıkıntı insanı kâşif yaparmış

7 Mayıs 2021 12:560 görüntülenme
HAMDİ YILMAZ & Sıkıntı insanı kâşif yaparmış

Küresel salgınla birlikte ‘Analar ne cevherler doğuruyormuş” diye hayretleri ifade edildiği bir döneme girdik.

Özellikle gıda alanlarında.

Küresel salgınla birlikte altı işçisi ile çalıştırdığı araba servisi iş yapamaz hale geldiği için işini kapatan Maramureşli Alex Pop, müşterinin kapısına teslim sebze meyve teslimatına başlamış. Hem de 3300 Euro gibi mütevazi bir sermaye ile. Detayını haber sayfalarımızda okumanız mümkün.

Aslında Alex’in yaptığı işi 2009’da Frankfurt’ta yapan bir Türk genci ile konuşmuştum.

Gazetemizin Almanya’da da satıldığı yıldı (Anayurt adı ile). Orada da baskıya başlamış, hatta kısa bir süre Romanya’ya Frankfurt baskısını getirmiştik. Bu da bir ilkti.

O tarihlerde Bükreş’te Su market sebze meyve halinde 25-30 arasında abonemiz vardı. Frankfurt’ta kaldığım 15 günlük süre içerisinde de üç- beş defa yeni yapılmış sebze meyve haline gitmiştim. Sanırım kentin dışındaydı, taksi ile gitmiştim. Kente dönüşümde ise bir Türk genci beni minibüsü ile bırakmıştı.

Anne babası vefat etmiş, Alman vatandaşı olmasına rağmen Türkiye ile bağının kopmaması için gidip askerlik bile yapmıştı. Askerlik dönüşü yaşlı anneannesini de ziyaret etmişti. Onun vefatı ile Türkiye ile başkaca hiçbir bağı kalmayacaktı. İçimin cız ettiği bir sohbet gerçekleştirmişti.

7 veya 8 restorandan oluşan bir müşteri portföyü vardı. Bir gün önceden restoranlar ihtiyaç duydukları sebze meyve miktarını faks veya internet ile buna bildiriyorlar, bizimki de sabah erkenden hale giderek onları alıp teslim ediyordu.

Müşterileri ile aralarında bir güven bağı oluşmuş, kaç paraya alıyorsa kendi kârını üzerine koyarak müşteriye fatura ediyordu. Ayda 2500- 3000 Euro arası bir kazancı oluyordu. Ama müşterilerinin arasında bir tek bile Türk restoranı yoktu. Hepsi Japon veya Çin veya Alman restoranlarıydı.

***

Günümüze dönersek, Rumen Daniel Dogaru da bir Ukrayna televizyonunda gördüğü reklamdan ilham almış ve Salgının tam ortasında geçen yıl ‘Sokak çorbası’ adında hazır çorba üretim işine girmiş, Iaşi kentinde işe başlamış, daha sonra şehir sayısını çoğaltmıştı. Yatırım tutarı 35 bin Euro’ya ulaşmış, iş gittikçe büyüyor, hatta İngiltere’de birkaç firma ile sözleşme imzalama aşamasına gelmiş ama sermayesi yetersiz kalıyordu. Iaşi’de işletme tahsili yapan Daniel bu yüzden de projelerini ertelemek zorunda kalıyordu.

“Street Soup” müşterileri sporcular, noterler, avukatlar, IT çalışanları gibi işe gidip gelen insanlardı. Halen ürün sayısı da 23. Fiyatları da 5-17 ley (1,1 – 3,5 Euro) arasında.

Daniel, bir Rumen gazetesine konuşurken şunları söylüyor:

"Bunun bir salgın dönemi olduğunu ve bu ürünlerin böyle bir dönem için mükemmel olduğunu düşündüm, çünkü bunlar doğal, protein açısından zengin, vegan, glütensiz ve genetiği değiştirilmiş bileşenler içermiyor. Herkese uyar ve hazırlamaları kolaydır. "

Paylaş:
Hamdi YılmazSıkıntı insanı kâşif yaparmış

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz