Ana Sayfa / Gündem / HAMDİ YILMAZ & “Brüksel’deki eşekler kurucu babalarından neden utanıyorlar?”

HAMDİ YILMAZ & “Brüksel’deki eşekler kurucu babalarından neden utanıyorlar?”

1 Şubat 2021 14:110 görüntülenme
HAMDİ YILMAZ & “Brüksel’deki eşekler kurucu babalarından neden utanıyorlar?”

ABD’deki Kongre baskınından bu yana olup bitenleri özetlemek gerekirse, sadece ABD değil tüm dünya ülkeleri ikiye bölündü.

Herkes önce Amerika’yı sonra kendi ülkesini kurtarma derdine düştü.

Ne diyor Rumen editör Sebastian Burduja, gandul.ro’daki yazısının başlığında: “Önceki Amerika'dan Birleşik Amerika'ya (yeniden birleşmiş Amerika'ya).”

Burduja’ya göre, “Her zamanki gibi, Amerika bu krizden daha güçlü çıktı. Yeni yönetim iktidara geldi, demokrasi direndi.”

Akıllı editör hızını alamıyor, ABD’yi kurtulmuş sayarak Romanya’yı düşünmeye başlıyor:

“Biden'in dönemi, pandemiler ve ekonomik krizle bölünmüş ve sarsılmış bir Amerika'da büyük beklentilerle başlıyor. Ve Romanya'nın stratejik ortaklık çerçevesinde yeni dönüm noktalarına hızla adapte olma, devam etme ve hatta yeni projeler başlatma şansı bırakılamaz. Yeni Amerika neye benziyor ve bizim yerimiz ne olacak?”

Güzel ve yerinde bir kaygı.

Yazısına, “Stratejik ortaklık” dolmasını löplemiş her yarı cahil aydın iştahı ile kendi umudu olan "Önceki Amerika’nın finali?” ara başlığını atan Burduja, ümidini tazeleyerek ve olup biteni özetleyerek şunları yazıyor:

“Bu karmaşık saatler, Trump döneminin apotheotic sonuydu ve tüm özgür dünya için yeni bir başlangıca olan acil ihtiyacın, aynı zamanda Amerika'nın çok geç olana kadar uyanma şansının habercisiydi. Neyse ki deprem uzun sürmedi ve büyük artçı sarsıntılar olmadı. Tam olarak iki hafta sonra, yeni Amerikan başkanının göreve başladığı gün, herkesin özgürlüğüne kavuştuğu, Capitol'den umut ışığı parladı gündür.”

Görüldüğü gibi Kongre Binasından gelen umut ışığından gözleri kamaşan Burduja, yazısında ülkesinin üyesi olduğu Avrupa Birliği’nin (AB) adını bile anmıyor.

***

“Egemenlik ve küreselleşme” başlıklı yazısında, “Çok az insan milliyetçilik ve egemenlik arasında ayrım yapıyor.” diye yazan Romania Libera gazetesi köşe yazarı Marius Ghilezan

“Egemenlik Tanrı'dan gelir. Kendi kaderini tayin hakkı doğaldır gibi eski tespitlerin neden sinir bozucu olduğunu anlamaya çalışıyorum.” diyor.

Ghilezan’ın yazısını satırbaşlarını okumaya devam ediyoruz:

“Başkalarına tavsiyelerde bulunmak için önce, vatanseverliğin suçmuş gibi damgalandığı ve Üçüncü Reich'ın milliyetçiliğine benzetildiği yeni paradigmaya açıklamalıyım.”

“Gazetecinin rolü, bilgiyi, aforizmaları veya yargılara değer biçmek değil, açıklamaktır. Ve sonra, genel halk tarafından daha iyi anlaşılmasına çalışmaktır.

Ortak bir dilde yazmak zor.

Çıraklığım sırasında, seçkin edebiyatçı ve takdir edilen Rumen eleştirmeni Nicolae Manolescu'ya, gazetede yazmanın nasıl daha iyi olacağını sordum. Bana kuru bir şekilde cevap verdi: Basit bir dille yazmak zor, herkes karmaşık yazmada iyidir.

Ancak Romanya siyasetinin Kıdemli Ustası tarafından konuşma dilinde bu kadar açıklanan ve aydınlanmış vatanseverliğin yeniden tanımlanması gerekli miydi? diye soruyorum çünkü anlayamıyorum.

Milliyetçilik bugün, belki de geçen yüzyılın hareketlerine çok fazla maruz kalmaktan orijinal anlamını kaybediyor.”

