AB ile bahar havası

* AB yönetimi önümüzdeki ay Türkiye'yi ziyaret etmeyi planlıyor, Merkel: Türkiye ile her düzeyde temaslara ihtiyacımız var
Avrupa Birliği Liderler Zirvesi’nden Türkiye ile karşılıklı ilgi alanlarında yüksek düzeyli diyalog başlatma kararı çıktı.
AB Liderler Zirvesi bildirisinde AB'nin Türkiye ile kademeli, orantılı ve geri dönülebilir şekilde iş birliğini geliştirmeye hazır olduğu kaydedildi.
AB liderleri, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi için Konsey'in yetki konusunda çalışmasını ve uygulanmasındaki zorluklarla ilgili Türkiye ile görüşmelerin yoğunlaştırılmasını istedi.
AB Komisyonu'ndan da Türkiye ile iş birliğinin halklar arası temas ve seyahat konularında nasıl geliştirileceğini araştırmasını istedi.
AB liderleri, göç yönetimi konusunda Türkiye ile ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
AB Konseyi Başkanı Charles Michel, Nisan ayında Türkiye'yi ziyaret etmek üzere Türk makamlarıyla temas içinde olduklarını açıkladı.
Öte yandan Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye ile her düzeyde temasta olmaya ihtiyaç duyduklarını söyledi.
TÜRKİYE ZİRVE BİLDİRİSİ'NDEN MEMNUN
Türk Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, video konferans yöntemiyle düzenlenen AB Liderler Zirvesi'nin bildirisine yönelik, "Türkiye-AB ilişkilerini olumlu gündem temelinde ilerletme konusunda raporla ortaya konulan çabayı ve Zirve Bildirisine yansıtılmaya çalışılan söylemi memnuniyetle karşılıyoruz." dedi.
Açıklamada, AB Zirvesi Sonuç Bildirisi'nde temel alınan AB Komisyonu Başkan Yardımcısı/AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilci Borrell ve AB Komisyonu tarafından hazırlanan, “Türkiye ile AB arasında siyasi, ekonomik ve ticari ilişkilerin durumu” başlıklı raporun değerlendirme bölümünde olumlu gündemin gereği vurgulanmış olsa da birkaç üye ülkenin dar görüşlü iddialarının etkisinde ve Türkiye-AB ilişkilerine tek yönlü bakış açısıyla kaleme alındığının görüldüğü belirtilerek, "Bununla birlikte Türkiye-AB ilişkilerini olumlu gündem temelinde ilerletme konusunda raporla ortaya konulan çabayı ve Zirve Bildirisine yansıtılmaya çalışılan söylemi memnuniyetle karşılıyoruz." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin müzakere eden aday ülke olarak AB ile ilişkilerini üyelik hedefi doğrultusunda, iş birliği ve karşılıklı yarar temelinde geliştirmeyi içtenlikle arzu ettiği kaydedilerek, gerginliğin azaltılması ve diyalog kanallarının yeniden işler hale getirilmesinin Türkiye’nin ve sağduyulu birçok AB üyesi ülkenin çabalarıyla mümkün olabildiği aktarıldı.
AB tarafından olumlu gündem temelinde somut ve yapıcı adımlar atılmasının Türkiye'nin haklı beklentisi olduğu vurgulanan açıklamada, "Bu adımların zirve bildirisinde koşullara bağlanması, sadece belli alanlara değinilmesi ve hazirana ertelenmesinin ise yakalanan olumlu ivmenin kaybolmasına sebebiyet vermemesini umut ediyoruz." değerlendirmesinde bulunuldu.
Açıklamada, "18 Mart Mutabakatı’nın göç konusunda iş birliği dahil tüm unsurları ile yenilenerek uygulanmaya devam edilmesi için AB ile çalışmaya hazır olmamıza ve bu konuda somut öneriler sunmuş olmamıza rağmen, AB tarafının mutabakatın kapsamlı içeriğini göz ardı ederek seçici davranmak ve muğlak ifadelere yer vermek zorunda kalması, birlikte küresel aktöre dönüştürmek istediğimiz AB açısından zayıf adımlar olarak kalmıştır." ifadelerine de yer verildi.
