HAMDİ YILMAZ & Batı’nın ‘Balkan oyunları’

Öteden beri Türkiye’yi sıkıştırma mengenesi Balkanlar ve Kafkaslar üzerinde çalışır. Balkanlardaki Türk katliamları dünyanın en bilinmezleri ancak ilgililer tarafından da en unutulmazları arasında yer alır.
Balkanların yakın tarihinin uzakta kalmış geçmişinde Balkan Paktı gibi Bölge’nin hayrına oluşumlar uzun ömürlü kılınmasa, Batı tarafından boğulsa da gerçekleşmiştir.
***
Balkanların güvenliği öncelikle Balkan ülkelerinin dayanışarak ekonomik güçlülüğü ve bağımsızlığı sağlamasından geçmektedir. Adına ister Güney Doğu Avrupa, ister Doğu Avrupa isterseniz Balkanlar deyin; Polonya ve Romanya’nın motor işlevi göreceği, etrafında ise irili ufaklı bölge ülkelerinin kenetleneceği bir oluşum (önce ekonomik, sonra güvenlik ve nihayetinde siyasal) gerçekleşmediği sürece bırakın bölgeyi dünya da huzurdan mahrum kalacaktır.
***
Bundan altı –yedi yıl kadar önce Türkiye, Romanya ve Polonya üçlüsünün diplomatik memurlar seviyesinde başlattığı dayanışma oluşumu beklenenin aksine boğulmamıştır (şahsen benim beklentim buydu). Ancak, Batı tarafından usta bir manevra ile NATO’ya entegre bir oluşuma dönüştürülmüştür.
Geçen ay Varşova’da gerçekleşen ve adı konulmamış bu oluşumun dışişleri bakanları toplantısına NATO Genel Sekreteri’nin de katılması bu dönüşümün tartışmasız son noktası olmuştur.
***
Bir de mazisi uzun olmayan ‘Vişegrad Dörtlüsü’ olarak anılan oluşum var. Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya'nın oluşturduğu bu dörtlünün defterinin dürülmesi Türkiye, Polonya ve Romanya’nın isimsiz oluşumu kadar kolay olmayacağa benziyor.
Ancak AB kodamanları bu oluşumu da Amerikan varı bir metotla etkisiz kılma çabası içerisinde. ‘Vişegrad Dörtlüsü’ adını ‘V4’ gibi sembolle etkisizleştirerek işe başlayan AB büyükleri ‘Vişegrad Dörtlüsü’ meşalesini yada ateşini maşa kullanarak söndürmeye kararlı gözüküyor. Bu maşa işlevi ise ‘S3’ diye sembolize edilen Avusturya, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya'dan oluşuyor. Çeklerin yeni bir dayanışma diye masumane duygularla katıldığı bu S3 oluşumunun hedefi ‘Vişegrad Dörtlüsü’ meşalesini söndürmektir. Bu anlaşılmıştır.
S3’ün aslında bir Almanya, Avusturya ve Fransa projesi olduğu Siyaset bilimci ve gazeteci Gabor Stier tarafından da deşifre edilmiştir.
Stier geçen hafta yaptığı açıklamada, ''S3, aslında Almanya, Avusturya ve Fransa projesi çünkü Almanya ve Fransa, kendi çıkarlarını ortak olarak koruyabilen, güçlü bir Orta Avrupa ülkeleri ortaklığını istemiyor. Avusturya ise V4'e liderlik etmediği için bu birliği istemiyor. V4'ün kendi içindeki güçlü iş birliği ne Batı'nın ne de Rusya'nın hoşuna gidiyor. V4 etkili bir şekilde hareket ettiği zaman AB içinde ve dışındaki rakiplerinin çıkarlarını zedelemiş oluyor.” diyor.
(Bu yazı 11 Eylül 2017 tarihinde yayınlanmıştır)


