HAMDİ YILMAZ & ABD Kongre Kütüphanesi’ndeki kitap: “Osmanlı Sarayının Yükseliş ve Çöküş Tarihi”

Romanya eski dışişleri bakanlarından Teodor Baconschi, pazartesi günü Libertatea gazetesinde, “İmparatorlukların yükselişi ve çöküşü. Amerika stratejik kış uykusuna girerse AB'nin tepkisi ne olacak?” başlıklı bir yorum yazısı yayınladı
Baconschi, “Ve Amerikan demokratik imparatorluğu art arda ‘yükselişler’ ve ‘düşüşler’ yaşadı, ama öyle görünüyor ki, son zamanlarda, Afganistan'dan kaotik bir şekilde geri çekildikten sonra, Amerika'nın geçen yüzyılın 90'larında zirveye ulaştığında yaşadığı duygu hiç olmadı.” diyerek ABD’nin bundan sonra tarihi bir gerileme aşamasına gireceğini yazdı.
Bakan, anılarının devamında ise şöyle diyor:
“Dışişleri Bakanı olarak Washington'a yaptığım iki resmi ziyaretten birinde, dünyanın en büyüğü olarak bilinen Kongre Kütüphanesi'nin bir sorumlusu bana kibarca ve tesadüfi olarak büyük mevduatlardan alınmış bir dizi Rumen kitabı gösterdi.
Bu neo-rönesans görünümlü kurumun Amerika Birleşik Devletleri'nin kurucu babalarından biri olan Başkan Thomas Jefferson'ın eski özel kütüphanesini bağış tarihinden bu yana koruyan cam kafeste başka bir nadirlik keşfedecektim: Prens'in başyapıtının ilk baskısıydı.”
Yazarın kastettiği Prens, Rumenlerin diplomat, müzisyen, mimar ve filozof olarak bildikleri Osmanlı’nın Bogdan Beyi Dimitrie Cantemir.
Bahsedilen kitap ise Latince adıyla ‘Historia Incrementorum atque Decreatorum Aulae Othomanicae’, yani “Osmanlı Sarayı’nın Yükseliş ve Çöküş tarihi”.
1723 yılında ölen Cantemir’in yazdığı bu kitap ölümünden bir yıl sonra yani 1724 yılında Londra’da basılmış.
Eski dışişleri bakanı Baconsch, “ABD’nin kurucu Başkanı Thomas Jefferson'ın doğumundan 20 yıl önce yazılan bu kitabın orijinal el yazmasının ABD'de de Virgil Cândea tarafından Harvard Üniversitesi Houghton Kütüphanesi'nde keşfedilmiş olması tesadüf değildir.” diyor.
“Krallar Tanrıdan güç aldı” diyen eski bakan, “Cantemir tarafından yazılan Latince metnin çoğul olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun yükselişinden ve çöküşünden bahsettiğine dikkat edin. Jefferson gibi bir Aydınlanma adamının siyasi kültürünü bu tür yazılar temelinde oluşturması doğaldı. Cantemir'in kendisi, Augustinus'un finalist düşüncesiyle çelişen ve (belki de) Bossuet'nin yazılarından etkilenen (tarih felsefesi, imparatorlukların ilahi ardıllığı hakkında peygamber Daniel'in İncil'deki vizyonunu genişleten) Gianbattista Vico ile çağdaştı.” şeklinde yazarak daha sonra şunları söylüyor:
“Ahlaki bilgeliğin büyüteci ile geçmişi araştıran tüm bu parlak beyinler, laik gücün boşluktan korktuklarını, bozulmaz dünyevi bir siyasi yapının olmadığını ve canlı organizmalar gibi imparatorlukların da aynı şekilde yükselip düştüğünü fark ettiler.
Tanrı’dan güç aldığını iddia eden krallar, daha çok kibir körlüğü tarafından takip ediliyorlar, iç mücadelelerinde eziyet çekiyorlar ve bir zamanlar önemsiz olan yükselen güçlere baş kahraman rolünü yavaş yavaş bırakıyorlar.
Jefferson, Boğdan prensinin zekasıyla içeriden analiz edildiği üzere Osmanlı İmparatorluğu'nun gerileyişine bakacak olsa da, bağımsızlığı için savaştığı cumhuriyetin yirminci yüzyılda yalnızca Marksist-Leninist komünizmin Moskovalı enkarnasyonu.
Ve Amerikan demokratik imparatorluğu art arda ‘yükselişler’ ve ‘düşüşler’ yaşadı, ama öyle görünüyor ki, son zamanlarda, Afganistan'dan kaotik bir şekilde geri çekildikten sonra, Amerika'nın geçen yüzyılın 90'larında zirveye ulaştığı duygusu hiç olmadı. Bundan sonra tarihi bir gerileme aşamasına girecek.”
Eski Bakan Teodor Baconschi, yazısına daha sonra Foreign Affairs dergisinin yakın tarihli bir sayısında yer alan ve Emma Ashford tarafından yazılan, "Amerika'nın Yozlaşmış Dış Politikasını Nasıl Onarır" ve "Kısıtlama Stratejileri" başlıklı yazıların yorumlarıyla devam ediyor.


