HAMDİ YILMAZ & Çavuşesku ve Bükreş’teki askeri ateşeler

Bükreş, her zaman paktlara mensup ülkelerin istihbaratçıları ve askeri ataşeleri için önemli bir merkez olmuştur.
Bu durum, geçmişte Varşova Paktı günümüzde de NATO üyesi ülkeler için böyledir. Rusya, eski kontrol noktası Bükreş’i kaptırmayı asla içine sindiremedi.
Hatta, bu 20’inci yüzyılın başlarında bile böyleydi. Nitekim, Osmanlı Devleti’nin vatansever gazetecisi, İzmir’in işgalinde Yunan askerine ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin, Bükreş Saat Meydanında iki İngiliz ajanını vurmuş ve yıllarca hapis yatmıştı.
Neyse, konumuz bu değil. Biz 45 yıl öncesine gidelim.
4 Mart 1977 yılında Bükreş’te büyük bir deprem olmuş, Romanya depremin yaralarını sarma derdindeydi.
O günlerde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) Bükreş Büyükelçisi Vasili İvanoviç Drozdenko’nun derdi ise başkaydı.
23 Şubat 1977 tarihinde Sovyet Büyükelçisi Vasily I. Drozdenko, “Varşova Paktı Üye Devletlerinin Bükreş'te Akredite Askeri Ataşeliklerinin Görevleri” başlıklı bir belge hazırlamıştı.
Varşova Paktı üyesi ülkelerin Bükreş’teki askeri ataşelerini kontrol altına almayı istiyordu. Depremden bir hafta sonra 12 Mart 1977 tarihinde Romanya Diktatörü Nikolay Çavuşescu ile Moskova makamlarının Bükreş temsilcisi Büyükelçi Vasili İvanoviç Drozdenko arasında bir görüşme gerçekleştirildi.
Askeri Topçu ve Füze Subayları Okulu kökenli askeri tarih konularına hâkim Petre Opris, contributors-ro’da “Sovyet Büyükelçisi Vasily I. Drozdenko ve Varşova Paktı Üye Devletlerinin Bükreş'te Akredite Askeri Ataşeliklerinin Görevleri (23 Şubat 1977)” başlıklı bir makale yayınladı.
Çavuşesku- Sovyet Büyükelçisi Drozdenko arasındaki görüşmenin orijinal tutanağını da yayınladı.
Pakt üyesi ülkelerin Bükreş’te akredite olmuş askeri ateşlerinin durumları ile ilgili önemli bir yazı.
Yazıyı meraklıları contributors-ro’da bulup okuyabilirler.
Ben, yazının sonundaki Johnny The Kidd rumuzlu okuyucunun yorumuna takıldım. Bazı bölümlerini size de aktarmak istiyorum.
“Bay Petre Opriș,
Çok güzel bir makale yayınladınız. Alıntı yaptığın belgeleri bulmana şaşırdım. Pek çok Rumen yetkili için çok hassas bir konu hakkında yazdınız. Varşova Paktı ülkelerindeki askeri ataşelerin faaliyetleri ‘ağabey’ yani Moskova tarafından denetleniyordu. William Shakespeare'in yazdığı bir oyundan bir alıntıyla, ‘hiçbir şey görünmüyor’ denebilecek bir konuya değindiniz. Eğer işinize yararsa, bir sivil olarak IFA-Măgurele ve Rumen bilimsel araştırmalarından okuduklarımı ve öğrendiklerimi dikkatinize sunacağım.
Her şeyden önce, okuduğum kadarıyla, Sovyet elçiliklerinde genellikle silahlı kuvvetlerle ilgili askeri ataşeler vardı, yani kara, hava ve deniz. Memurlardı, yani şenliklere katıldılar ve çok sayıda danışmanları oldu. Çoğu zaman, danışmanlardan biri personel başkanıydı. Hepsi GRU memuruydu. KGB'den ayrılma acımasızdı. Moskova yararına, çok sıkı tanımlanmış iş birlikleri de vardı, GRU-KGB. GRU ve KGB, yerel bilgi kaynaklarını aktarmadı. Bu tür operasyonlar sadece Moskova'nın onayı ile gerçekleşti. Özellikle GRU ve KGB, Komintern halkını yoğun bir şekilde kullandı. Varşova Paktı ülkelerinin büyükelçilikleri de aynı kalıba göre örgütlendi. Pakt askeri ataşeleri, Sovyetlerin doğrudan sızamadığı zamanlarda genellikle Sovyetlerin talebi üzerine misyonlar gerçekleştirdi.
General Ioan Mihai Pacepa'nın belirsiz atıfta bulunduğu bilimsel araştırmalara gelince, Moskova'da VPK (Voenno - Promâşlenost - Komiserlik - Savaş Üretim Komiserliği) vardı. Bu kurum koordinasyon-planlama faaliyeti yürütmüştür, yani Sovyet sanayisinden aldığı bilgilere göre başta GRU olmak üzere Sovyet yabancı ajanlarının yürütmek zorunda olduğu bilimsel casusluk görevlerini tanımlamıştır. Yani, içeride yapamayacaklarını bildikleri şeyi çaldılar. Sovyet bloğundaki her ülkenin benzer bir kurumu vardı. Bu Romanya'da, başkanlığını Elena Çavuşesku'nun yaptığı Ulusal Bilim ve Teknoloji Konseyi olarak adlandırıldı.”


