Hamdi YILMAZ & ABD, AB’NİN BU HALE GELECEĞİNİ 2008 YILINDA BİLDİ!

Uzun bir giriş yapmayacağım. Lütfen 2008 yılında yazdığımız bu yazıyı okuyun.
İşte “Topal Dev’e binilir mi?” başlıklı o yazı:
***
Onaltı yıldır Batı’da gazetecilik yapıyorum. Yakın zamana kadar hep Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği için boşa enerji sarf etmesine karşı çıktım. Yığınca gerekçelerim vardı, tamamına yakınını da yazdım.
Bu karşı çıkışta, Türk’ün Batı’ya olan özlemini hiç göz ardı etmedim. Batı’ya olan akının değişik vesilelerle devam edeceğine, bunu kimsenin durduramayacağına olan inancımı da korudum.
Türkiye’de öyle bir rüzgâr estirildiki, Türk halkı AB’ye girdiğimizde gökten altın yağdırılacağına inandırıldı. Şimdi bu inanç sarsılmış olsa bile çoğu kimse için AB kutsal Kabe duvarı gibi dokunulmazlığını koruyor.
Ama el oğlu dokunmaya başladı bile. Biz hala içine girmek için çırpınırken Guardian Gazetesi, “2025 yılına gelindiğinde Avrupa Birliği ‘topal bir dev’e dönüşecek” diye yazdı.
Gerçi gazetenin manşetten verdiği görüşün sahibi Guardian değil. Görüş, Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi’ne ait.
Amerikan başkanlarına her 4 yılda bir hazırlanarak sunulan Konsey raporlarının sonuncusu olan ve çok tartışılacağa benzer bu raporundan geçenlerde bahsettim.
Özetle ‘ABD hakimiyeti bitiyor’ demeye getiren Konsey raporunun 20 Ocak’ta göreve gelmeye hazırlanan bir sonraki başkan Barack Obama için sarsıcı bir metin olacağı ileri sürülüyor.
Tekrarlarsak, bu rapor; “ABD hakimiyetinin sürdüğünü, başlıca siyasi güçlerin çoğunun, ABD’yi dengeleme fikrinden vazgeçtiğini” söyleyen 2004’teki son rapora göre ciddi bir kaymaya işaret ediyormuş.
Bizim daha önce bazı noktalarını aktardığımız, Guardian’ın manşetten verdiği bu rapordan bazı saptamalar ise şöyle:
“ABD artık dünyayı etkileyecek kararları tek başına alamayacak. 2025 yılına gelindiğinde Avrupa Birliği ‘topal bir dev’e dönüşecek.”
“Dünya çok parçalı hale gelecek, kıt kaynaklar üzerindeki uzlaşmazlıklar artacak, bu anlaşmazlıklar harap durumdaki uluslararası kuruluşlar tarafından güçlükle denetlenebilecek, nükleer silahlar özellikle Ortadoğu’da iyice yayılacak, hatta bir nükleer çatışma bile mümkün olabilecek. Ve Batı tipi demokrasinin zaferi de, mutlak değil.”
Kısacası ABD ve AB artık kutsal Kabe duvarı gibi dokunulmaz değil.
Kıyısından köşesinden çekiştirilmeye başlanan bu ülke birlikteliklerinin dünyanın güç odakları olarak kalacağını sanmak yanılgı olur. Dünya yeniden şekillenecek. Hesaplar buna göre yapılmalı.
(Bu yazı 24 Kasım 2008 tarihinde yayımlanmıştır)


