HAMDİ YILMAZ & MÜSİAD, GENÇ MUSİAD, UID

Ekim ayının son haftasında Alanya’da, Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) tarafından Küresel Medya Buluşması toplantıları yapılmıştı.
KGK Romanya temsilcisi olarak katıldığım Alanya buluşmasında dünyanın pek çok ülkesinden gelen gazeteci arkadaşlarla konuştuk.
Hollanda’dan gelen gazeteci arkadaşım, MUSİAD Hollanda’dan övgü ile söz etti. Azerbaycan’dan gelen gazeteci arkadaşlar da öyle, Azerbaycan MÜSİAD’ı övdüler.
Ne var ki, bizim Romanya’da MÜSİAD varlığı hakkında herhangi bir sözümüz olamadı.
Alanya dönüşü yine Azerbaycan’dan bir gazeteci aradı beni, “Romanya’da Genç MÜSİAD var mı?” diye sordu ve varsa başkanının telefonunu istedi.
Ne diyeyim, gayri ihtiyari “Romanya’da MÜSİAD var mı ki, Genç MÜSİAD olsun!” dedim.
***
Son bir küsür yıllık gözlemimi söylemem gerekirse, MÜSİAD Genel Merkezi Romanya’da birden fazla kişi veya gruba mavi boncuk dağıttı.
Ama kimseye MÜSİAD Romanya’yı yeniden kurma görevi vermedi.
Niçin?
Ben bilemem, bilen varsa beri gelsin.
MÜSAD ile benim herhangi bir gönül ve fiili bağım 30 yıldır hiç olmadı. Ancak, Romanya’da MÜSİAD’ın her aşamasında görev almış, başkanı veya temsilcisi olmuş her arkadaşla fert fert ayrı ayrı gönül bağım var, hepsini insan olarak sevdim ve seviyorum. Onlardan bazıları kendisinin sevmediği birini ben sevdiğim için benden uzak dursa da ben onların hepsini seviyorum.
Onların kendi aralarında gönül telleri kopuk olsa da benim hepsi ile ilgili ayrı ayrı muhabbetim ve samimi duygularım var.
“Bu kadar iyi insanın kurdukları oluşum niye başarılı olamadı?” sorusunu bile sormayı gereksiz buluyorum.
Ötesi bizi ilgilendirmiyor.
***
Geçen hafta Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) Romanya Temsilciliği, Bükreş’te Dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun katılımı ile açıldı.
TİAD Başkan yardımcısı olan başkanları Naci Kanbay hariç sima olarak tanıdığım UID mensupları ve gönüllülerine baktım; teşbihte hata olmaz derler, o hesap geçmişte MÜSİAD Romanya mensubu olarak tanıdığımız simalar ete kemiğe bürünmüşler ve karşımıza UID Romanya mensubu olarak çıkmışlardı. Dileriz ülkemiz ve milletimiz için faydalı işlere vesile olurlar.
***
Avrupa’daki 31 yıllık gazetecilik hayatım süresince, terör örgütlerine bulaşmamış her türdeki mezhep, meşrep ve siyasi düşünceye sahip vatandaşlarımızın kurduğu her sivil toplum örgütüne sevgiyle baktım, saygı duydum ve faaliyetlerini haber yapmaktan da mutlu oldum. Bu STK’larda başkanlık yapmış her insana kendileri başkan oldukları günleri unutsalar bile ben onlara “Başkanım” diye hitap ettim. Toplum adına verdikleri veya vermeye çalıştıkları çabaya saygı duyduğum için böyle hitap ediyorum.
STK’lar bünyelerindeki hizmetleri yabana atılacak bir iş değildir.
Bu yazdıklarım STK’ların eleştiriden muaf oldukları anlamına gelmiyor.


