Ana Sayfa / Gündem / HAMDİ YILMAZ & FETÖ elebaşı hakkında ABD’li yazarın yazdığı kitap Romence’ye çevrildi

HAMDİ YILMAZ & FETÖ elebaşı hakkında ABD’li yazarın yazdığı kitap Romence’ye çevrildi

14 Temmuz 2021 13:510 görüntülenme
HAMDİ YILMAZ & FETÖ elebaşı hakkında ABD’li yazarın yazdığı kitap Romence’ye çevrildi

Bizimkiler, eski suç ortakları FETÖ’nün kendilerini deşifre etmemesi için dua ederek ve havanda su döverek sözde FETÖ mücadelesi yaptıkları günlerde FETÖ elebaşı Fetullah Gülen pastı parayı John Pahl’a kendisi ile ilgili kitap yazdırdı.

2019 yılında İngilizce olarak çıkarılan kitap, şimdi teker teker dünya dillerine çevriliyor. Kitabın Romence’ye çevirisi de yapıldı ve piyasaya sürüldü. Kitap Romanya’da iki koldan pazarlanıyor. Biri yayınevi diğeri FETÖ’nün paravan diyalog derneği tarafından.

FETÖ’nün sihirli dokunuşu ile hayatı değişen ABD’li yazar John Pahl, (Ki çok yakında şov için Romanya’ya gelmesi beklenen yazar) kitabının tanıtım toplantılarında diyor ki, “Fetullah Gülen bir akademisyen!”

Nah akademisyen! Ben demiyorum, akademisyen olmadığını ABD mahkemesi söylüyor. Hem de 2008 yılında. Biraz geriye gidelim ve bu konuda 26 Haziran 2008 tarihinde yayınladığımız yazıyı sunalım:

***

F. Gülen’in ‘yeşil kart’ mücadelesi’nin hikmeti!

Türkiye’de Ordu’ya yönelik operasyonların yeni başladığı, ancak birilerinin arzuladığı hızda gitmediği günlerdi. Bizim Hocaefendi de ABD’de yaşayabilmek için ‚Yeşil Kart’ derdindeydi. Ünlü Time Dergisi, “Dünyanın en entelektüel 100 aydını” anketi düzenlemiş, Hocaefendi de anketten çıkanlar arasındaydı.

O günlerde yaşananların, bugünü anlamamıza yardımcı olacağı inancı ile 26 Haziran 2008 tarihinde „Hocefendi, yol hazırlığına başlayabilir” başlığı ile yazdığım ayrıntıları dikkatinize sunuyorum:

Şimdi anladınız mı “Dünyanın en entelektüel 100 aydını” anketinin ardındaki numarayı? Meğer, her şey Fetullah Gülen Hocaefendi’nin Amerika’da Yeşil Kart alabilmek için açtığı davada mahkemeyi etkilemeye yönelikmiş.

Gördünüz, haberin özeti şu; “ABD’de Oturma, Seyahat Etme ve Çalışma İzni Sağlayan ‘Green Card’ (Yeşil Kart) İçin yaptığı başvuru ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Servisi (Uscıs) tarafından ret edilen Fethullah Gülen, Karar’ın düzeltilmesi için açtığı davayı kaybetti.”

Demek ki, Hocaefendi’nin ABD’deki işi bitti. Yol hazırlığına başlayabilir. Zamanlaması mükemmel bir başka mahkeme kararına da, “Yargıtay, beraat kararını onadı” diye seviniyorlar.

Sevinsinler, haklarıdır. Kazanan herkes sevinir. Amerika’da yeşil kart alamadı diye de üzülmesinler, “Bunda da vardır bir hayır” sözünü bizim hatırlatmamız yakışık almaz.

Bizi sürekli takip edenler bilir; birkaç kez Unesco Romanya Temsilciliği’nin Hocaefendi verdiği ödülden bahsetmiştik. O ödül bile Amerikan mahkemesine “Hocaefendinin önemli bir kişi” olduğuna kanıt diye sunulmuş. Mahkeme bu ödülü tanımadığını bildirmiş. Yeşil kart almak için gerekli 10 kriter arasında “Uluslararası arenada tanınan bir ödül almak” da varmış. Biz de saf saf soruyorduk; “ABD’de yaşayan Hocaefendi’ye ‘dıdının dıdısı’ Unesco Romanya Temsilciliği niye ödül verdi?”

Amerikan Mahkemesi, “Ulusal ve uluslararası arenada mesleğinde en üst seviyeye yükselmiş olmak” şartını da bulamamış Hocaefendi’den. “Ben eğitimciyim” diye oturum izni için başvuran Fetullah Gülen’e Mahkeme, “Hayır sen bir din adamısın” diyor. “Müvekkilimiz akademisyen” tezini ileri süren avukatlara da Mahkeme, “Gülen, akademisyenlikten çok uzak. Akademisyenlere para ödeyerek ve kendi sponsorluğunda konferanslar organize ederek hakkında yazılar yazdırmak, kendi çalışmalarını finanse etmek davacıyı akademisyen yapmaz” diyor.

