Ana Sayfa / Gündem / Erol Güngör’ü anarken

Erol Güngör’ü anarken

25 Nisan 2021 05:460 görüntülenme
Erol Güngör’ü anarken

1982 Mart’ından Denizli’ye askerlik yapmaya gitmeden önce Kayseri’de üç arkadaşımla birlikte yayınladığım Doğuş Edebiyat Dergisi’ni Ankara’da Alper Aksoy’a devretmiştim. Kendi arkadaşlarımın muhalefetine rağmen Ankara’ya devrini kapanmasına tercih etmiştim.

Denizli’de çarşı iznine ilk çıktığım gün kitapçıda Doğuş Edebiyatı gördüm, aldım ve hemen Candoğan Parkı’na girerek bir banka oturdum. Ankara’daki ilk sayısı idi.

İlk göz ağrımdı, hâlâ daha dünyanın en samimi yayın organı olduğunu düşünürüm. Biz gazete kağıdına basardık, kendinden kapaklıydı.

Ankara’da kuşe kâğıttan renkli kapak basmışlar. Üstelik “Kayseri’den gelin getirdik” vs diye rencide edici tantana koparmışlardı.

İlk yazı o sıralar Konya Selçuklu Üniversitesi Rektörü olan Prof. Dr. Erol Güngör’e aitti ve “Ocaklar Sönmemeli” başlığını taşıyordu.

Hoca, bizim derginin Ankara’ya ‘Gelin’ olarak gidişini bir ocak sönmüş gibi algılıyor ve şöyle yazıyordu:

“Her ay bana gelen dergiler masamda okumam için sıranın kendisine gelmesini beklerdi. Ben ise sabırsızlıkla Kayseri’den gelecek Doğuş Edebiyat dergisini beklerdim.”

Ardından da özeti “Mahalli kültürler gelişmezse milli kültür gelişemez” olan uzun bir sosyolojik tahlil ve derginin yeni sahiplerine bizimle irtibatı kesmemeleri tavsiyesi vs.

Bir askerin ağladığı görülmesin diye kepimi gözlerimin üzerine indirirken, “Hoca bu yazıyı daha önce yazsaydın, askerlik süresince bütün sayıları basar öyle gelirdim” diye mırıldanmıştım.

Hemşeriydik, Kırşehirliydi. Ama birbirimizi fiziken hiç görmemiştik. Yattığı yer nur olsun. Vefatı Türkiye için büyük kayıptı.

(Hamdi Yılmaz / Gazete Balkan)

Paylaş:
Erol Güngör’ü anarkenHamdi Yılmaz

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz