HAMDİ YILMAZ & Avrupa’da ateş dansı

Almanya’dan sonra Romanya da enerji kurumlarını özelleştirme adımları atmaya başladı. Electrica Furnizare SA hisseleri hükümet tarafından satın alınma yolunda.
Romanya Senatosu’nda kabul edilen bir yasa tasarısına göre elektrik ve gaz fiyatlarına tavan ücret sınırlaması getirilemeyecek. Ancak ibadethaneleri ve havalandırmaları kapsayan bir düzenleme var.
Üç ve daha fazla çocuklu ailelere ucuz elektrik verme politikası da çıkmazda. Elektrik şirketleri faturalandırma işlemi yapılırken kimin kaç çocuğu olduğunu teknik olarak tespitin imkansızlığına dikkat çektiler.
Rumen Birliği İttifakı partisinin (AUR) İtlaya’daki gelişmelerden etkilenerek Romanya’da iktidara gelebilir mi? Şimdilik cevabı aranan soru bu. Ağustos ayı anketine göre Sosyal Demokrat Parti’nin (PSD) gümbür gümbür tek başına yeniden iktidara yürüdüğüne, Ulusal Liberallerden (PNL) sonra AUR’un yüzde 11 oy oranı ile üçüncü parti olduğuna dikkat çekiliyor.
Cumhurbaşkanlığı için aday sıralaması da partilerin oy oranları ile paralel gidiyor. Sadece AUR başkanından önce mevcut cumhurbaşkanı araya giriyor. Oysa mevcut Cumhurbaşkanının yeniden aday olması Anayasa gereği mümkün değil.
AUR’un diğer partilerin aksine halen savaşın içinde bulunan Ukrayna’daki Rumen azınlığın sorunlarına ilgi göstermesine de dikkat çekenler var.
NATO genel Sekreter Yardımcısı Mircea Geoana’nın Romanya’da yeniden Cumhurbaşkanı adayı olacağı, Mevcut Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis’in NATO’ya kayacağı tartışmaları da gündemden düşmüyor.
Çokçasının faşit, aşırı sağcı olarak nitelendirdiği İtalya’nın yeni Başbakan adayına sanırım Politico gazetesi “Milliyetçi” ifadesini kullandı.
Giorgia Meloni’nin AB ve NATO’ya bağlıyız” açıklamalarının “Ama” diye devam eden kısmı da az dillendirilen konular arasında.
Zafer sarhoşu İtalya’nın Kardeşleri Partisi lideri Giorgia Meloni ilk olarak İngiltere tarafından aranarak tebrik edildi. İngiltere’nin İtalya ile birlikte Türkiye’yi da içine alan bir yeni oluşum sevdasında olduğunu da göz ardı etmemek gerekiyor.
İtalya’nın AB’den ayrılmasını savunan partinin yüzde 1 oranı oyla seçimlerden çıktığı gözden kaçırılıyor.
İngiltere’deki monarşiye karşı homurdanmalar da gözlerden kaçırılıyor. Çoğu İngiliz vatandaşlarının ikinci iş aradıkları şeklindeki haberlere de itiyatla yaklaşmak gerekiyor.
İtalya ile Türkiye’nin klasik sorunlarının benzerliği öteden beri bilinir. Ancak, İtalya sağduyu ile bu sorunları aşar. 1980’deki anarşi sorununu İtalya’nın demokrasi içerisinde kalarak çözüşü bunun tipik örneğidir.
Polonya’da, “Beklenmedik kârlar üzerinde yeni vergi”, herhangi bir açıklama olmadan, medya sızıntıları şeklinde ortaya çıktı ve duyurulmasından bu yana resmi bir taslak ortaya çıkmadı. Ancak, bu fısıltı belirli kesimlerin uykusunu kaçırmaya yetti.
Basın, “Yeni bir verginin hazırlanması, Polonya Lada'sındaki vergi değişikliklerine eşlik eden en kötü yasama uygulamalarını hatırlatıyor
Devlet Varlıkları Bakanlığı, geniş olarak anlaşılan enerji sektöründen işletmelere uygulanacak bir sektör vergisi yerine, en az 250 kişi istihdam eden büyük şirketlerin çoğunluğunu etkileyecek bir vergi planlıyor.
Girişimcilerin veya vergi mükelleflerinin gözünde, Polonya vergi sistemi öngörülemez hale gelecek ve bir işletmeyi yürütmek için düşmanca davranacaktır.” şeklinde yazıyor.
AB’nin Süsü Şaziye’sinin açıklama ve temasları ile Giorgia Meloni’nin gönüldaşı Le pen’in elinden paçasını zor kurtarmış Macron’un 1 Aralık’ta Beyaz Saray’da ağırlanma lütfuna mazhar olacağını zaten biliyorsunuz. Alman Şansölyesinin şimdilik ölü taklidi yaptığı da malumunuz.


