Ana Sayfa / Gündem / HAMDİ YILMAZ & ROMANYA NEREYE GİDİYOR?

HAMDİ YILMAZ & ROMANYA NEREYE GİDİYOR?

15 Ağustos 2022 13:160 görüntülenme
HAMDİ YILMAZ & ROMANYA NEREYE GİDİYOR?

Romanya, 2010’dan 2020 yılına kadar giden süreci ABD ile Çin arasında bocalamakla geçirdi. Daha doğrusu ABD ile Çin mücadelesinin sürdüğü yıllar oldu.

2008 krizi Romanya’nın Batı’dan soğumasına başlamasına da neden oldu. Krizin başlangıcında dönemin Cumhurbaşkanı Traian Basescu, “Romanya’ya kriz öncesi yılda 7,5 – 8 milyar Euro yabancı sermaye giriyordu. Şimdi de Avrupa Birliği Fonlarından 33 milyar Euro’muz var. Bu bizi 4-5 yıl götürür. Sonrasına Allah kerim” minvalinde konuşmuştu.

Oysa, bu fonların son çekim yılı olan 2013’e gelindiğinde fonların ancak yüzde 16’sı kullanılabilmişti.

Böyle olunca, kamu çalışanlarının 200 bin küsuru işten atılmış, kalanın tamamının maaşından yüzde 15, emeklilerin maaşından yüzde 25 kesintiye gidilmenin karşılığı IMF ve AB’den 20 milyar kredi alınmıştı. Batı aynı dönemde Yunanistan’a ise silinen borçları dahil 450 milyar Euro vermişti.

Bu 2007 yılında girilen AB’ye olan güvenin ilk sarsılmasıydı. İkinci sarsılma ise Küresel salgının başlangıcında yaşananlar oldu.

2008 krizinde dersini alan Romanya, yönünü Doğu’ya yani Çin başta olmak üzere bazı Asya ülkelerine çevirtti. Başta hükümet yetkilileri ve iş dünyası ileri gelenleri akın akın Çine gidip gelmeye başladı. Hatta Çin’deki bir fuara gidecekler için THY’dan 10 bilet desteği için benden aracı olmamın istendiğini hatırlıyorum.

O günlerin konumunu hatırlamak için 14 temmuz 2013 tarihli gazetemizde “Hedef 10 milyar Euro!” başlıklı haberden bir bölümü aktarmak istiyorum.

“Başbakan Viktor Ponta hükümetinin bu yıl sonuna kadar 10 milyar euroluk yabancı yatırımı Romanya’ya çekmeyi ve 50 bin civarında yeni iş yeri açılmasını planladığı belirtiliyor.

Adevarul gazetesinde konu ile ilgili bir yorum yazısı yayımlayan ve ‚Birleşik Romanya’ adlı kitabı ile dikkatleri üzerine toplayan PSD Milletvekili Bogdan Diaconu, ‚Yuan’ veya ‚Ruble’ para birimlerini beğenmeyenleri anlamanın kolay olduğunu ancak, geri ödenmeyecek ve yatırım olarak gelecek olan bu paralar için, ‘Romanya’nın bugüne kadar böylesine cesaretli bir yatırım planının bulunmadığı’ yorumunu yaptı.

Gazete, Diaconu, ‘Ponta’nın Asya ülkelerine yaptığı ümit verici ziyaretlerin ve Rusya ile kapıların yeniden aralanmasının ardından Fransa Başbakanı’nın birkaç bakanı ile birlikte Romanya ziyaretinin iyi değerlendirilmesi gerektiği, Çin ve Rusya parasının Romanya’ya taşınmasından korkanların aksine, Avrupa’nın dikkatinin Romanya’ya yöneleceğini bilmesi gerekir. Fransa Başbakanının ziyaretini bu açıdan değerlendirmelidirler’ diye konuştuğunu yazdı.

Gazetemizin aynı günkü nüshasında yer alan Hamdi Yılmaz yazısında şu bilgi de yer alıyordu:

***

Bugünkü Romanya baskımızda yer alan haberlere dikkat edilirse, Romanya ekonomisinin şafağa en yakın zamanı geçirdiği görülür. Yani karanlığın en koyu anındayız, karamsar ve umutsuzuz ama, şafağa en yakın noktada olduğumuzun farkında değiliz.

Bir dönemin meşhur Dışişleri bakanlarından İhsan Sabri Çağlayangil anılarında bakanlık görevine başladıktan altı ay sonra gerçek bakan olduğunu yazar. Bence Romanya başbakanı Viktor Ponta da bir yılı aşkın bir süreden sonra Başbakan oldu. Başbakanın partisinden bir milletvekili, “Hükümet bu yılın sonuna kadar 10 milyar Euro yabancı sermaye çekecek. Yıl sonuna kadar 50 bin işyeri açılacak” diyor.

Bu mümkün mü?

Başbakan Ponta’nın son üç haftaki Azerbaycan, Kazakistan ve Çin gezileri ile Dışişleri Bakanının Rusya ziyaretine bakarsanız, mümkün olabilirliğin işaretlerini görürsünüz. İşte Romanya’da daha Çin ziyaretinin tartışmaları sürerken, bu hafta Çinli Nükleer santral uzmanları Romanya’ya geliyor. Hükümet, Çernavoda Nükleer Santralı 3. ve 4. kısım yatırımlarının gerçekleştirilmesi için elindeki kamu hisselerini devredecek.”

2022’ye gelirsek, nükleer santralin yukarıda belirtilen kısımlarını ABD’nin yapacağını belirtmeliyim. Ponta’nın başına gelenler ise malum.

Rus korkusu ile Romanya’nın tamamen ABD ile iş tuttuğunu, alınacak fonların hatırına AB ile de dikkatli bir ilişkinin sürdürüldüğünü görüyoruz.

Biz Türklere gelince, Başbakan Nicolae Ciucă Ford Craiova fabrikasının Ford Otosan’a devir töreninde Türkiye- ABD işbirliğinden duyduğu memnuniyeti ifade ederken, “ABD-Türkiye- Romanya üçlü bir sütundur!” ifadesini kullandı.

Estonya ve Letonya, geçen hafta içinde Çin-Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri İş Birliği’nden (Çin-CEEC İş Birliği) ayrıldıklarını bildirişlerini de bu çerçevede düşünmek lâzım.

Paylaş:
Hamdi YılmazRomanya Nereye Gidiyor

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz