Hamdi YILMAZ & Ekonomik tetikçi gözü ile 1975’lerin İran’ı

Amerika Genelkurmay başkanı Oramiral Mike Mullen İran’ın nükleer silah edinmesini önlemek için Amerika’nın bir saldırı planının bulunduğunu ancak bunu kullanmak istemediklerini açıkladı. Rusya ise ABD’yi Rusya’nın iklimini bozmakla suçluyor. Avrupa serin iken, 40 derecenin üzerindeki sıcaklarla Rusya kavruluyormuş.
Dünyada olup biteni anlamadan ülkede olup biteni anlamak güçtür. Yabana atılmayacak gerçeklerin aktarıldığı bir kitap, günümüz soru ve sorunlarının cevabını veriyor. Kendisi de bir ekonomik tetikçi olan John Perkins’in İran ile ilgili değerlendirmesini aktararak konuyu noktalayalım:
“1975-78 yılları arasında sık sık İran’ı ziyaret ettim. İran da zengin petrol yataklarına sahipti ve Suudi Arabistan gibi onun da büyük projeleri gerçekleştirmek için borçlanmaya ihtiyacı yoktu. Şah’ı ilericilik sembolü haline getirdik. Washington ve iş dünyası el ele verdi. OPEC’in kurulmasıyla Şah etkin bir dünya lideri oldu. Müslüman Orta Doğu’nun en güçlü ordusunu kurmuştu. MAIN Hazar Denizindeki turizm bölgesinden Hürmüz boğazındaki askeri tesislere kadar ülkenin her yerini kapsayan projeler yapıyordu. Orda da işimiz, bölgesel kalkınma potansiyellerini tahmin edip ona göre elektrik üretim ve dağıtım sistemlerini tasarlamaktı.
Yüzeyde İran, Hıristiyan-Müslüman işbirliğinin örnek bir modeli gibi görünüyordu.
Ancak kısa süre sonra fark ettim ki sakin görünüşün altında derin bir öfke yatıyor.
İran’daki tercümanım beni kısaca “Doc” diyeceğim bir felsefe doktoruyla tanıştırdı. Doc bana şunları söyledi:‘Kendine şahların şahı lakabını veren bu adam gerçek bir şeytandır; Hitler’den de beter davranıyor. Üstelik hükümetinizin tam bilgisi ve desteğiyle. Şah sizin Orta Doğu‘daki tek gerçek müttefikiniz. Tabi ki İsrail’iniz de var ama İsrail sizin için destek değil, köstek. Petrolü yok. Politikacılarınız sırf Amerika’daki Yahudi oylarını ve seçim kampanyalarına Yahudi parasını almak için İsrail’e arka çıkmak zorunda. Sizin için Şah daha önemli. Oysa Şah’ın fazla vadesi kalmadı. Herkes ondan nefret ediyor. Şah’ın kapitalizminden yararlanan bazı zenginler hariç, halkın arasında muazzam bir dini hareket var. Aklınız varsa, şirketiniz bizim ülkemizden uzak durur. Sizi uyarıyoruz: burada çok para kazanacağınızı zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Şah gidecek ve siz de paranızı alamayacaksınız. Öfkemizi çok uzun süre baskı altında tuttuk, yakında patlamak üzere.’
Bu konuşmadan çok kısa bir süre sonra Ayetullah Humeyni ve Mollaların önderliğinde isyan, gösteri ve bombalamalar başladı. Şah 1979 da Mısır’a kaçtı. MAIN, Doc’un dediği gibi, İran’da milyarlarca dolar kaybetti. Gerek ülke olarak gerekse şirket olarak bütün bağlantılarımıza, ofislerimize, istihbaratımıza rağmen olacakları tahmin edememiştik.”
(Bu yazı 3 Şubat 2010 tarihinde yayınlanmıştır)
***


