HAMDİ YILMAZ & Almanya’da 60’ıncı yıl ve Üsküplü teyze

Türkiye ile Almanya arasında imzalanan iş gücü göçü anlaşmasının 60’ıncı yılı dolayısı ile çeşitli etkinlik düzenlemeleri başladı.
İlk etkinlik de İstanbul’da Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile Türk-Alman Üniversitesi (TAÜ) iş birliği ile düzenlendi.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdullah Eren’in etkinlikte yaptığı konuşma haber sütunlarımızda geniş olarak verildi. İyi bir değerlendirme mutlaka okunmalı.
Mesela ben Eren’in “Almanya’da faaliyet gösteren 16 bin dernekten 4 bin 700’ü Türklere ait.” şeklinde aktardığı gerçeği okuyunca gayri ihtiyari “Hay maşallah!” dedim. Dedim ama sevinmeli miydim yoksa üzülmeli miydim, doğrusu bilemedim.
Rakamın kabarıklığı gurur okşayıcı gibi gözükse de bu sonuç tram tram dağılışımızın da bir ifadesi olabilir miydi?
Eren’in aktardığı bilgilerden bir alıntı daha yapacağım, “Almanya’da Türkler tarafından kurulan 70 bin işletmenin cirosu 10 milyar euroyu geçmiştir.”
Oysa 13 bin civarında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının yaşadığı Romanya’da Türklerin kurduğu 2 bin civarındaki işletmenin yıllık cirosu 6 milyar euroya yakın.
Biliyorum elma ile armut toplanmaz ama alın size bir başka kıyas rakamları: 3 milyon Türk kökenli Alman ile 1,5 milyon Türk vatandaşının yaşadığı Almanya’ya olan ihracatımı 19 milyar, 13 bin Türk vatandaşının yaşadığı Romanya’ya olan ihracatımız 4 milyar Euro.
Almanya’da yaşayan kişi başı her Türk için yıllık 4 bin 222 euro ihracata karşı Romanya’da kişi başı her Türk için 3007 bin 692 Euro.
***
Tansu Çiller’in Başbakanlığı döneminde Düsseldorf Havaalanında uçağın kalkmasını beklerken, başını Anadolu kadınları tarzında başörtüsü ile bağlamış yaşlı bir teyze Üsküp Uçağının çıkış kapısını sormuştu. Kalkıp, bilgisayardan baktım, yerini de gösterdim. Epey vakti vardı, benimle birlikte oturdu.
“Hayırdır teyze, Üsküp’te ne işin var?” diye sordum. Ben bizden yani Türkiye’den biri sanıyordum. “Ben Üsküplüyüm, ora Türklerindenim” dedi. 21 yaşında taze bir gelinken geldiği Almanya’da temizlik işlerinde çalışışını anlatmıştı: “Ben verdikleri işi terleyerek bitirdikçe onlar yeni iş verdiler, bitirdikçe yenisini verdiler. Şimdi diz kapaklarımda platin takılı” demişti.
Neyse, konumuz aslında teyzenin çilesi değil, ümitleri. “Leydi Çiller” sözünü ondan duymuştum. Sonra yazılarımda sık kullandım. Üsküplü teyze benim kadar Türk televizyonu seyrediyor ve Türkiye gündemini takip ediyordu.
***
Ne kadar övünsek azdır, 60 yılda 3 milyon Alman yaratmak az başarı mı?
Üsküplü teyze gibi diğer ülkelerden gidip de Alman vatandaşı olanları saymıyorum bile.


