Ana Sayfa / Gündem / HAMDİ YILMAZ & FETÖ’nün eski iaşe müdürü yeniden çakma yazarlığa başlamış

HAMDİ YILMAZ & FETÖ’nün eski iaşe müdürü yeniden çakma yazarlığa başlamış

8 Ağustos 2022 14:550 görüntülenme
HAMDİ YILMAZ & FETÖ’nün eski iaşe müdürü yeniden çakma yazarlığa başlamış

2017 yılında Gazete Balkan’ın gerçekleştirdiği festivali FETÖ festivalleri ile kıyaslayan “Festival Var, Fısstival Var…” başlıklı bir yazı melanet sitesinde yayınlandı.

Yazıyı Arif Eroğlu adlı o güne kadar hiç duyulmamış bir isim kaleme almış, Gazete Balkan ve Hamdi Yılmaz ile aklınca dalga geçiyordu. Yazıda dönemimin Türk kamu görevlilerine de aba altında sopa gösteriliyordu.

***

Köstence temsilcisi olduğu kendi gazetesinde bile hiçbir yazısı yayınlanmıyordu, egosunu tatmin için ara sıra başka bir gazetede kendi gerçek adı ile yazıyordu. 15 Temmuz kanlı ve başarısız FETÖ eblehler ordusu darbe girişiminin ardından birinci sınıf FETÖ gazetecileri inlerinde burunlarını bile gösteremez hale geldikleri günlerdi, kellesine 300 bin TL ödül konmuş besleyicileri “Bizi kimse inimizden çıkartamaz’ diyordu.

İşte takma veya çakma adlı Arif Eroğlu o günlerde yırtık dondan çıkar gibi fırlamış ve bize saldırıyordu.

Bu yazılar sonucu olmalı örgüt elebaşlarının gözüne girmiş ve FETÖ’nün Romanya’daki İaşe Kurumu’na baş yapılmıştı. İaşe kurumuna baş olunca sadece bize saldırmaktan ibaret olan yazılarını yazmayı kesmişti.

Bu çakma yazar Arif Eroğlu bugünlerde melanet sitesinde yeniden görüldü. Başarısız bulunarak FETÖ İaşe Kurumunun başından fırlatılıp atılışının hıncıyla yel değirmenlerine saldırıyor ve yel değirmenlerinin bolca bulunduğu Lahey’de mahkeme kurarak yargıçlık yapıyordu.

Çakma yazar Arif Eroğlu’na yazın dünyasına yeniden hoş geldin diyerek onuruna, o günlerde yayınladığım “Eroğlu Necdet zırvaladı” başlıklı yazının yer darlığından bazı bölümlerini yeniden yayınlıyorum:

***

Tivitırda kendisine “Roman” adını taktığını görünce “aferin” dedim..

“Arif Eroğlu” adı ile yazıyor birkaç defadır.

Cumartesi bu adla yazdığı yazının başlığı “Festival var, fısstival var”.

Aklı sıra bizimle dalga geçiyor. Sen önce sadece kendi adınla yaz. Takma adların gölgesine sığınma. Bu bir..

İkincisi, ben Küresel çete emrindeki FETO örgütü ile parasal işlerde aşık atacak biri değilim. Bunu bilirim. FETÖ maşalarının emrinde kul hakkı var, yetim hakkı var. Zamanın iktidar partisi ile kol kola girdiği dönemlerde vurduğu vurgunlar var. Romanya’da üzerine çöreklendiği kamu malları var. Var oğlu var..

Benim arkamda Allah’tan ve gazeteme abone olan, düzenlediğimiz mütevazi etkinliklerde birkaç davetiye alan, etkinliklerimize küçük sponsorluk katkıları bulunan bir avuç Türk’ten başka kim var?

Da, FETÖ çetesi ile aşık atmaya kalkacağım?

Onlar AK Parti’nin yatağında “Cilveli mahmur yatarken”, biz “Fırtına kar ve çamur” dolu cephede düşkünlerin kaldığı yerlerde yatıp kalktık. FETÖ itleri bile güldü kimsesizliğimize.

Onu bile çok gördüler. ‘Ankara’dan ince ayar yaptırdıkları’ ile dikildiler karşıma. Abone olanı vazgeçirmeye zorladınız. Reklamı zaten kimseye verdirtmediniz. Bunun için dikilmedim mi Şahin ağabeyinizin karşısına?

Bu gazeteyi iki yılı aşkın bir süre internet kafede hazırladım.

O çilelerden dolayı başım dik, alnım açık. İftiralarınız vız gelir tırıs gider..

Bana bak Eroğlu Necdet, benim için endişelenme! Ben memlekette düzenin nasıl devam edeceğine bakarak gazetecilik yapmadım.

