CCIB’nin Amerika ve Karayipler Çıkartması- 11

Yazan: Ercan Çölmekçi
Premier Group CEO’su • CCIB Başkan Danışmanı
Ekonomik Misyonu Notları- Kasım 2025
Küba ve Havana Anekdotları

Havana’daki günleri tek bir güne sığdırmak mümkün değil. Bu yüzden bu bölümü saat saat, gün gün anlatmak yerine; birkaç güne yayılan kısa anekdotlarla, daha çok hissettiklerim üzerinden yazmayı tercih ediyorum. Havana böyle anlatılmayı hak ediyor.
Bir Sınıfta Başlayan En Anlamlı Ziyaret
Havana’daki en anlamlı duraklardan biri bir okul ziyaretiydi. Bu ziyaretin fikri Saint Vincent’teyken benden çıktı; Büyükelçimiz Sayın Theodora-Magdalena Mircea da memnuniyetle onay verdi. Ben Saint Vincent’ten yükte hafif ama anlamı büyük oyuncaklar almıştım. Aurel Bey de getirdiği çikolatalarla bu ziyarete güzel bir katkı sundu.
Bir sınıfa girdik. Ne bir tören vardı ne bir resmiyet. Çocuklar ayakta yanyana sıralanmışlar bizi bekliyorlar.. Önce her çocuk sırayla ismini söyledi, sonra herrine hedye paketini verdik. Büyükelçiliğimizin organize ettiği pasta ve pizzalar geldi. Şarkılar söylendi, şiirler okundu, birlikte pastayı kestik.

O sınıfta gördüğüm gözler…
Ne talepkârdı ne beklenti dolu. Sadece samimi, sadece içtendi.Gülümseyen..
Bu yolculuğun en temiz, en unutulmaz anlarından biri buydu.
Havana Sokakları ve Tanıdık Bir Dost
Sonra yine yaptığımı yaptım; kendimi Havana sokaklarına bıraktım. Geçen yıl Atatürk büstü yakınlarında tanıştığım ve Atatürk’ü şaşırtıcı derecede doğru bilgilerle anlatan dostum Alfredo ile yeniden buluştuk. Hasret giderdik, birlikte bir şeyler yedik, yürüdük.
Bu şehirde insanlar hızlı tanışıyor ama tanışıklıklar çabuk dostluğa dönüşüyor. Havana, insanı yabancı hissettirmiyor.
Zamanın Donduğu Şehir ve Eski Arabalar

Havana sanki 1960’ta durmuş bir şehir.
Binalar, parklar, altyapı, yollar… Yıllardır yenilenmemiş.
Ama sokaklar hâlâ yaşıyor.
Chevrolet Bel Air’ler, Buick’ler, Cadillac’lar, Pontiac’lar…
Amerika’nın eski arabaları Havana sokaklarında hâlâ görev başında.
Biz de bu klasik arabalardan birine bindik, şehri öyle dolaştık. Havana’yı yürüyerek tanırsınız, ama bir eski arabanın arka koltuğundan izleyince şehrin ruhu daha net ortaya çıkıyor.
Deniz, Balık ve Hemingway’e Göz Kırpan Bir An
Heyetimizden bazı arkadaşlar denize açıldı. Ticaret Odası Başkanımız Sayın Iuliu Stocklosa özellikle balığa gitmek istemişti; organizasyonu da kendisi yaptı. Ben hayatımın hiçbir döneminde avcı olmadığım için teknede yer almadım.
Gitmeden önce, biraz da espri olsun diye Başkan’a Hemingway’in İhtiyar Balıkçı’sını okuyup okumadığını sordum. Gülüştük.
O gün gerçekten büyük bir balık yakaladı.

Ve balığı tekne sahibine, Kübalı balıkçılara hediye etti.
Küba’da paylaşmak hâlâ güçlü bir refleks. Küçük bir jest, büyük bir mutluluğa dönüşebiliyor.
Havana’nın Elektriği, Türk Gemileri ve Gurur Veren Bir Detay
Küba’nın en büyük günlük sorunlarından biri elektrik. Kesintiler hayatın doğal bir parçası. Akşam ışıklar gidiyor, sokaklar kararıyor, evler sessizleşiyor. Ama tamamen karanlık değil.

Çünkü Havana’nın elektriğinin önemli bir kısmı, Karadeniz Holding’e ait Türk bayraklı yüzer elektrik santrallerinden geliyor. Türk gemileri, Havana açıklarında şehre elektrik veriyor. Bu bilgi kâğıt üzerinde bir detay gibi durabilir ama sokakta yürürken çok daha anlamlı.
Şehri dolaşırken küçük bir parkta, çini üzerine işlenmiş bir sahne gördüm. O sahnede elektrik gemileri resmedilmişti. Türk gemileri…
Sessiz, gösterişsiz ama hayatın tam içinde bir katkı.
Bunu görmek, bu yolculukta beni en çok etkileyen anlardan biri oldu.
Akşamlar, Sanat ve Bir Karşılaşma
Akşamlarından birinde, Havana Büyükelçiliğimizin davetiyle Birleşik Arap Emirlikleri’nin kuruluş resepsiyonuna katıldık.
Orada Küba’nın önemli sanatçılarından Michael Mirabal ve eşiyle karşılaştık.
Mirabal, Küba’da sanatın ve muhalif duruşun sembol isimlerinden biri. Aynı masada oturduk, sohbet ettik, yemeğimizi birlikte yedik. Havana’da yolların tekrar kesişmesi, bu şehrin kendine has sıcaklığını bir kez daha gösterdi.
O gecenin ilerleyen saatlerinde ise Havana‘da fuarda tanıştığım Türk işadamı İbrahim Bey’le havuz kenarında hem prolarımızı tutturduk hem de güzel bir sohbet yaptık ve geceyi bu şekilde kapattık.
Yarın, yazı dizimizin son bölümünde; bu yolculuğun son durağında Romanya’nın kuruluş yıldönümünü Havana’da, Küba’nın kalbinde kutlayacağız.


