HAMDİ YILMAZ & “ERGENEKONCULARI ‘AKILLI OLMAYA’ DAVET”

*Bu yazı 16 Temmuz 2008 tarihinde yayınlandı
Ben Bükreş’te yaşıyorum. Romanya’da adalet görevlilerinin işine burnumu soksam, olup biteni haber olarak aktarmanın dışında, Romenlere akıl vermeye kalksam, bana ne derler?
En hafifinden bir zamanlar şimdiki Cumhurbaşkanı Traian Basescu’nun Bükreş Belediye Başkanı iken bir olaydan ötürü bir diplomatımıza söylediği şu sözü derler;
“Biz Türkiye’yi seviyoruz. Bu adamın başka işi yok mu?”
Önceki gün kamuoyu tarafından Ergenekon olayı olarak bilinen olayın daha doğrusu olayların iddianamesi açıklandı. İngiliz gazetecileri bu olay vesilesi ile Türkiye’ye geniş yer ayırdı. Ankara’da yaşayan İngiliz Financial Times'ın Ankara Temsilcisi Vincent Boland’ın İngiltere’deki gazetesinin baş yazarı Boland’tan aldığı bilgiler ışığında döşendiği yorum yazısında her türlü nezaket kurallarından uzak olarak Ergenekoncuları akıllı olmaya davet ediyor.
Boland, yazısında; "Ergenekon soruşturmasının, İslami eğilimli hükümetle, aralarında ordunun da bulunduğu laik elitler arasında uzun süredir devam eden güç mücadelesinin bir parçası olduğu genel kabul görüyor. Soruşturma ayrıca, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kapatılması ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da dahil, liderlerinin kamu hayatından yasaklanması kararı alınabilecek davayla da ilişkilendiriliyor” derken, Baş yazar şu yorumu yapıyor, "Davalar şimdi tabi ki siyasi müdahale olmadan devam etmeli. Ancak daha temelde laikler, parlamentoda büyük bir çoğunluğa sahip olan AKP'yi iktidardan düşürmek için harcadıkları akıllıca olmayan çabayı gözden geçirmeliler. Parti de, türbanı gündeminin bu kadar üst sıralarına almamalıydı. Ancak sonuçta, çağdaş yüzlü İslami bir siyaset geliştirdikleri için övgüyü hak ediyorlar. Kırsal kesimlerdeki yoksulların gelirlerini de artıran ekonomik sicilleri de ortada. Laikler, demokrasi İslamcı hükümetler ürettiğinde de, bu hükümetler demokratik hakları tehdit etmediği sürece, ki AKP bunu yapmadı, oy verenlerin kararını kabul etmeli. Ülke geliştikçe Türkiye'nin İslamcıları ve laikleri uzlaşma yolları bulmalı. Aksi takdirde her iki tarafın da istediği modern ulus zarar görecek. Türban konusunda mantıklı bir uzlaşma iyi bir başlangıç olabilir.
Baş yazar, AB kodamanlarına da akıl vermeye devam ederek, “Avrupa Birliği Türkiye'ye açık bir koşullar listesi ve bir takvim vermiş olsaydı, hem generaller, hem de AKP enerjilerini türbana değil, tam üyeliğe odaklarlardı. Darbeler, bombalar ve saklanmış el bombalarıyla ilgili tartışmalar Avrupa Birliği'ne, birliğin içinde de dışında da olsa Türkiye'nin bir yere gitmeyeceğini hatırlatmalı. Birlik, çok geç olmadan Ankara'yla durma noktasına gelen yakınlaşma çabalarını canlandırmalı” diyor.


