‘ANAF müfettişleri, çok uluslu şirketler tarafından korkutuluyor’

*Romanya’da vergi müfettişlerinin, çok uluslu şirketler tarafından korkutulduğu ve taciz edildiği, Rumen devletinin ise yabancıları rahatsız etmekten kaçındığı iddia edildi
Naţional gazetesinin haberine göre Romanya’da vergi (ANAF) müfettişleri, çok uluslu şirketler tarafından korkutuluyor ve taciz ediliyor. Rumen devleti ise yabancıları rahatsız etmekten kaçınıyor.
Çok uluslu şirketleri kontrol eden ANAF personeli, cılız ve düşük ücretli.
Romanya'da çoğu çok uluslu şirketler olmak üzere toplam 3.700 büyük vergi mükellefi, sadece 230 vergi müfettişi tarafından kontrol ediliyor. Dahası, işin muazzam riskleri ve karmaşıklığı göz önüne alındığında maaşları mütevazı.
Gazete, “Sistemdeki sendikacılar bize, vergi müfettişlerinin yabancı şirketleri kontrol etmeye gittiklerinde, bazıları ünlü politikacılar ve eski bakanlar veya eski ANAF başkanları olan avukatlar ve vergi danışmanları ordusu tarafından sindirildiğini ve hakkında suç duyurusunda bulunulan şikayetlerle taciz edildiğini söylüyor.” diye yazdı.
Haber daha sonra şöyle devam etti:
“Romanya devleti, her seferinde önünde diz çöktüğü gelişmiş AB devletleriyle başını derde sokmamak için çok uluslu şirketlerden para toplamak istemiyor. Bütçe gelirlerinin yüzde 50'den fazlası, kayıpları artıran ve kârları azaltan vergi optimizasyonlarının bütçe gelirlerini önemli ölçüde azalttığı 3.700 büyük vergi mükellefinden geliyor.
Bu 3.700 büyük mükellef için, ANAF bünyesinde Devlet daha çok vergi toplayabilsin diye ‘Büyük Mükelleflerin İdaresi Genel Müdürlüğü (GGMK)’ birimi bulunuyor.
Kurumun ANAF’ın stratejik bir departmanı oluşu, işin karmaşıklığı buradaki personelinin ihtiyaç duyduğu ilgili risklerle orantılı olarak yüksek maaşlardan yararlanması gerekiyor.
Açıkçası bunların hiçbiri olmuyor. Müdürlükte sadece fiilen kontrolden sorumlu 230 vergi müfettişi görev yapıyor ve bu çalışan sayısını artırmaya yönelik bir niyet bulunmamaktadır.
Ancak, sendikacıların söylediğine göre bu kurumda çalışan en iyi müfettişlerin çoğu çok uluslu şirketler tarafından işe alınıyor veya daha aşağı bölümlere kaydırılarak düşük maaşa mahkûm ettiriliyor.
Son üç yılda, Büyük Mükelleflerin İdaresi Genel Müdürlüğü teftiş ve idare faaliyetindeki personel sayısı yarı yarıya azaltıldı. Şu anda destek hizmetlerinde çalışanlar dahil 500'den az çalışan var ve bunların 230'dan azı vergi incelemesi yapıyor.
Bunlar, 3.700 büyük vergi mükellefini kontrol ederler ve ANAF tarafından toplanan toplam gelirlerin yüzde 47'sini elde ederler.
ANAF karargâhı içinde bile mali risklerin belirlenmesinde, büyük varlıkların kontrolünde, gerekli seviyenin çok altında personel bulunan özel durum yönetimi var. Ulusal Kamu Maliyesi Birliği SindFISC'den yapılan bir basın açıklamasına göre bu durum, yapılan iş için uygun şekilde ödüllendirilmemenin, işin karmaşıklığının, üstlenilen ek risklerin ve performansı teşvik edecek yönetim araçlarının bulunmamasının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor"
AVUKATLAR VE DANIŞMANLAR ORDUSU
Habere göre sendikacılar, çok uluslu şirketleri kontrol etmeye giden vergi müfettişlerinin çok zor bir görevi olduğunu ve psikolojik açıdan iyi hazırlanmaları gerektiğini, çünkü önlerine çıkan avukatlar ve vergi danışmanları ordusunun oldukça ürkütücü olduğunu söylüyorlar. Özellikle çokuluslu şirketlerin bu avukatları ve vergi danışmanları arasında eski ANAF müfettişleri, eski Dışişleri Bakanı Gabriel Biriș örneğinde olduğu gibi eski politikacılar bulunuyor.
Sendikacıların iddiasına göre, büyük danışmanlık firmaları bunu yapıyor, vergi kaçakçılığının eşiğinde olan vergi optimizasyonu ve Maliye müfettişleri aynı eğitimi almıyor çünkü kimse onları uzmanlık eğitimine göndermiyor.
Sendikacılar, “ANAF'ın iyi insanları, onlara en az iki kat maaş ve diğer pek çok olanak sunan çok uluslu şirketler tarafından büyük bir ilgiyle karşılanıyor. Öte yandan müfettişler mahkeme tarafından taciz ediliyor, şahıslar tarafından dava ediliyor. Bu nedenle, kontrollü çok uluslu şirketler onları görevi kötüye kullanmakla, yasa ve mevzuatı taraflı yorumlamakla suçluyor. ANAF, müfettişlere hukuki yardım sağlamaz ve onları hiç savunmaz, onlara sendikadan sadece biz yardım ederiz. Çok uluslu şirketler genellikle Mahkemede kazanamasalar bile bu davaların amacı gözdağı vermek, zaman kaybetmek, uygunsuz kişileri değiştirmektir.” diyor.


