Ana Sayfa / Gündem / HAMDİ YILMAZ & GEÇEN YÜZYILIN SONUNDAKİ BORÇ DURUMUMUZ

HAMDİ YILMAZ & GEÇEN YÜZYILIN SONUNDAKİ BORÇ DURUMUMUZ

17 Kasım 2021 15:230 görüntülenme
HAMDİ YILMAZ & GEÇEN YÜZYILIN SONUNDAKİ BORÇ DURUMUMUZ

1998 yılında işi gücü bırakıp, Türkiye’nin borç durumuna bir hafta kadar kafa yormuştum. Özet olarak, Osmanlı batarken İngiliz altını cinsinde borcu neyse, Türkiye’nin de 1998 yılındaki hali oydu.

Türkiye, 1950 yılına kadar borçlanmaktan korkmuş, Osmanlının başına gelenleri unutmamış ve borç almaktan uzak durmuştu. Hatta İsmet İnönü bir keresinde 5 milyon lira borç almaya niyetlendiklerini ama, istenen şartları görünce “ihtiyacımız yok” diye hemen vazgeçtiklerini anlatıyor.

Adnan Menderes ile borçlanma çığırı yeniden açılmış, 27 Mayıs İhtilali olduğunda Türkiye’nin dış borcu 10 milyar dolara ulaşmıştı. Kamuoyunda zannedilenin aksine Demirel’in Türkiye’ye damgasını vurduğu, ara rejimli ve Ecevit’in kısa ömürlü iktidar olduğu yıllarda Türkiye yeni borçlanmaya gitmemiş ancak, faiz hareketlerinden dolayı Menderes’in mirası olan 10 milyar dolar 15 milyar dolar seviyesine çıkmıştı.

Turgut Özal, devraldığı bu borç stokunu 65 milyar dolara yükselterek terk-i mekân eylemişti. Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Necmettin Erbakan’ın başbakanlıkları sonucunda, yani 1998 yılına gelindiğinde dış borç toplamımız 95 milyar dolar civarında idi. Bu da Osmanlı batarkenki borca eşit bir miktardı.

“İç borç bir vesile ile hallolur, kol kırılır yen içinde kalır” şeklinde düşünerek, iç borca dair bir araştırmamız olmamıştı. O günden sonra gördüklerimiz şartların ağırlaştırdığını zaten gösterdiğinden rakamsal bir araştırma ihtiyacı da duymadım.

(Bu yazı 5 Ağustos 2008 tarihinde yayınlandı)

Paylaş:
Geçen YüzyılHamdi Yılmaz

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz