Ana Sayfa / Avrupa / AB’nin cevabını aradığı soru: “AB için ‘ABD'den tam bağımsızlık’ mümkün mü?”

AB’nin cevabını aradığı soru: “AB için ‘ABD'den tam bağımsızlık’ mümkün mü?”

27 Şubat 2021 20:250 görüntülenme
AB’nin cevabını aradığı soru: “AB için ‘ABD'den tam bağımsızlık’ mümkün mü?”

*ECFR: AB, sıfırlamalar ve baskılar arasında yalpalamak yerine, “ilkeli kayıtsızlık” stratejisi izlemelidir

BÜKREŞ / GAZETE BALKAN

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin Cuma günü gerçekleşen liderler zirvesinin ikinci gününde “AB için ‘ABD'den tam bağımsızlık’ mümkün mü?” sorusunun cevabı arandı.

Batı’dan gelen haberlere göre “AB liderler özel zirvesinin ikinci gününde Cuma Birliğin savunma ve güvenlik politikalarıyla bu alanlarda ABD'den bağımsızlık konusu masaya yatırıldı.

DW’nin haberine göre “Zirve bildirgesinde AB'nin kendine yeterlik kapasitesinin artırılmasında kararlılığın sürdüğü ifade buldu. AB'nin dünyada giderek artan istikrarsızlık karşısında kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk üstlenmek zorunda olduğu vurgulandı, NATO, BM ve önemli bölgesel partnerlerle işbirliğini güçlendirmede kararlılık mesajı verildi.”

Yani AB liderleri NATO ve BM’ye iman tazeledi.

Bildirgede, AB ile ABD eşit kategoride değerlendirilerek, "ABD'deki yeni yönetimle, güvenlik ve savunma alanlarında yakın diyaloğu da içeren güçlü ve iddialı bir transatlantik gündem üzerine işbirliğinden" duyulacak memnuniyete de vurgu yapıldı ve "savunma ve güvenlik alanında daha güçlü bir AB'nin küresel işbirliğinde daha büyük avantajlar sağlayacak" denildi.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) Müdürü Mark Leonard’ın “Sıfırlamalar ve baskılar arasında yalpalamak yerine, “ilkeli kayıtsızlık” stratejisi izlemelidir” tavsiyesinde bulunduğu AB, yalpalamanın sürdürüldüğü anlaşılan liderler zirvesinde haydut devlet üzerinden Türkiye’yi “NATO ile AB arasında gizli bilgilerin paylaşımı ve işbirliğinin derinleştirilmesi planlarını bloke etme politikası” izlemekle suçladı.

Konu ile ilgili haberlerde “NATO-AB işbirliğinde Türkiye engeli” başlığı atıldı.

DW haberinde “NATO verilerine göre İttifak'ın en büyük ordusu ABD geçen yıl savunma harcamalarına yaklaşık 785 milyar dolar ayırırken 27 üyeli AB'nin toplam savunma harcaması 300 milyar euroyu bile bulmuyor” denilerek AB’nin NATO sevdası sorgulandı.

NATO ile ilgili samimiyeti sorgulanan AB’nin Konsey Başkanı Charles Michel, zirve sonrası yaptığı açıklamada Almanya Başbakanı Angela Merkel gibi ABD sevdasını NATO ambalajı ile sarmalayarak "Daha güçlü bir Avrupa NATO'yu da daha güçlü kılacaktır" dedi.

Çeyrek asırlık yakın geçmişe bakıldığında Paris metrosunun hava uçurulması ve Kuzey Afrika kökenli kullanışlı “Müslüman” elemanlar vasıtası ile sık sık akıllandırıldığı (!) görülen Fransa, “AB'nin ABD'den tam bağımsızlığını ve ‘stratejik özerkliğe’ sahip olmasını savunan cephenin başını” çekiyor.

“Paris, Rusya'nın izlediği politika, korona virüs salgını ve Trump döneminde ABD ile yaşanan sorunların AB'nin kendi ayakları üzerinde durabilmesini zorunlu hale getirdiğini savunuyor.”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, krize yol açan "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşmiştir" açıklamasının ardından geçen hafta da "Soğuk Savaş sonrası dünyasında NATO'nun hala geçerliliğinin bulunup bulunmadığını" sorgulamıştı. AB diplomatları Fransa'nın bu bakış açısına Birlik içinde destek olmadığını, Almanya'nın NATO'ya bağlılıkta kararlı bir duruş sergilediğini belirtiyor.

“Ne şiş yansın ne kebap” politikasının sürdürücüsü Alman hükümetinin sözcüsü Steffen Seibert, “Başbakan Angela Merkel'in zirvede hem transatlantik ittifakın hem de Avrupa'nın savunma kapasitesinin artırılmasından yana görüş bildirdiğini kaydetti. Bu iki hedefin birbirini tamamladığına işaret eden Seibert, AB ile NATO arasındaki işbirliğinin, AB'nin Kalıcı Yapılandırılmış İşbirliği Savunma Anlaşması (Pesco) dahilinde AB ile ABD arasındaki işbirliğini de kapsayabileceğini kaydetti.”

Öte yandan AFP ajansına konuşan ve ismi verilmeyen üst düzey bir AB yetkilisi, AB'nin savunma alanında özerklik projesinin, ‘giderek daha saldırganlaşan Rusya'ya karşı NATO'ya bel bağlayan bazı AB ülkelerinde endişe yarattığını’ belirterek Rusya ile doğrudan komşu olan Romanya ve Polonya gibi AB üyelerine işaret etti.

DEDEAĞAÇ YIĞINAĞINDAN AB RAHATSIZ MI?

AB Liderler zirvesinde ABD’nin Dedeağaç’a yaptığı yığınak ile ilgili konuşulup konuşulmadığı hakkında herhangi bir bilgi yok.

Dedeağaç yığınağı, Kosova – Sırbistan çıbanının kaşınması ve bazı kuzey bölge Balkan ülkelerine yapılan yığınak gibi hareketliliklerin AB’nin güvenliği ile ilgili ciddi soru işaretleri taşıyor.

Son on yıldır Rusya ve ABD Balkanları tümüyle yakacak ateşin fitillerini döşüyor. Balkanlar ve Doğu Avrupa “Ortadoğululaşma” yolunda hızla ilerliyor.

Bu gelişmelere bakınca “Avrupa’da yakın gelecekte ne kadar güvende olacağız?” sorusu da kendiliğinden gündeme geliyor.

Paylaş:
ABDAvrupa Birliği

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorum Yaz