Hamdi YILMAZ & İş konseyleri ne işe yarar?

Okuyacağınız bu yazı 14 Temmuz 2011 tarihinde yayınlamışım. Üstelik yazının altında da “Bu yazı daha önce yayınlanmıştır” yazıyor. Aynı yazıyı 2012 ve 2013 yıllarında da ikişer defa yayınlamışım.
Arasam ilk yayın tarihini bulabilirim ama zamanım yok. Belli ki Bükreş’e yeni geldiğim günlerde yazmışım. 2018 yılında Ömer Süsli Başkan olunca bu yazıya atıfta bulunmuşum, sonrasında da bu yazıyı unutmuşum.
Son iki yılı görünce hatırladığım için arşivde aradım, bu yazımı buldum
Geçmiş zaman bir iş konseyleri anısı niyetinize okumanızı rica ederim.
***
Yazının başlığı bile cehaletimizi ortaya koyuyor olabilir. Bu konuda cahil olduğumuzu düşünenlere peşinen “Eyvallah üstat, haklısınız!” demekten gocunmayız. Doksanlı yılların ilk yarısında daha da cahildik. Üstelik de ukala!
O yıllarda sattığı karpuzun Yunan ürünü olduğunu söyleyen Remscheid’daki Türk marketçiye, “Kardeşim, madem oraya kadar gitmişsin, ne diye Edirne’den Tekirdağ’dan kamyonunu doldurup getirmezsin de Yunan karpuzu satarsın?” diye hesap bile sorardık! Karpuzcu bile cehaletimize bakar, söyleyecek söz bulamaz yaka silkerken, “Türkiye’den mal almak mı? Amaan Hamdi Bey..” derken, aklım almaz bön bön adamın suratına bakardım. Bu tür ukalalıkları çok yapardık.
Sonra sonra anladık, Başkent havaalanındaki gümrüğün saat 17.00’de tavuk kümesi gibi kapandığını, Türkiye’nin malını satmaya yeltenen herkese hırsız gibi bakan gümrükçülerin varlığını gördük vs. vs. Şimdilerde yaban malı satan Türk görünce, sadece içimiz sızlıyor, o kadar. Hesap sorma küstahlığını terk edeli çok oldu. Beş yıl Ankara’dan Hollanda’ya senede 100 ton civarında kağıt taşıdım. Neler yaşadım neler.. Oralara tekrar dönmeyelim daha iyi..
Derken İş konseyleri çıktı karşımıza.. Vahap Mungar’ın yazdığına göre, “84 artı 1 “İş Konseyi”miz varmış! Diyelim Cumhurbaşkanı Romanya’ya geliyor.. Bir uçak dolusu insan da beraberinde. Otel lobilerinde çok rastladım Cumhurbaşkanı veya Başbakan’ın “İş Konseyi” yoldaşlarına.
Adamın telefonu çalıyor, “Aamedciim, Bükreş’teyim, Cumhurbaşkanı ile İş Konseyi’ne geldim de, dönüşte görüşsek!” Daha adam dönmeden, dönüşte bir sıfır öne geçiyor.
Türkiye’den kalma dudak okunmasını engelleme alışkanlığı ile bir eli telefonu tutarken diğer eli ile dudağını kapatarak, “Abiciim, biraz önce görüştüm. Sayın … ‘akşam otelde konuşalım’ dedi” diyenleri de gördük.. isim vermemize gerek yok.
Cumhurbaşkanı yada Başbakan nutuk sıkacağı 100 civarındaki iş adamını gideceği ülkede bir salon da karşısına toplattırıyor. Yanında da ev sahibi ülkeden muadili, karşısında Türkiye’den gelenlerin karşılığı Muadili ile işi olan ev sahibi ülke işadamları..
Muadiller salondan ayrılınca ortalıkta kimse kalmıyor. İş Konseyi toplantılarının süresi Muadilleri bekleme artı onların nutkunu dinleme süresi kadar. Sonra sen sağ ben selamet.. Hacı- Hoca takımındansan doğru otele, uçkuru düşüklerdensen akşama hovardalık yapacak yer arama derdindesin.
Mesela Türk- Romen İş Konseyi var. Kaç kuruşluk artı ihracat yapmamıza vesile olmuş? Biri somut örneği ile bize göstersin, dişimi kırayım. Yukarıda nasıl yapıldığını anlattığım toplantıları “Etkinlik” diye birileri bize yutturmaya kalkmasın.
(Bu yazı daha önce yayımlanmıştır)