Hocaefendi’nin savunması ileride başını çok ağrıtacağa benziyor. Savunmada Papa ile görüşmesi, medet umularak Mahkeme’nin takdirine sunulmuş. Amerikan savcı, “Gülen’in yazdığı kitapların hiçbiri eğitimle ya da eğitim modelleri ile ilgili değil, tamamı dini çalışmalar. Ayrıca geleneksel laik eğitim ile inançlara karşı hoşgörünün harmanlanmasıyla bir eğitim modeli yaratıldığı şeklindeki ifade de inandırıcı değil” diyerek, Gülen’in talebinin reddini istemiş..

İnsan sormadan edemiyor; Amerikan oturumunu bu kadar önemli kılan ne?

Gülen’in yaptığının ekmek parası nedeniyle Almanya oturumu için kırk takla atan düz işçinin yaptığından bir farkı var mı?

(Bu yazı 2.5.2015 tarihinde yayımlandı)

***

İKİNCİ YAZI

‘Parçala Behçet’ten almış ilhamı,

‘Yürüyen namı’ ile kurtaracak Papaz’ı

Bundan yarım yüzyıl evvel Türk erotik filmlerinin başrol oyuncusu vardı: Behçet Nacar.

‘Parçala Behçet’ gibi Behçet’li film serisinden birisinin adı da ‘Namın Yürüsün Behçet’ filmiydi..

Fetullah da, o günlerde herhalde gizli gizli seyretmiş olmalı ki, Behçet Nacar’dan etkilenerek, “Namın duyulsun” diye şiir yazmış..

FETÖ tosuncukları da elin alemin beleşe toplanmış çocuğuna şarkılaştırılmış bu sözleri ezberletmiş:

Namın duyulsun!

Duydu, hem de tüm dünya duydu!

Bu söz karşısında ne kadar Türk ve Türkiye düşmanı varsa alkış tuttu. Parçala Behçet’in dindar kılıklı versiyonu olan FETÖ elebaşı pek mutlu olmalı..

Ki, geçenlerde Afrika’nın hürriyet görmemiş ülkelerinden toplayıp getirdikleri seçme çocuklar Bükreş’te bir salonda havai fişekler eşliğinde sözleri Fetullah Gülen’e ait “Namın Yürüsün Behçet”, pardon “Namın duyulsun” şarkısını seslendirdiler.. Nijeryalı yavrular neye alet edildiklerinden habersiz Bükreş’te “Her yandan namın duyulsun” diye hançerelerini zorluyorlar. FETÖ elebaşının egosuna tavan yaptırdığını anlattığı şiiri ve kapı kulları tarafından hemen şarkı yapılışı.

***

Nijeryalı siyahi çocuğa da sahne arkasındaki ekrana koydukları sliüeti eşliğinde Türkiye'de tutuklu bulunan ABD’li papaz Andrew Craig Brunson'a özgürlük şarkısı söylettiler.

Sanki kendilerini kurtardılar da bir ABD’li papaz Brunson kaldı..

Ama taşeronluk zor zenaat!

Başka nasıl ‘Hizmet’ edecekler ABD’li efendilerine..

Almanya’nın sırt dönmeye başlayışı mazallah bir de ABD’ye sirayet ederse, ABD kolonilerinin tutumunu tahmine gerek var mı?

Köln’de tahta kılıçla hilafet devleti kurmaya kalkan Cemalettin Kaplan gibi Türklükten sıyrılarak “Anadoluculuk” oynuyorlar.

9 yaşındaki kız çocuğuna cinsel tacizde bulunmaktan tutuklanmış öğretmenlerini, Romen basınının karşısında “Örnek öğretmen” diye aslanlar gibi savundular.

Unutturmaya çalışıyorlar. Hani biz balık hafızalıyız ya!

Olsun varsın!

Yeter ki Parçala Behçet’in dindar kılıklı versiyonu olan Fetullah’ın ‘Namı yürüsün”

Irak ordusunu kıpırdamadan ABD’ye teslim ettiren Şeyh Abdülkerim Kesnizani ve Pakistanlı Tahir-ül Kadri gibi taşeronlara göre fetullah Gülen’in taşeronluğu verdiği onca zarara rağmen amaca ulaşamadı.

FETÖ tosunlarının bilmedikleri birşey var, ‘Namı yürüse’ de aldığı ihaleyi eline yüzüne bulaştırdığını tüm dünya gördü..

Bundan sonra O’ndan bir cacık olmaz..

(Bu yazı 10 Temmuz 2018 tarihinde yayımlanmıştır)

Paylaş:
FETÖ elebaşı hakkında ABD’li yazarın yazdığı kitap Romence’ye çevrildiHamdi Yılmaz

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz