Ana Sayfa / Gündem / Ercan Çölmekçi & Cumhuriyetimizin 102. Yılına Sanatla Adanmış Bir Mektup

Ercan Çölmekçi & Cumhuriyetimizin 102. Yılına Sanatla Adanmış Bir Mektup

28 Ekim 2025 12:130 görüntülenme
Ercan Çölmekçi & Cumhuriyetimizin 102. Yılına Sanatla Adanmış Bir Mektup

Merhaba değerli dostlarım, sevgili kardeşlerim!

Bugün 29 Ekim. Takvimde sıradan bir gün değil, bir milletin küllerinden doğuşunun, en büyük aydınlık destanımızın doğum günü. Cumhuriyetimiz, 102 yaşında! Bu coşku, bu gurur tarif edilemez.

Her Cumhuriyet Bayramı’nda olduğu gibi, ruhum beni o eşsiz lidere, Başkomutanımız, Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’e götürüyor. O'nun vizyonu, sadece siyasi ya da askeri bir zafer değildi; o, tıpkı büyük bir sanat eseri gibi, derin bir felsefeye ve mistik bir inanca dayanıyordu.

İşte bu yüzden, dinlediğim bir şarkı var ki, her dinlediğimde Atamın o büyük "Rüya"sını iliklerime kadar hissediyorum: Loreena McKennitt'in "The Mystic's Dream" (Dervişin Rüyası).

Şarkının o büyülü ve kadim atmosferi, bana Kurtuluş ve Kuruluşun destanını fısıldıyor. Dinlerken şu dizelere odaklanmanızı rica ediyorum; çünkü bunlar, sadece bir şarkı sözü değil, Anadolu'nun o zorlu yıllarının ruhunu anlatan dizelerdir:

"Dünyevi bir gecede bulutlu bir rüya,

Hilalin üzerinde asılı duruyor.

Eskimeyen bir ışıkta sessiz bir şarkı,

Yaklaşan şafakta şarkı söylüyor."

"Uçan kuşlar oraya sesleniyor,

Kalbin taşları hareket ettirdiği yer."

Bu dizeler, O'nun omuzlarında taşıdığı yükün büyüklüğünü ve bize bıraktığı aydınlık mirası ne kadar da çarpıcı anlatıyor. Bu duygusal zenginliği sizlerle paylaşmak, Atamıza olan sonsuz sevgimi ve Cumhuriyete olan ebedi bağlılığımı sanatın diliyle haykırmak istedim.

Kalbimin Sesinden Ata'ma: Dervişin Şafağı

Şarkı, "Dünyevi bir gecede bulutlu bir rüya, Hilalin üzerinde asılı duruyor..." diye başlıyor.

Gözlerimi kapattığımda, Sevr'in karanlığını, işgalin acısını görüyorum. Ama o zifiri gecede, bir dervişin, bir komutanın, bir başöğretmenin gönlünde bir rüya parlıyor. O rüya, yıkımın ortasında dahi Hilalin üzerinde asılı duran, sönmeyen bir umuttu.

O, henüz kimsenin duymadığı o “Eskimeyen bir ışıkta sessiz şarkı"yı kalbiyle duyuyordu.

Atam, o zor günlerde sadece tüfeği değil, asıl kalbini, inancını kullandı. "Kalbin taşları hareket ettirdiği yer" tam olarak burasıdır! O, imkansızı mümkün kılan liderdi.

Kimsenin cesaret edemediği yerde, O yürüdü; çünkü O’nun kalbi sadece askeri zaferi değil, aynı zamanda "Zümrüt yosununun içinde yuvalanmış" o yeni, bağımsız ve aydınlık ülkeyi istiyordu.

O'nun milletine olan inancı, gözlerinde sarsılmaz bir "güven ateşkesi" ilan ediyordu.

"Çöl alacakaranlığının derinliklerinde, Kum gökyüzündeki havuzlarda eriyor..."

Bu bir erime, bir dönüşümdü! Eski, tozlu düzenin, cehaletin, köhnemişliğin kum gibi avuçlarımızdan kayıp gidişi bu değil mi?

Atatürk, aklın ve bilimin meşalesini yaktığında, karanlığın "kızıl pelerinini serdiği" en ümitsiz anlarda bile, çağdaş medeniyeti hedef gösterdi.

O'nun fikirleri ve reformları, bizim için hep yanan "Lambaların beni evime çağıracak" sesi oldu. O ev, sığınılacak son kale: Türkiye Cumhuriyeti'dir!

Şarkının o hüzünlü ve derin kısmı geliyor:

"İşte burada saygı göstermem gerekiyor, Gecenin durgunluğuna kapıldım..."

Evet! O’nun omuzlarında taşıdığı yük ve bize armağan ettiği bu hürriyet için ömrümüz yettiğince minnettar olacağız.

"Şimdi hareket ettiğini hissediyorum, Ve her nefes, nefes dolu."

Çünkü O, bize sadece bir vatan değil, aynı zamanda özgürce nefes alma, fikir üretme, insan gibi yaşama hakkı verdi. Her nefesimiz, O'nun eserinin bir yansımasıdır.

Sevgili dostlar, büyük Ata'mıza olan sevgimiz; O'nun "Hepsi senin aşkın için" kurduğu bu Cumhuriyete, gösterdiği hedeflere sahip çıkmakla ispatlanır.

Sanatla, bilimle, akılla ve kalple...

O’nun mirası, Loreena McKennitt’in o mistik melodisi gibi, ruhumuzun derinliklerinde yankılanmaya devam edecek. Cumhuriyet, bizim ebedi şafağımızdır!

Yaşasın Cumhuriyet!

*Lütfen Dinleyin: Loreena McKennitt - "The Mystic's Dream"

(Bu yazıyı okurken ya da okuduktan sonra kulak verin; O büyük ruhun fısıltısını hissedeceksiniz.)

Saygılarımla,

Paylaş:
Ercan Çölmekçi

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz