HAMDİ YILMAZ & Doğululaşmış Batıya doğru

Romanya’nın efsanevi Başbakanlarından, bizim Turgut Özal’ın sosyal demokrat modeli Adrian Nastase, gittiği ülkelere uçağında işadamı götürmeyi de severdi. Hatta, Türk işadamları o zamanlar bu ülkede yeni olmasına rağmen bazılarının Başbakan Nastase’nin uçağına binmişliği vardır.
Romanya’nın dövize ihtiyacı vardı. Eski rejimden kalma Devlete ait üretim tesisleri haraç- mezat satılırken yani üretim durmuşken döviz nereden gelecekti? Dövize ulaşmanın en kolay yolu işçi dövizleri idi.
Avrupa Birliği (AB) ile ortaklık görüşmeleri başlamıştı. Yılda gelecek bir kaç milyar euro Romanya için can simidi gibiydi. Romanya’nın da satacak tek varlığı iş gücüydü.
AB ile işçilerin serbest dolaşımı için anlaşma imzaladı.
AB’nin Batılı ülkeleri için bulunmaz fırsattı bu. Üstelik Almanya, Hollanda, Fransa gibi ülkeler hem işgücü açığını kapatmanın hem de bu açığı kapatırken ucuza kapatmanın yolunu bulmuştu.
Türkiye, İtalya ve Yugoslav işçiler pahalıya mal olmuştu. Taşeron firmalar bulundu. Doğu Avrupalı işçilerin emeği haraç mezat satıldı.
Azıcık palazlanmış ahlak yoksunu bir Türk’ün bile it ahırı gibi bir odada 15 Bulgar işçiyi aynı odada kadınlı erkekli yatırdığını görmüşlüğüm vardır. Herbirinden 200-250 euro aylık kira alıyordu.
Nastase’nin istediği oldu. Uzunca bir süre işçi dövizleri Romanya’nın bir numaralı döviz kalemi oldu.
Tıpkı bir zamanlar Türkiye’de olduğu gibi Rumen gazeteleri de Merkez Bankası’ndan aldıkları işçi dövizi girdilerini önemli haberler olarak servis ettiler.
Derken Romanya’nın neredeyse üçte biri boşaldı.
Yabancı sermaye girişi işçi dövizini de unutturdu.
Gelinen noktada ne yabancı yatırımcılar ne de palazlanan Rumen sermayedarları çalıştıracak insan bulamıyor.
Ufaktan ufaktan AB dışı ülkelerden izin verilen yabancı işçi sayısı son üç yılda sırası ile 50 bin sonra 100 bin ve bu yıl 100 bin kişi oldu. 2026 yılında Romanya’da yarım milyon yabancı işçiye ihtiyaç olacağı öngörülüyor..
Etti mi 1 milyon kişi. Romanya’yı terk edenlerin sayısının dörtte biri.
Kendi insanını Batı ülkelerine köle olarak sat, sonra köle olarak çalıştıracağın Asya ülkelerinden işçi getir. Ki, onun resmi işlemlerini yapacak alt yapıdan bile yoksunsun.
AB de yeni köleler arıyor. Ama nitelikli iş gücü.
Bir taraftandan da Avusturya gibi ülkeler göçmen akınına maruz kalıyoruz diye Romanya ve Bulgaristan’ın Schengen bölgesine girişini engelliyor.
Türkiye bu işlerden ders alıyor mu?
Kendi vatandaşını Batıya sür, sonra Doğudan gelen kölelere sığın! Günün birinde Doğululaşmış Batı ile karşı karşıya kalınmayacağı niçin anlaşılamıyor dersiniz?
Akın var akın, Batıya akın
Batının Doğululaşması yakın!


