Hamdi YILMAZ & Muhsin Yazıcıoğlu’nu dinleyin!

Bugün size 6 Nisan 2007 tarihinde Anayurt Gazetesinde yayımlanmış röportajdan bir bölüm aktaracağım. Sorular benim tarafımdan sorulmuş, Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu da cevaplamış. Sonra da sözü Türkiye’nin yeni yıldızına getireceğim. İşte o röportajdan bir bölüm:
-Kamuoyunda Amerika’nın istemediği hiçbir parti iktidara gelemez şeklinde yaygın bir kanaat var, bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
-Üzülerek söylüyorum ki, önce komplo teorileri gibi söylenen bu tür iddialar şimdi inandırıcı olmaya başladı. Türkiye’de siyasilerle konuşurken onların gözlerinden de bunu okuyoruz. Davranışlarından da bunu anlıyoruz. “ABD’nin istemediği bir şey olmaz” diye kanaat oluşmuş durumda.
Bu son derece tehlikeli kanaat oluşumudur. Ama maalesef şu ana kadar siyaset arenasına baktığımızda bu iş hep böyle olmuş, konjüktöre göre iktidar çıkartmayı başarmışlar. Küresel sermayenin içerdeki iz düşümü olan holdingler, onlara bağlı medya grupları, gençliğimizin, insanımızın yönlendirilmesini yaptı, ihtiyacı olan dalgayı oluşturdular. Ondan sonra o dalganın üzerinde sörf yapıyorlar.
1999’daki seçimin karakterine bakın öyledir. 28 şubat sonrası PKK’nın siyasallaştırma sürecini kucaklayacak, absorve edecek, sindirecek ve toplumda tepki oluşturmadan o dönemi atlatacak bir iktidar gerekiyordu. Bunu yaptılar.
Şimdi bunlar bir tarafta AB’nin eksik yasalarını tamamlayacaklardı. Diğer taraftan Büyük Ortadoğu Projesi’nin as başkanlığını yapacaklardı. Felluce’de camiler ‘Coni Kışlası’ olurken, müminlerin kafasına silah sıkılırken, onlar Türkiye’de müminlerin reflekslerini söndürmeye çalışacaklardı. Bunda da başarılı olduklarına inanıyorum.
***
Rahmetli Yazıcıoğlu’nun mantık silsilesini devam ettirirsek şimdi sıra neye geldi? “Bölünmeyi Türk halkına normal gösterecek, yutturacak ve bu süreci başkaları açısından kazasız belasız atlattıracak bir iktidara” diyenler işi fazla mı abartıyorlar? Bana göre abartmıyorlar. Öyleyse bu iktidar kimin, kimlerin iktidarı olabilir?
“Müminlerin refleksini söndürmeyi” başarmış olanların telaşı, çar naçar sağa sola saldırışı işlerinin bittiğini anladıklarını gösteriyor. Olup bitenler Yazıcıoğlu’nun tesbitinin devamının geleceğini nasıl da doğruluyor. Uyanmayacaklarını bile bile gaflettekilere uyanın demeyi bile gereksiz görüyorum.
***
25 Mart 2009 tarihinde bir helikopter kazasında yitirdiğimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nu rahmetle anarken, bu olayı soruşturan savcılarımızın Amerikalı yazar John Perkins’in “Bir Ekonomik Tetikçi’nin İtirafları” adlı kitabını okumuş olmalarını ne kadar isterdim..


