CCIB’nin Amerika ve Karayipler Çıkartması- 4

Yazan: Ercan Çölmekçi

Premier Group CEO’su • CCIB Başkan Danışmanı
Ekonomik Misyonu Notları-18 Kasım 2025
Kuzey Amerika’da Yeni Bir Kapı:
Protokoller, Diplomasi ve Chicago’nun Gece Ruhu
“Doing Business in the USA” oturumunun ardından salon yeniden düzenlendi; masalar ışığa göre hizalandı, bayraklar yerleştirildi, imza klasörleri titizlikle hazırlandı.
Bu an yalnızca bir protokol töreni değil, Romanya iş dünyasının Kuzey Amerika’daki kurumsal varlığını güçlendiren yeni bir başlangıçtı.
Romanya Ticaret ve Sanayi Odası (CCIB) aynı gün iki önemli mutabakata imza attı:
• CCIB Calgary Temsilciliği Protokolü
İmzalar şu isimlerle atıldı:
Iuliu Stocklosa – CCIB Başkanı
Jaba Bogdan Constantin – CRATI
Andrada Sînziana Popa – Calgary Temsilcisi
Her iki temsilcilik de Romanya şirketlerinin ABD ve Kanada pazarına giriş süreçlerine destek verecek, yerel kurumlarla koordinasyonu sağlayacak, B2B eşleştirmeleri ve yatırım diplomasisini yöneten merkezler hâline gelecek.Haliyle biz ve bizim iş ortaklarımıza da yeni bir imkan.
Ve tüm bu mimarinin ardındaki görünmez güç yine aynıydı:
Romanya’nın Chicago Başkonsolosluğu.
Andy’s Jazz Club – Chicago’nun Müzikal Kalbine Küçük Bir Firar

Protokol akşamı tam olarak sonlanmadan, günün diplomatik yoğunluğu zihnimde ağırlık bırakmaya başlamıştı. Tam o anda ekipten arkadaşlarım Demeter ve Antonio hafif bir tebessümle yanıma gelip:
“Ercan, bu akşam diplomasi burada bitsin; seni Chicago’nun ruhuyla tanıştırıyoruz.”
dediler.
Ve doğrusu, okulu kıran çocukların sevinciyle biz de küçük bir firara çıktık.
Chicago’nun özgürlük ruhunu taşıyan meşhur caz kulübü Andy’s’e gittik.
Kapıdan içeri adım attığımız anda mekânın büyüsü üzerimize çöktü:
loş ışıklar, koyu kırmızı tonların masalara düşürdüğü sıcak gölgeler, gürültüsüz ama canlı bir kalabalık ve sahneden yükselen o derin saksafon sesi…
Chicago caz geleneğinin en duru hâli tam karşımızdaydı.
Sahnede çalan quartet her parçayı doğaçlama dokunuşlarla işliyor; ritim yükseliyor, düşüyor, sonra yeniden toparlanıyordu.
Caz, günün toplantı yükünü üzerimden alan yumuşak bir meditasyon gibiydi.
Kısa bir sürpriz de yaşandı:
Doğum günüm anısına sahneden bir parça çaldılar.
Sıcak, samimi ve hoş bir andı.
İşte o anda ,Nazım’ın dizeleri kendiliğinden içimden geçti:
“Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Caz ve ben bahtiyarım.”
***
Chicago Riverwalk – Kısa Bir Gece MolaSı
Andy’s’den çıkınca otele dönmek için acele etmedik; “Biraz yürüyelim,” dedik.
Chicago’nun en sevilen noktalarından biri olan Riverwalk, nehir boyunca uzanan kafeleri, küçük barları, sanat köşeleri ve tarihi köprüleriyle gece bambaşka bir atmosfere sahiptir.
Yürürken şehrin simge yapıları da bize eşlik etti:
Marina City’nin ikiz kuleleri, ışıklarıyla yükselen Trump Tower, tarihi Wabash Köprüsü ve devasa Merchandise Mart…
Nehir üzerindeki ışık yansımaları ve hafif rüzgâr, günün yoğunluğunu yumuşak bir tonda dağıttı.
Kısa ama iyi gelen bir yürüyüştü.
***
Epeyce uzun ve keyifli süren yürüyüşün sonunda otelimize dömek için bir Uber çağırdık; ancak karşımıza kocaman bir Lincoln Navigator gelince hepimiz şaşırdık.
Sanki gizli bir el o akşam bana küçük bir jest daha yapıyordu.
Neşeli Afro-Amerikalı kadın şoförün açtığı soft soul müzik eşliğinde Chicago sokaklarından geçerken, gece bir taraftan akıp gidiyor ve yeni yaşıma giriyordum.
***
Yarın: Soğuklar bitti, yolculuk sıcak Karayiplere- Barbados’a.


