HAMDİ YILMAZ & Avrupa’da ‘Savaş Ekonomisi’ tartışmaları

Teri Schultz’un yazdığına göre “Avrupa’da Savaş Ekonomisi” şeklindeki karpuz kabuğunu geçtiğimiz Mart ayında eşeğin aklına ilk düşüren Avrupa Birliği'nin (AB) İç Pazar Komiseri Thierry Breton oldu.
Mayıs ayında ise düzenlediği bir basın toplantısında, acil ihtiyaçların karşılanmasında yaşanan gecikmeye dikkat çeken Thierry Breton, "Ve bu nedenle, ki bunu da açıkça söylüyorum, sanayi kaynaklarını zorlayarak hareket geçirme, süreci 'savaş ekonomisine' taşıma gerekliliği var" dedi.
Teri Schultz, DW’deki yazısında “Avrupa'nın ‘savaş ekonomisi’ ilan etmesi mi gerekiyor?
Avrupa ‘savaş ekonomisi’ tartışmalarına sahne oluyor. Fiyat denetimleri, gıda karneleri ve fabrikaların devralınması gibi olağanüstü tedbirleri akıllara getiren bu tartışma neden yaşanıyor?” şeklindeki soruları peş peşe sıralıyor.
Ardından da ekliyor:
***
"Savaş ekonomisi" ya da "savaş zamanı ekonomisi" terimleri, bir daha tekrarlanmaması umut edilen, karanlık günleri anımsatıyor. Hükümetlerin savaşa yönelik üretime öncelik vermek için ekonomiyi, endüstriyel çıktıları yeniden yapılandırdıkları ve bunu yaparken aldıkları dramatik tedbirleri akıllara getiriyor.
Breton'un bu açıklamayı, AB üyelerinin onayı ile yapmış olma ihtimali çok da mümkün görünmüyor.
Özellikle Almanya, bu konuda çok hassas. Almanya'nın Polonya Büyükelçisi Thomas Bagger, silah tedariği için uygulanan baskının ne olduğunu görevi nedeniyle yakından tecrübe eden isimler arasında yer alıyor. Ve Bagger, Breton'un uyguladığı bu taktiğin yapıcı olmadığı görüşünde.
Estonya'nın başkenti Talinn'de düzenlenen Lennart Meri Konferansı'nda konuşan Bagger, "Almanya'da 'savaş ekonomisi' kavramına olumlu bir yanıt alamazsınız" eleştirisinde bulundu, "Bu yolla, çabaları mobilize edemezsiniz" dedi.
Avrupa Politika Analizi Merkezi'nden (CEPA) Edward Lucas da bu terimin kullanılmaması, hatta mümkünse yasaklanması gerektiği görüşünde.
"Bu kavram farklı ülkelerde, farklı anlamlara geliyor" diyen Lucas, "Gerçek bir 'savaş ekonomisi' silahlı adamların gelip fabrikalarınıza el koyması ve burada silah, savaş için üretim yapmasıdır" dedi.
Rusya'nın bu tür adımlar atmasına karşın şu anda Avrupa'da bunun gündemde olduğuna inanmadığını söyleyen Lucas, "Almanya'da bu terim ekonominin Nazi kontrolü altında olduğu, köle işçilerin muazzam acılar çektiği ve istismara uğradığı günleri akıllara getiriyor" bilgisini paylaştı.
Sorunların, karanlık dönemleri anımsatan sloganlarla çözümlenemeyeceğini anlatan Edward Lucas, "Bunu ancak masaya oturup istediğiniz sonucu yaratacak zorlu mali düzenleme kararlarını alarak çözersiniz" görüşünü kaydetti.
Alman Dış İlişkiler Konseyi (DGAP) analisti Ben Tallis, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un da "savaş ekonomisi" terimini kullandığına dikkat çekti.
Tallis, Macron'un bunu dillendirdiğini ancak bunun kapsadığı dramatik tedbirlere başvurmadığını söyledi. Savaş ekonomisinin, devletin ekonomiyi kontrol etmesi, yönlendirmesi sonucunu doğuracağına dikkat çeken Ben Tallis, "Bu muhtemelen farklı şekillerde karne uygulaması anlamına gelecektir ki bu da Avrupa halklarına çok ilginç bir sinyal gönderecektir. Batı Avrupa'daki mevcut politikacı neslinin gerçekten de bu sinyali göndermeye istekli olduğunu düşünmüyorum" diye konuştu.
**
Yazımızı, “Avrupa’ya yeni bir kefen mi biçiliyor? Diye sorarak bitirelim.


