Hamdi YILMAZ - KIBRIS’TA 40 YIL
14 Kasım 2018 20:380 görüntülenme

Yıl 1996. Aylardan Ekim..
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Almanya’nın o zamanki Başkenti Bonn’a gelmişti. Görünüşte kendisini bir Alman Vakfı konuk ediyordu. Ama herkes biliyordu ki, O Alman Dışişleri Bakanlığı’nın konuğu idi.
Bir akşam onuruna yemek verildi. Yemek oldukça uzun sürmüştü. Akşamın ilerleyen saatlerinde, davetlilerin kafaları da biraz çakırkeyf olunca, kendisi ile bir köşede yalnız kalarak konuşma fırsatı bulmuştum.
“Ne olacak bu Kıbrıs’ın hali?” minvalinde bir soru sordum.
“Olacak birşey yok. Olan olmuş zaten..” dedi.
“Biz konuşacağız, onlar konuşacak, bu iş böyle gidecek.”
Bir daha da Kıbrıs meselesinde yazı yazmaya fazla heveskâr olmadım. Kimsenin görmek istemediği gerçek kabak gibi ortadaydı. Olan olmuştu zaten. Ortada bir Türk Devleti vardı ve bu böyle gidecekti. Bunun değiştirilemez milli bir politika haline getirildiği ortadaydı.
Aradan yıllar geçti.
Kıbrıs için “Bu iş böyle gitmiyor” çığlıklarının ve AB baskısının gürültüsü ile Türkiye’nin ciddi bir yanılgı içine girdiğini düşünmeye başlamıştım.
Böyle düşünmemde Türkiye ve Kıbrıs’taki siyasi iktidar değişikliklerinin rolü vardı.
- Ali Talat’ın cumhurbaşkanı seçildiği gün KKTC’ne sokulmayan gazeteler arasında Benim yönetim kurulu başkanı olduğum Anayurt gazetesi de vardı. AB de baskısını olabildiğince yoğunlaştırmıştı.
Hamdi YılmazKKTC


