Hamdi YILMAZ & Muktedir olmak!

Demokrasiler biraz da iktidarların “muktedir olma” arzularını frenleyen sistemin adıdır.
27 Mayıs 1960 Darbesi’nden birkaç gün önce dönemin ünlü “Kalemşörü” Necip Fazıl Kısakürek, Başbakan Adnan Menderes ile kahvaltı masasındadır.
Necip Fazıl’ın, Menderes’e, “İktidarsın ama muktedir değilsin! Ya muktedir ol yada hükümet üyelerini bir uçağa doldurup yanına alarak bu ülkeyi terk et!” dediği çok yazılıp çizilmiştir.
***
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın feyz aldığı insanlar arasında Necip Fazıl Kısakürek de bulunur.
Erdoğan liderliğindeki AK Parti, iktidarının ikinci döneminde “Muktedir” de olmak istiyor. Bütün mesele bu.
***
Söz döneminin ünlü kalemşörü Necip Fazıl’ın Başbakan Menderes ile görüşmesinden açılmışken bu görüşmeye endeksli ilginç bir hikâyeyi de anlatmadan geçmek olmaz.
Günahını almayalım ama Üstad, Menderesin ‘muktedir’ olmasından kendisine pay çıkacağını da bilmektedir.
Necip Fazıl’ın “Gaz”ı ile hızlanan Başbakan Menderes kesenin ağzını açar, diğer bir ifade ile örtülü ödeneğin örtüsünü aralar. Görüşmeden birkaç gün sonrası için Necip Fazıl’a para vaadinde bulunur, kendisinin aranacağını ve Ankara’dan ayrılmamasını ister.
Rivayete göre, Necip Fazıl o para ile gazete çıkartacak ve İnönü’nün hışmından Menderes’i koruyacaktır.
Bir iki gün sonra alacağı paranın hayali ile coşar Üstad. Ahmet Emin Yalman’ın vurulması nedeni ile hapishanesi ile kendisinde acı hatıralar bırakan Ankara’nın tadını çıkartmaya çalışır.
Ulus’ta yerleştiği otele iyice kurulur.
İstanbul’daki karısını arar ve Ankara’dan ne istiyorsa, çekinmeden söylemesini ister. Nasıl olsa Başbakan’dan para sözü almıştır.
Dönemin şartları gereği otele Başbakanlık’tan telefon her an gelebilir.
Necip Fazıl böyle umutla beklediği otelde 27 Mayıs sabahı tank sesleri ile uyanır. Bütün umutları gitmiştir. Kendisine söz veren Başbakan Menderes Eskişehir’de yaka paça göz altına alınmıştır.
Bırakın karısına verdiği sözü. Otelci hesabın kapatılmasını istemektedir.
Üstadın cebinde ise kuruş yoktur. Politika bir yana ama hayatın kendisi bizzatihi sürprizlerle doludur.
(Bu yazı 22 Mayıs 2011 tarihinde yayımlanmıştır)


