HAMDİ YILMAZ & Felicia’nın ilginç hayatı -1

BU KADIN BİRŞEYLER SÖYLÜYOR!
1 Haziran 2008 Romanya Yerel seçimleri arifesindeki bir günde rastladım ona.
Metro İstasyonu’nda bariyerleri geçmek üzereyken, Sektör Belediye başkan adaylarından biri elime kendisini tanıtıcı broşür tutuşturmak istedi. O’na teşekkür ederek broşürü almak istemedim. Israrı üzerine de yabancı olduğumu ve Bükreş’te seçmen olmadığımı, dolayısı ile kendisine oy verme imkanımın olmadığını ifade ederek tekrar teşekkür ettim, kırık dökük İngilizcem ile.
Adam ısrarlıydı, yanındaki bayana döndü, bir şeyler söyledi. Felicia’yı o an farkettim. Aday’ın yardımcılarından biri sandım. Neler konuştuklarını tam anlamıyordum. Sonuçta “kurtuldum” diye bariyerleri geçip metro içine doğru yönelmiştim ki, atmış yaşının üzerindeki kadının da benimle birlikte yürüdüğünü gördüm.
O da benim gibi politikacıya potansiyel “oy verici” olarak takılmış, tahmininde olduğu gibi yardımcısı filan değilmiş.
İlk şaşırtıcı yanı beni tanıyor oluşu idi. DDTV’de yaptığım programdan dolayı tanıyor ve Gazetemizi de biliyordu. Beni tanıyışını, Televizyondan tanıyan birkaç Romen’e daha rastladığımdan şaşırtıcı bulmadım. Ayak üstü birkaç dakikada söyledikleri ilgimi çekmeye yetmişti. Müştereken bildiğimiz çok şey vardı.
Bir yere oturarak konuşma teklifi benden geldi. Hiç itiraz etmedi ve Vitan Alışveriş Merkezi’nde bir Cafe’ye oturduk.
Nerede nasıl başladı bilmem ama, Yemenli bir diplomatla evlendiğini, eşinin 1991 yılında öldüğünü, kaba hikâyesini ve can korkusu taşıdığını bir çırpıda anlattı.
İngilizce konuşuyorduk. Anlattıklarını kabaca anlıyor olmam, bu anlatılanları anladığım kadarı ile yazılı hale getirmem mümkün olsa bile doğru değildi.
Kaldı ki, anlattığı hikâyede kimin eli kimin cebinde belli değildi. Bizimkiler yani Türkler bu işin neresindeydi? Üstelik bu hikâye bizi ne derece ilgilendiriyordu?
Bir taraftan da O’nun yaşadıklarını anlamaya çalışıyordum.
Karar verdim. Kadını dinleyecektim.
Romence bilen arkadaşımızı çağırdım.
(Bu yazı 19 Temmuz 2008 tarihinde yayımlandı)
YARIN
Ağlayarak konuşuyordu

Karar vermiştim, Felicia’yı dinleyecektim


