HAMDİ YILMAZ & Küreselleşmeyi kontrol etme kavgası

Otokratlar mı, Demokratlar mı? Küreselleşmeyi kim kontrol edecek? Asıl soru bu.
Son dönemlerin kibirli Fransız liderlerin tipik göstergesi olan Macron, Batılı gazetecilere göre Vladimir Putin ile bir ‘Rus Chardonnay’ serpilmiş yemeği yedikten sonra avuçlarını yalamanın hazzı (!) ile "Güçlü bir vizyonunuz var, Bay Putin" dedi.
Amerikan basınında yayınlanan ve Rumen basınına da yansıyan simültane çevirilere göre, Rus tarihi ve edebiyatını iyi bilen Putin, Puşkin'in “Uyuyan Kadın ve Yedi Savaşçı” adlı kitabındaki şu sözler ile cevap vererek "Beğenseniz de beğenmeseniz de buna katlanmak zorundasınız" diyerek müstehcenlik içeren bu sözlerle Ukrayna lideri ile dalga geçti.
Dün Gazete Balkan’da manşetten verdiğimiz soydaş tarihçi Tahsin Cemil’in görüşlerinin aksine, Çin lideri Xi Jinping ve Vladimir Putin bir güvenlik ittifakı ve "sınırsız" bir ortak ekonomik program oluşturdu. Rumen basınında yer alan ifadelere göre NATO liderleri düşmüş çocuklar gibi görünüyor.
CNBC kanalına göre, Dünyanın iki otoriter lideri ortak bir dava başlattı. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Amerika Birleşik Devletleri ve ortakları tarafından yaratılanın liderliğin yerini alması amaçlanan yeni bir dünya düzenini şekillendirmek.
Romania Libera gazetesi yazarlarından Marius Ghilezan’ın asktsrımlsrı iler son durum şöyle:
“NATO'ın en öndeki temsilcisi olan devlet başkanlarının bazen Moskova'da, bazen Kiev'de veya Washington'da yaptıkları primadone yolculukları pusulalarını kaybetmiş izlenimi veriyor.”
“Fransız lider bir ‘barış düzenleyicisi’ olmak istiyor. İkili arasındaki diyaloğun ardından Ukrayna Devlet Başkanı, Normandiya Formatında müzakere etmeye hazır olduğunu açıkladı. Bu nedir? Rusya Devlet Başkanı, Fransa, Ukrayna ve Almanya Şansölyesi arasında gayri resmi bir toplantı. Washington Post kaynaklarına göre, Fransız-Ukrayna savaşı sırasında Rus filosuna ait altı savaş gemisi Karadeniz'de askeri tatbikatlara başladı.”
Alman Şansölyesi Olaf Scholz ise, ülkesinin ABD'nin Rusya'ya karşı sert politikasını benimsemesi gerektiğini söylemek için Washington'da bulunuyordu.
“İkili arasındaki diyalog sırasında Pentagon sözcüsü, ateşe gaz dökmek için basının önüne çıktı. Rusya'nın Ukrayna sınırlarındaki askeri varlığı 130 bine yükseldiğini söyledi.
Şansölye'nin belirsiz pozisyonu Washington'daki hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler tarafından eleştiri aldı.”
Postacı Macron ve zarflarının harika hikayesi:
“Macron, Putin'in Avrupa'da gezici komiserliğini yaparken, Birleşik Devletler savaşçı söylemini sürdürüyor. Aslında, Elysée lideri geçen ay Kremlin otokratıyla beş kez görüştü ve Zelinski ile görüşmesinden sonra onu arayacağına söz verdi. Macron, Rusya'nın başkentini ziyareti sırasında Ukrayna'nın olası Finleştirilmesine atıfta bulundu.
Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği ile karşı karşıya kalan Finlandiya, güçlü komşusundan bağımsızlığını korumayı başarmış ve katı bir tarafsızlık sağlayarak Batılı bir demokrasi olarak varlığını sürdürmüştür. Ukrayna'nın ‘Finleşmesi’, onun asla NATO'ya katılmayacağı ve Rusya'nın siyasi tercihleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olacağı anlamına gelir.”