Sizin gibi küresel çete maşalarına, CIA uşaklarına, Papa’nın ayak öpücülerine rağmen, sonsuza kadar ilelebet yaşayacağına inandığım Türk Devleti ve Türk Milleti’nin çıkarı neyi gerektiriyorsa öyle davrandım. Bu anlayışla gazetecilik yaptım.

Telaşa kapılacağım bir durum yok. Asıl telaşa kapılan sizsiniz, “Fısstıval” e dönüştüğü iddiasında bulunduğunuz Festivalimizden neden korkuyorsunuz, korktunuz? Madem ki ‘fısstıval’ nedir bu paniğinizin sebebi?

Bu nedeni ben de sende çok iyi biliyoruz! Korkunun ecele faydası yok. Romanya’da FETÖ çetesinin suç işlediğini herkes görecek.

Benim elimde makinamla dolaştığım doğrudur.. Arşiv yapmak için ilgili ilgisiz resim çektiğimi nerden biliyorsun? Yedi – yirmi dört beni mi takip ettiniz? Arşiv yapıyormuşum! Oysa ben arşivde ölen birinin resminden başka bir şey arama gereği duymadım. Ama, bakıyorum sen burnunu pisli geçmişinize sokup b.k böceği gibi aranıyorsun..

Sonra da kendini hamamdaki Arşimet sanarak, kıçındaki peştemalin kaçtığını unutup ‘buldum’ diye bağırıyorsun. Hem benim arşivimden bu kadar niye korkuyorsunuz? İkidir bunu yazıyorsun.

Ben gazeteci değil gazete okuyucusu bile olamazmışım! Böyle buyuruyor minik Yusuf ya da Eroğlu Necdet! Olmuşum len, gazeteci olmuşum ki, Çete parası yiyerek bir Büyükelçi bir de benimle uğraşıyorsunuz nicedir..

Siz 15 civarındaki FETÖ elemanı ile haftalık bir gazeteyi zor çıkartırken, ben yalnız başıma günlük gazete yapıyordum yıllardır. Sen vurgun, talan, soygun parası yerken ben haber satarak rızkımı kazanmaya, yaşamaya çalıştım. Hem de size rağmen.

FETÖ elebaşı CIA korumasında vermiş gazı size, kiminiz tütsülenmiş, kiminiz afyonlanmış halinizle “Memleketteki düzenin böyle devam edeceğini zannetme, aklında olsun diye yazıyorum. Beyefendiye söylemene gerek yok; o senden iyi biliyor durumu..” diyorsun.

Ben siz güçlüyken de karşınızdaydım. Gördüğüm her yanlışınızı 26 yıldır yazdım. Ama sizin gibi iftira yalan yazmadım. Bunu siz de bende iyi biliyoruz. Şimdi niye korkayım sizden? Beni iki saniyelik dandirik görüntü yayınlayarak susturduklarınızla karıştırmayın.

Kaldı ki, FETÖ’nün yeni verdiği ‘depar’ talimatı çatlatır sizi. Deşifre olmuş bir terör örgütünün başarılı olduğu görülmemiştir. Başınızı kaldırın da azıcık tarih okuyun. Türkler büyük oluşunun doğal bir sonucu haini bol bir millettir, ama haine teslim olduğu tarih boyunca görülmemiştir.

Nerde hani o Zekeriya Öz’leriniz, Ekremleriniz, Türkiye’nin düşmanlarına teslim olmuş birinci sınıf FETÖ kadrosundan arta kalan 99’uncu sınıf yüreksiz sürtüklerle mi “Memleketteki düzeni” değiştireceksiniz?

Güldürmeyin, adamı.. Maklube ve Makbule’den, Saf Müslümana hayali cennet vaadinden başka metot olarak hangi fikriniz, zikriniz var da düzen değiştireceksiniz?

Öyle…. adice iftiraları filan bir tarafa bırakın. Mert olmayı deneyin. Kadın gölgesinden, iftiradan medet ummayın. Bari önce beyninizi esaretten kurtarın. Kurtarın da FETO’ya bir ideoloji armağan edin.

Eğer üç ay abone ve reklam peşinden koşmadan bu gazetenin ihtiyaçlarını karşılayacak gücüm olsaydı, şimdi siz hakikaten kaçacak delik arardınız!

Anlıyor musun Minik Yusufoğlu Eroğlu Necdet?

NOT: Nefsim ön plana çıksın istemedim. Ama, kaçınılmazdı. Okuyucularımdan özür dilerim.

(Bu yazı 27 Mayıs 2017 tarihinde yayınlanmıştır)

Paylaş:
FETÖ'nün eski iaşe müdürüHamdi Yılmaz

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz