HAMDİ YILMAZ & Bükreş Fuar Alanı’ndan tahliye notları

Birincisi Türkler ‘Devletçi’ bir millettir. Devletsiz yaşamazlar, yaşayamazlar demiyorum yaşamazlar.
Bundan 30 yıl önce ya da günümüzde Avrupa’da insanlar Türkiye’deki yönetimleri eleştirseler de evlerinde veya iş yerlerinde bir Türk televizyon kanalı sürekli açıktır.
Devlet dediğimiz aygıt kurumları ile vardır. Türkler, devletlerinin bu kurumlarına ölümüne bağlıdırlar. Zafiyet gibi gözüken bu ilke, esasında tarihin derinliklerinden sonsuza akışımızın da vazgeçilmez bir ilkesidir.
***
Türkler geri çekilmeyi bilir. Çünkü, Viyana Kuşatmasından Sakarya Meydan Muharebesine kadar birkaç yüz yıl gerilemiş bir millettir. Ama geri çekilirken bile kutsalını bırakmaz, Tıpkı Fahrettin Paşa’nın Arap çöllerinden geri çekilirken kutsallarımızı İstanbul’a taşıyışı gibi.
Çarşamba sabahı Bükreş Mahkemesi’nde Fetullahçıların hakkımızda açtığı bir davanın mutlaka katılmam gereken duruşması vardı.
Ama aklım Romexpo Fuar alanındaydı.
***
TAHLİYE OLANLARIN ORTAK DUYGUSU
Yolda aradığım arkadaş, ‘hiçbir şeyi kaçırmadın, buradayız’ dedi. Büyükelçimiz Füsun Aramaz’ı alandan ayrılmadan biraz önce gördüm, konuştum. O bana duruşmayı sordu. Sonra biz tahliye ile ilgili sorularımızı sorduk.
İşimizi bitirdiğimizde Alpaslan Bey (Maarif Vakfı Romanya Direktörü), “bir şeyler atıştır öyle git” dedi. Hayır demedim, aldım oturdum.
Bir vatandaş geldi yanıma, Ukrayna’dan tahliye edilenlerden, “Siz Büyükelçi misiniz?” diye sordu. Nedense önce pantalonuma ardından ayakkabıma baktım, sonra “Hayır” dedim.
“Biraz önce sorduğumda sizi gösterdiler de..” dedi.
Gün görmüş bir beyefendiydi. Organizenin mükemmelliğini görünce, Büyükelçi’yi tanımak istemiş, birilerine sormuştu. Sorduğu kişi de o an Büyükelçimizle konuştuğumuz yeri işaret etmişti..
“Hayır” dedim, “Benim konuştuğum Füsun Aramaz Hanımefendi Büyükelçimiz” dedim. Vatandaşımız teşekkür etmek istemiş ama biraz geç kalmıştı.
Dedik ya, Türk, devleti kurumları ile kaim bilir ve o kurumları temsil edenlere saygıda kusur etmez. İyi bir iş gördüğü zaman da sevincini coşkusunu kendisi ile paylaşmak ister.
Hınıs’ın Toprakkale Köyü’nde öğretmenlik yaparken, öğretmenden başka devlet memuru görmeyen yaşlı amca beni devlet yerine koyarak Kore savaşında yaşadıklarını, arkadaşlarının şehit oluşunu anlattıktan sonra, “Hoca, bizim ne işimiz vardı Kore’de)” diye sormuştu..
Benimle konuşan, başka gazetecilerle konuşan vatandaşların ortak duygusu Devletimize ve onu temsil eden Büyükelçimize teşekkür etmekti. Gerek burada gerek Türkiye’ye varınca konuşanların ortak duygusunun bu olduğunu gördüm.
ROMANYA TÜRK İŞ ADAMLARI DERNEĞİ (TİAD)
Lokal, anlık veya ferdi başarılar bazen hayati derecede önemlidir. Ancak, bunların hiçbiri sürdürülebilir kurumsal başarıların yerini tutmaz. Zaman zaman herkes gibi bizim de haklı veya haksız eleştiri oklarını yönelttiğimiz Romanya Türk İşadamları Derneği (TİAD), Romanya Türk Toplumu için olmazsa olmaz kurumlardan biri olduğunu Ukrayna tahliyeleri sırasında bir kez daha ispatlamıştır.
Çarşamba günü Fuar alanında gördüğümüz organizede Büyükelçiliğimizle koordineli şekilde gerçekleştirdiği işlerle TİAD, sürdürülebilir başarılara imza atma yeteneğini yinelemiştir.
Detaya girmeyeceğim, “Romanya Türk İşadamları Derneği (TİAD), Romanya Türk Toplumu için olmazsa olmaz kurumlardan biri olduğunu” şeklindeki görüşümü tekrarlamakla yetineceğim.
Başka ivil toplum örgütlerimizin geçmişte ve günümüzde de Romanya Türk Toplumuna katkıları olmuştur, halen de oluyor. Ama bu katkılar her şart altında sürdürülebilir ve kurumsallaşmış olamıyor.
TİAD’ın aynı anda farklı mekanlarda ve farklı kentlerde organize olma ve organize etme yeteneği yadsınamaz.
Sadece 2021 yılı başındaki 296 sayılı yasanın kaldırılması ve Ukrayna tahliyelerini örnek göstermek bile yeter.
Ortadaki güzel ve kollektif başarıyı gölgelememek için isimlendirmelere girmeyeceğim. Başta TİAD olmak üzere Türkiye Maarif Vakfı Romanya Temsilciliği ve Balkan Vakfı’nın tahliye başarısı Romanya Türk Toplumunun yüz akı olmuştur.
Bildiklerimizi yazdık. Bizim göremediğimiz başka kurumsal başarılar varsa ilgililerinden şimdiden özür dilerim.
İŞADAMLARIMIZ
Onlar zaten Türkiye’nin gönüllü ve tabii elçileridir. Kendileri ile ne kadar gurur duysak azdır.