“Anca milliyetçilik ile aşırılık arasında çok fark var.”

“Yeni şirket proleterizmi aktivistlerinin 90'larda İtalya'daki Dünya Şampiyonası'nda Hollandalı taraftarların: ‘Dinamo ölsün!’ gibi bağırışlarında olduğu gibi.”

“İnkarcıların şüpheleri yoktur, sadece papağan gibi ifade ettikleri kesinlikler vardır.”

“Bugün çok az insan anlayış ve itaat arıyor. Birçoğu kesinliklere sahiptir. Toprak, kurtuluş ideolojisi, kişiliğe sahip olmayan insan varlıklarını tuzağa düşürme halesi tarafından uzun zamandır zayıflatıldı.”

Pasoptistler, Avrupalı olmadan önce milliyetçiydi, diyorlar. Ama terimleri anlamak için bir dizi tanımla oynamalıyız, başka seçeneğimiz yok.

Romanya ulusal devletini kim yarattı?

Milliyetçilik, vatanseverlik, egemenlik. Fark ne?

İlk sınıflandırma atalarla ilgilidir. Milliyetçiler, aynı dili konuşan tarihsel topluluklardan oluşan uluslararası hukuk milletlerini tanımlamış ve yasallaştırmıştır.”

''Romanya benim vatanım, gerisi sadece diğer ülkeler!”

“Octavian Paler bu gazetenin sayfalarında söyledi ve yazdı. Kimliğinizi yabancı bir tren istasyonunda bagaj gibi bırakamazsınız, dedi çünkü Avrupa sevgisi, yaşlıların sayısıyla ölçülmediğinden, aşağıya doğru silindi.”

“Küreselciler ne kadar fitne icat ederse etsin, bizim bir vatanımız var.”

“Dijitalleşme okuma yazma bilmemeye yol açar”

İlericiler, feodal gelenekleri olan toplumlarda insanların imza yerine parmaklarını koyduklarına güldüler. Tarihin büyük bir intikamında, yeni "yumuşak güç" sanayileşmesinin getirdiği ilerlemeyle bir imza olarak parmak yeniden geri dönecektir.”

“Düşünmek ayıp mı? Sloganlarla yargılamayın mı? Küresel mücadelenin insan refahı için değil, diğer koordinatlarda yeniden konumlandırma için olduğunun farkında mısınız?”

“Yeni insana görünmeyen ipler önderlik edecek”

“Korku sanayicileri, gezegendeki her insanı GPS aracılığıyla kontrol ediyor. Seçkin genetikçiler insan aklını kontrol etmek için çözümler arıyorlar. Başarılı olduklarında, memleketler enkaz olacak ve zombi kuşakları, özgür iradeye ve dengeye sahip olmadan, bazı aletlere takılarak yaşamla işlerini tamamen tamamlayacaklar.

“İlerleme dünyasında milliyetçi olmanın neden bir suç olduğunu ve bir vatanseverin neden ‘utanç verici’ olduğunu anlamıyorsanız, egemenlik hakkında konuşamazsınız.”

“Donald Trump'ı görünmez düşmanla şiddetli savaşta desteklediysem, bunun nedeni yönetimiyle ilgili fikirlere inandığım içindir: refah, değerlere saygı, inanç, şeref ve son ama en önemlisi egemenlik.

Egemenlik kavramı, her insanın, devletin veya bölgenin kendi kaderini tayin hakkı ve küresel üstünlük yarışında sağlıklı bir yol izleme henüz köpeklere verilmemiştir.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinden bahsediyoruz ama insanlar arasındaki eşitlikten bahsetmiyoruz. Neden şaşırıyorum?

Adenauer ve Charles de Gaulle, ‘Anavatanların Avrupa'sını’ kurdu. Neden Brüksel'deki eşekler kurucu babalarından utanıyor? EPP (Avrupa Halk Partisi), geçen yüzyılda Merkel ve diğer siyasi liderlerin bir kenara attığı yetki ikamesi doktrinine dayandı.

Farklı rütbelerden milletlere sahip olmak avcı seçkinlerin yararınadır. Resmi ırkçılığın kükreyişine tanık oluyoruz ama ağzımız Avrupa ile dolu, ne büyük bir lanet.

Benim neslim kurtuluşa egemenlik yoluyla baktı. Bize ait olmayan bir dünyadan geldik. Memleketimiz işgal edildi.

***

Gördünüz, Trump’çı ve Biden’ci iki Rumen aydını. Tam da Amerika’nın istediği gibi.

Paylaş:
“Brüksel’dekiHamdi Yılmaz

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz