Ana Sayfa / Gündem / HAMDİ YILMAZ & AB ORDUSU FİKRİNİN TEMELLERİ

HAMDİ YILMAZ & AB ORDUSU FİKRİNİN TEMELLERİ

10 Mart 2022 12:290 görüntülenme
HAMDİ YILMAZ & AB ORDUSU FİKRİNİN TEMELLERİ

Gelin bundan 9 yıl kadar öncesine yani 25 Aralık 2013 tarihine gidelim:

Siz içeride cambaza bakarken, dünya dönmeye devam ediyor.

Brüksel’deki AB Zirvesi’nin ilk gününde Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Fransa’nın Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki askerî misyonu için AB'den mali yardım istedi. Bu istek gündemin diğer savunma maddelerini gölgede bıraktı.

AB’nin motoru konumundaki Almanya’nın Başbakanı Angela Merkel ise, "Karar verme sürecinde etkili olmadığımız bir askerî misyona, mali destek sağlayamayız" diyerek kestirip attı.

DW’nin haberine göre, “Almanya Başbakanı'nın sözleri, NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'in yanı sıra Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz'dan da destek gördü. Schulz, Avrupa'nın askerî politikalar bakımından hâlâ ABD'ye bağımlı olduğunu kaydetti. Schulz tüm üye ülkelerin tek başına askerî operasyon yürütme faaliyetlerini bırakması gerektiğine dikkat çekti. AP Başkanı, bu durumun paralel iç yapılar nedeniyle milyarlık maliyetlere ve ortak askerî misyonlarda uyum sorunlarına yol açtığını ifade etti.”

İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt ise, Hollande'ya, ‘Avrupa'dan dayanışma istemeden önce askerî operasyon kararlarının da ortaklaşa alınması gerektiğini' hatırlattı.

Fransa, eski sömürgesine düzenlediği operasyonda yalnız kalırken, Avrupa Birliği Parlamentosu Başkanı Martin Schulz'un ‘Operasyonlarda ortaklık” fikri ile AB Ordusu’nun fiili temellerinin atılmaya başladığını görmek gerekiyor.

DW’nin aktardığı diğer haberlere bakılırsa, ortada tartışılması gereken pek çok konu bulunuyor:

“Her küçük Avrupa ülkesinin hava kuvvetleri bulundurması gerekli mi? Avrupa ülkelerinin kendi başlarına savaş tankı geliştirmesinde yarar var mı? Her ülkede askeri pilot yetiştirilmesi kaynak israfı anlamına gelmiyor mu?

Millî prestij, gelenekler ve her ülkenin kendine göre sanayi politikası uygulaması, savunmada Avrupa ülkelerinin askeri çalışmalarını birleştirmesine engel olmuyor mu?

Ancak cevabını kendi içinde barındıran bu mantıki fikirlerin fiiliyata dökülmesi AB’li habercilere göre “sanıldığı kadar kolay olmuyor.”

İngiltere Başbakanı David Cameron ise, “Avrupa Birliği'nin kendi ordusunu kurmasını doğru bulmadıklarını, NATO'nun yanında paralel askeri yapılandırmalar olmaması gerektiğini ve aksi takdirde NATO'nun zayıflayacağını söyledi.”

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen ise, Cameron’a itiraz ederek, Avrupa'nın savunma yeteneğini arttırmasıyla NATO'nun güçlenmesi arasında çelişki görmediğini söyledi. Rasmussen, “Avrupa güvenliğine daha fazla önem vermediği takdirde, ABD'nin bize sırt çevirme ve Amerika ile Avrupa'nın birbirinden uzaklaşma tehlikesi doğar” dedi.

Eğer Rasmussen efendisinin gücünü ortaya koyarak yağcılıktan öte bir amaç taşımıyorsa, Avrupa’nın ‘ABD’siz Avrupa’yı öcüler yer’ korkusunu da tescillemiş oldu.

Bütün bunları AB Ordusu’na doğru gidişin sancıları olarak görmek mümkün.

Ancak, Schulz’un, “Görülebilir zaman zarfında Avrupa'nın askeri rolü ‘yumuşak güç' olmaktan öteye geçmeyecektir. Avrupa kesinlikle askeri süper güç olmayacaktır” ifadesini de yabana atmamak gerekiyor.

Paylaş:
AB Ordusunun Fikrinin TemelleriHamdi Yılmaz

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz