Almanya’dan en çok sınır dışı Türkiye'ye

*Almanya'da aşırı sağcılar ABD'deki gibi ICE benzer bir polis birimi oluşturulmasını istiyor
ABD'de Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) son haftalarda göçmenlerin de aralarında bulunduğu tüm sivillere yönelik, ölümlere varan sert müdahalesi, gözleri Batı ülkelerinin göç politikasına çevirdi.
Peki Almanya'da çeşit sınır kontrol ve polis teşkilatı olan ICE'ın muadili bir kurum bulunmuyor. Ancak aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Bavyera teşkilatı bunu değiştirmek istiyor. Sol eğilimli Alman gazetesi taz'ın bu hafta değerlendirdiği parti içi bir belgeye göre, parti içerisinde, ABD Başkanı Donald Trump'ı ve ICE'ın geldiği noktayı örnek alan bir öneri hazırlandı. Öneride, Bavyera eyalet polisi bünyesinde "İltica, Takip ve Sınır Dışı Grubu" (AFA) adıyla yeni bir birimin kurulması talep ediliyor. AfD'nin anketlerde ilk sırada olmayı sürdürdüğünü unutmamak gerekiyor.
-Son yıllarda sınır dışılar arttı
Son 10 yılda Alman hükümeti, bürokrasinin "kalma ihtimali düşük" olarak tanımladığı göçmenlerin sınır dışı edilmesini kolaylaştırmayı amaçlayan bir dizi reform hayata geçirdi. Bu çabalar son dönemde daha da hız kazandı. Hem Başbakan Friedrich Merz hem de selefi Olaf Scholz, sınır dışı işlemlerinin önündeki hukuki engelleri azaltmaya çalıştı.
Bu politikaların etkisi istatistiklere de yansıdı. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılında sınır dışı işlemleri, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 16 seviyesinde arttı. 2023'ten 2024'e geçişte de sınır dışı sayısında yüzde 22'lik bir artış kaydedilmişti.
-Sınır dışı kararlarında istisnalar var
Peki Almanya kimleri sınır dışı edebiliyor?
Kural olarak, oturum izni bulunmayan ya da iltica başvurusu reddedilmiş olan herkes, belirlenen bir süre içinde Almanya'yı terk etmekle yükümlü. İltica başvurusu reddedilenler için bu süre genellikle bir ay. Bu süre içinde ülkeyi terk etmeyenler sınır dışı edilebiliyor.
Ancak bazı istisnalar mevcut. Bazı durumlarda, kişilere "müsamaha" veya "tolerasyon" olarak adlandırılan statü verilebiliyor. Bu durumlar, kişilerin kimliklerinin net olarak tespit edilememesi, kendisi gibi tolere edilmiş statüye sahip biriyle bakıma dayalı aile bağı bulunması, insani ya da tıbbi nedenler ve Almanya'da bir iş bulmuş olmaları olarak sıralanıyor.
Almanya'da bugün yaklaşık 180 bin kişi bu "müsamaha" statüsüne sahip.
-Sınır dışı kararı nasıl alınıyor?
Sınır dışı etme kararı, yerel yabancılar dairesi tarafından alınıyor. Bu makam, sınır dışı işlemine engel teşkil eden hukuki bir durum olup olmadığını inceliyor. Engel bulunmazsa sınır dışı tarihi belirleniyor. Ancak bu tarih, ilgili kişiye önceden bildirilmiyor.
Yetkililer, kişinin daha önce sınır dışı edilmekten kaçmaya çalıştığını düşünürse ya da kaçma riski olduğuna kanaat getirirse, kişi sınır dışı tarihine kadar gözaltında tutulabiliyor.
Avrupa genelinde geri gönderme ve yeniden kabul politikalarının sonuçlarını inceleyen bir araştırma projesinde yer alan Göttingen Üniversitesi'nden araştırmacı Svenja Schurade, DW'ye yaptığı açıklamada şu değerlendirmeyi yaptı:
"Sınır dışı işlemleri doğası gereği son derece bürokratik ve oldukça zahmetli bir süreç. Bunun nedenlerinden biri, sınır dışıların kısmen uluslararası diplomasi düzeyinde müzakere edilmesidir: Ülkeler vatandaşlarını hangi koşullarda geri alacak? Bunun için belirli kanıtlar ve diplomatik ilişkiler gerekir. Ardından da oldukça zahmetli bir organizasyon süreci gelir."
-Sınır dışı işlemleri nasıl yapılıyor?
Sınır dışı etme kararını eyalet düzeyindeki yabancılar daireleri verse de işlemin fiilen uygulanmasından federal polis sorumlu. Bazı durumlarda, belirli ülkelere yönelik "toplu sınır dışı" amacıyla özel "charter" uçakları kiralanıyor ve polis, uçağın tamamen dolmasını sağlamak için gözaltı ve sevk işlemlerini buna göre organize ediyor.
2024 yılında yaklaşık 20 bin 100 sınır dışı işleminin 7 bin 300'ü, kiralanan özel uçaklarla gerçekleştirildi. Bu yöntem devlet için oldukça maliyetli. Tek bir charter uçuşunun maliyeti on binlerce euroyu bulabiliyor ve uçağa, sınır dışı edilen kişilere refakat etmesi için çok sayıda federal polis de bindiriliyor.
Birçok vakada, sınır dışı edilmesi planlanan kişiler önce yabancılar dairesine çağrılıyor. Burada kendilerini bekleyen bir federal polis memuru, sınır dışı edileceklerini bildiriyor. Ardından polis eşliğinde evlerine götürülerek kıyafetlerini ve eşyalarını almalarına izin veriliyor ve sonrasında doğrudan havaalanına sevk ediliyorlar.
Bazı durumlarda ise polis, sabahın erken saatlerinde, hatta 05:00 sularında, kişilerin evlerine giderek onları gözaltına alıyor. ABD'deki ICE uygulamalarının aksine, Alman polisi maskesiz, üniformalı ve kimliklerini taşıyarak görev yapıyor. Almanya'da polisler, talep edilmesi halinde isimlerini de vermek zorunda.
Bu uygulamaların ne kadar travmatik olabildiğine dair çok sayıda örnek bulunuyor. Almanya'daki bir mülteci yurdunda görev yapmış eski bir yönetici, isminin açıklanmaması koşuluyla DW'ye, sabah saat 05:00'te polisin gelip engelli bir adamı doğrudan havaalanına götürdüğünü, geride kalan ve kendisi de engelli olan, bakıma muhtaç eşinin ise yalnız kaldığını anlattı.
Resmi olarak sınır dışı edilecek kişilerin telefon görüşmesi yapma hakkı bulunuyor. Bazı vakalarda avukatlar son anda devreye girerek sınır dışı işlemini durdurmayı başarabiliyor. Ancak buna karşın, kişilerin telefonlarına el konulduğuna dair vakalar da mevcut.
-Sınır dışılar nasıl hızlandırıldı?
Alman hükümeti, son 10 yılda sınır dışı işlemlerini hızlandırmak amacıyla çeşitli adımlar attı.
Mülteci krizinin patlak verdiği 2015 yılında, sınır dışı öncesinde kişilerin gözaltına alınmasını haklı çıkaran gerekçelerin kapsamı genişletildi. 2016 yılında tıbbi nedenlerle sınır dışıdan muafiyet daraltıldı ve yalnızca kronik ya da hayati tehlike arz eden hastalıklar muafiyet kapsamına alındı.
2019 yılında kaçma riski taşıdığı düşünülen kişilerin bir önlem olarak gözaltına alınmasına izin verildi ve kaçma riski kriterleri genişletildi. Ayrıca planlanan sınır dışılara dair bilgi sızdırmak suç haline getirildi.
2022 yılında, tehlikeli olarak sınıflandırılan sığınmacıların altı aya kadar önleyici gözaltına alınabilmesinin önü açıldı. 2024 yılında ise, polise, sınır dışı edilecek kişileri bulmak için konut içindeki diğer odalarda da arama yapma yetkisi verildi.
Ancak araştırmacı Svenja Schurade'a göre, bu önlemler sınır dışı işlemlerini her durumda daha hızlı hale getirmedi:
"Araştırmalarımız, bu tedbirlerin sınır dışıları zorunlu olarak daha verimli kılmadığını gösteriyor. Asıl yaptıkları şey, daha fazla toplumsal dışlanmaya yol açmak ve insanları daha kırılgan, daha güvencesiz durumlara itmek oldu."
-En çok sınır dışı Türkiye'ye
Alman İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, 2025 yılının ilk 11 ayında toplam 21 bin 311 kişi sınır dışı edildi. Bu sayının 2024'te 20 bin 84, 2023'te 16 bin 430, 2022'de 12 bin 945, 2021'de 11 bin 982 ve 2020'de 10 bin 800 olduğu düşünüldüğünde, 2020'den bu yana sınır dışı edilenlerin sayısında sürekli bir artış söz konusu.
Sınır dışı edilenlerin sayısı, mülteci krizini takip eden 2016'da 25 bin 375 ve onu takip eden senelerde de 23-24 bin civarında seyretmişti.
Tagesschau'nun haberine göre, 2025 yılının ilk üç çeyreğinde sınır dışı edilenler arasında, en fazla kişi Türkiye'ye sınır dışı edildi. Bu dönemde Türkiye'ye gönderilen kişi sayısı bin 614 olarak kaydedildi. (DW)


