Ana Sayfa / Gündem / HAMDİ YILMAZ & BU İŞLER ÇETREFELLİDİR

HAMDİ YILMAZ & BU İŞLER ÇETREFELLİDİR

24 Ocak 2022 00:370 görüntülenme
HAMDİ YILMAZ & BU İŞLER ÇETREFELLİDİR

Böylesi dönemde kimin ne yaptığını, kimin neden yana olduğunu anlamak için müneccim olmalı ya da bütün ayrıntıları bilmek, kimin kim ile düşüp kalktığına bakmak gerekir.

Kimse müneccim olamayacağına, fertlerin elinde de geniş istihbarat faaliyetleri ile oluşturulmuş bilgiler bulunmadığına göre, iş medya şaklabanlarının, kiralık kalemlerin yazıp çizdiklerine bakarak değerlendirme yapmaya kalıyor.

“Kürt Açılımı” diye adlandırılan saçmalık eğer “Ermeni açılımı” gibi bir oyalama taktiği değilse, iktidar olmayan sorunu çözer gibi yapıp yani sağ gösterip sol vurmayacaksa gözüken köyün hali perişan.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ortada duruyor. Anayasa’nın 10’uncu maddesi de meydanda olduğuna göre, bu saçmalık niye yapılıyor? 10’uncu madde şöyle diyor:

“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”

Bu madde ortada dura dura nasıl oluyor da, “Kürt Açılımı” diye birşey gündeme getiriliyor? Yarın, “kel aynak kuşları açılımı” isteyenlere ne diyeceksiniz? Kelaynakların günahı sayıca Kürtlerden az olmak mı? Hukuk devletinde böyle mantık olur mu?

Kürtlere karşı bir ayrımcılık, haksızlık varsa, zaten Anayasaya göre, iktidarın işi bunu yok etmek ve herkesi kanun önünde eşit kılmaktır. Birisi Kürt olduğu için memur mu olamamış, işe mi girememiş, seçme ve seçilme hakkı mı elinden alınmış? Eğer böyle ise Devlet’in yasal balyozunu indir tepesine. Kim sana ne diyecek?

Yok derdin dağda, bağda akan kanı durdurmaksa, terörü bitirmekse yine kimsenin eline vuran yok. Anayasa’nın 122’inci maddesi gayet açık:

“… şiddet hareketlerinin yaygınlaşması veya savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi, ayaklanma olması veya vatan veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması sebepleriyle, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra, süresi altı ayı aşmamak üzere yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde sıkıyönetim ilân edebilir.”

Yok, siz “Boş verin Anayasayı. Ben bildiğim gibi idare edeceğim” diyorsanız, yolunuz açık olsun, Allah selamet versin.

(Bu yazı 3 Ağustos 2009 tarihinde yayınlanmıştır)

Paylaş:
Bu İşler ÇetrefellidirHamdi Yılmaz

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz