ABD, Romanya’nın demokratik dayanıklılığını dert edindi

*ABD, ‘Romanya’dan daha iyi bir müttefik ve ortak bulamazdık’ mantığıyla Romanya’nın demokratik dayanıklılığını (!) güçlendirmek istiyor ABD Senatosu’nun parlamentosu bulunan her ülkede olduğu gibi bir Dış İlişkiler Komitesi var. Bu komitenin başkanı Bob Menendez geçen eylül ayında rüşvet almaktan dolayı görevden alındı

İşte, başkanı rüşvetçi çıkan bu Dış İlişkiler Komitesi’nin ‘Avrupa ve Bölgesel Güvenlik İşbirliği Alt Komitesi’ var.
Bu alt komitede 13 gün önce yani 25 Ekim tarihinde “Dışişleri Bakanlığı'nın Karadeniz Güvenlik Stratejisi'nin ve bunların sahada uygulanmasına yönelik eylemlerin değerlendirilmesi” amacıyla bir oturum yapıldı.
Oturum sonucu, Romanya’da “ABD, Romanya'nın Karadeniz'deki stratejik kolon müttefiki rolünü resmen tanıyor” başlığı ile sevinçle ve biraz da kaygıyla karşılandı.
Romanya Çatışma Önleme Merkezi Başkanı Iulian Chifu, bu konuda Adevarul’da yazdığı yazıda, şu görüşleri aktarıyor:
“Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı James O'Brien’in, ABD yönetimi adına ABD'nin bölgedeki desteği ve katkısının 5 ana yönünü (siyasi, güvenlik, ekonomik, enerji ve demokrasinin güçlendirilmesi) anlatan bir sunum yaptığını duyurdu.
O'Brien, Romanya'nın bölgedeki demokratik dayanıklılığın güçlendirilmesindeki merkezi rolüne değinerek şunları kaydetti: "Romanya'dan daha iyi bir müttefik ve ortak isteyemezdik". Öte yandan, Dış Politika Araştırma Enstitüsü'nden Maximilian Hess imzalı Dış Politika konulu analizinde, Romanya'nın tüm dünya için önemi giderek artan rolüne dikkat çekiliyor ancak Romanya’nın kritik bir dönüm noktasında olduğu konusunda uyarıda bulunuluyor.”
ABD USULÜ ‘DEMOKRATİK DENGE’ VE ‘DEMOKRATİK DAYANIKLILIK’
Chifu’nun aktardığı rapordaki “Demokratik dayanıklılık” sözü, Victor Ponta’nın başbakan oluşunun ardından dönemin ABD Bükreş Büyükelçisinin, “Müttefikimiz Romanya’nın demokratik dengesini bozuyor” şeklindeki sözlerini hatırlatıyor.
Hamdi Yılmaz, 13 Temmuz 2012 tarihli yazısında bu ‘demokratik denge’ konusunu şöyle aktarmıştı:
“Romanya Başbakanına önce ABD’nin Bükreş Büyükelçisi tavsiyelerde bulundu. ‘Romanya’da Başbakanlık yapmak zordur’ sözleri edildi. Ardından da ABD Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, ‘Müttefikimiz Romanya’nın demokratik dengesi bozuluyor’ ifadesini kullandı. Anlıyor musunuz, ‘Müttefikimizin demokratik dengesi’. Bu sözü gerekçe göstererek bir ülke bile işgal edebilirler.”
Ufukta yani Romanya’da gelecek yıl yapılacak genel seçimlerde Sosyal Demokratların iktidara geleceği görülünce aynı ABD Dışişleri Bakanlığı bu “Demokratik denge” sözünü revize ederek “Demokratik dayanıklılık” demeye başladı.
Bu gelişim önümüzdeki yıllarda Romanya’da nelerin yaşanabileceğini de ortaya koyuyor. Buraya dikkat etmek gerekiyor.
ABD, Karadeniz Stratejisi kapsamında Romanya’nın demokratik dengesini korumaya ve demokratik dayanıklılığını artırmaya kararlı gözüküyor.
AMERİKA’NIN KARADENİZ STRATEJİSİ
Chifu yazısında, Kongredeki sunumu yetersiz bulurken şu ifadeleri kullanıyor:
“ABD Dışişleri Bakanlığı'nın halen üzerinde çalıştığı ve ABD Atlantik Konseyi'nin de katıldığı bir Amerikan Karadeniz Güvenlik Stratejisini temsil etmekten uzaktır. Daha ziyade, Genişletilmiş Karadeniz Bölgesi'ndeki durumun savunucusu ve ABD Kongresi'nde Romanya'nın tanıtımını yapan Senatör Jeanne Shaheen liderliğindeki alt komiteye Amerikan Yönetiminin bir taslağını ve faaliyet raporunu temsil ediyordu. Bölgedeki büyük tehditler göz önüne alındığında, kamuya açık oturumda sunulan raporun, kaygıların durumu ve Amerika'nın Karadeniz'in Doğu Yakası sınırında hangi yönde hareket ettiği hakkında önemli göstergeler vermesi de bir o kadar önemli.”
Yine Chifu’nun aktardığına göre ‘Romanya'nın Amerikan stratejisindeki rolü: temel ve merkezi ortak’ olmak.
“Oturumda sunulan taslak halindeki strateji, bölgenin birçok sorununu dışlıyor ve kesinlikle Romanya, Bulgaristan, Ukrayna ve Moldova Cumhuriyeti ile sınırlı. ABD ile karmaşık ilişkileriyle bölgede önemli bir aktör olan Türkiye, Güney Kafkasya'daki devletler (Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan) ve bölgedeki karmaşık eylemleriyle Rusya'nın kendisi (sunumda hiç yer almıyor), dolayısıyla basitleştirme yapılıyor. Sunulan temanın. NATO üyeleri de dahil olmak üzere devletlerin Münhasır Ekonomik Bölgelerindeki açık deniz sömürülerinin savunulması da açıkça ele alınmamaktadır. Ancak bu gerçek, raporda neredeyse her tema ve konu için en az 11 kez anılan Romanya'nın rolünü hiçbir şekilde azaltmaz (ABD'nin doğrudan eylemi değil, yalnızca Ukrayna'dan 13 kez bahsediliyor, esas olarak bağlam boyutunda bölgede Ukrayna’yı hedefliyor).”
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Jeyhun Bayramov’un dünkü Bükreş ziyaretine biraz bu konu çerçevesinde bakamaz mıyız?
Şeytan dürtüyor, aklıma tehlikeli sorular geliyor.
Yazımızı Chifu’dan bir alıntıyla bitirelim:
“İlk olarak, ABD'nin bölgedeki siyasi ve diplomatik angajmanı bileşeni olarak, Eylül ayında Ukrayna tahılının Romanya üzerinden geçişini sağlamak amacıyla bizzat O'Brian'ın Romanya'ya yaptığı ziyaretten bahsediliyor. ABD Başkanı'nın ısınmadan sorumlu küresel lider elçisi John Kerry, Üç Deniz Girişimi Forumu'na katılmak üzere Bükreş'e gitti ve burada Romanya Başbakanı Marcel Ciolacu ile görüştüğü belirtildi. Daha sonra bölgesel güvenlik işbirliği bölümünde Bulgaristan, Macaristan, Romanya ve Slovakya'dan dört yeni çokuluslu savaş grubundan bahsediliyor, aynı zamanda son iki mali yılda Romanya ve Bulgaristan'a sağlanan askeri fonlardan, Romanya'da yeni bir Savaş Tugayı'nın kurulmasından da bahsediliyor. Romanya’daki Amerikan askerlerinin sayısı üçe katlandı.”
Sahi Avrupa Birliği nerede?