Hukukun üstünlüğünün ve temel haklar alanlarında diyalogdan öte, katılım müzakereleri çerçevesinde fasıl bazında çalışılması gerektiğinin düşünüldüğü belirtilen açıklamada, "Bu çerçevede, AB’nin 23 ve 24. fasılları, yeni genişleme strateji çerçevesine de uygun olarak, açmasını bekliyoruz." değerlendirmesi yapıldı.
Türkiye'nin Libya, Suriye, Güney Kafkasya gibi bölgesel krizlerin çözümü yönündeki çabalarını sürdüreceği belirtilen açıklamada, bu konularda AB ile iş birliğinin bölgesel barış ve istikrarın güçlendirilmesi ile ortak çıkarların ilerletilmesine katkı sağlayacağı, bu bakımdan sadece bölgesel konularda ve sağlıkta değil, ekonomi, enerji, ulaştırma, terörle mücadele, göç yönetimi ve vize serbestisi gibi ortak çıkarlara hizmet eden tüm alanlarda yerleşik üst düzey diyalog mekanizmalarının derhal başlatılmasından yana olunduğu aktarıldı.
Açıklamada, Yunan-Rum ikilisinin maksimalist tutumunun, tek yönlü kışkırtıcı faaliyetlerini görmezden gelen ya da AB dayanışması ruhuyla engelleyemeyen AB’nin, Türkiye'nin ve KKTC'nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerini yasadışı olarak nitelendirmesi uluslararası hukuka aykırı olduğuna işaret edilerek, şunlar kaydedildi:
"AB'nin bu konuda yetki ve yargı hakkı da bulunmamaktadır. Kıbrıs konusundaki ifadeler ise Kıbrıs Rum tarafının çıkarlarını savunmaya yönelik, gerçeklikten kopuk yazımlardır ve olası bir uzlaşıya da katkıda bulunmamaktadır. Bildiride Kıbrıs Türklerine ve meşru hak ve çıkarlarına yine atıfta bulunulmaması da, AB’nin Kıbrıs konusunda taraflı ve önyargılı tutumunun devam ettiğini göstermektedir.
AB'nin ortak çıkarlarımız yönünde atacağı olumlu adımlar, aday Türkiye tarafından olumlu adımlarla karşılanacaktır."
MİCHEL VE LEYEN TÜRKİYE’YE GİDECEK
Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, video konferans yöntemiyle yapılan ve iki gün planlandığı halde bir günde tamamlanan AB Liderler Zirvesi sonrasında basın toplantısı düzenledi.
Michel, Türkiye ile ilişkileri geliştirmeyi ümit ettiklerini belirterek, "Aynı zamanda bizim için Türkiye'nin olumlu ve ılımlı tutumunu devam ettirmesi önem taşıyor. Diyaloğun verimli olmasını umuyoruz." dedi.
Temkinli olduklarını belirten Michel, "Türk makamlarıyla muhtemelen nisan ayında Türkiye'ye bir ziyaret için temas halindeyiz." diye konuştu.
Michel, Doğu Akdeniz'in AB ve üye ülkeler için öncelikli konulardan olduğunu ve gerginliğin düşürülmesinden memnun olduklarını vurgulayarak "Türkiye'nin gelecek haftalarda ve aylarda ılımlı tavrını sürdürmesi halinde biz de AB ve üyeler olarak masaya daha somut teklifler koymaya hazırız. Türkiye ile daha öngörülebilir bir ilişki istiyoruz. Geliştirilmiş ilişkilerde başlıklar ise Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, toplumlar arasında temaslar ve seyahat ve tabii göç konusu."
Michel, haziran ayında düzenlenecek AB Liderler Zirvesi'nde konuyu tekrar görüşerek resmi kararlar almayı umduklarını ifade etti.
AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ise geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile video konferans görüşmesi yaptıklarını hatırlatarak, Aralık'taki AB zirvesinden bu yana bazı AB ülkeleriyle ilişkiler dahil Türkiye'nin daha yapıcı bir tutum sergilediğini söyledi.
Von der Leyen, "Bunlar üzerine ekleme yapmamız gereken olumlu adımlar. Ancak gerginliğin düşürülmüş hali şu an için kırılgan devam ediyor." dedi.
Türkiye-AB ilişkilerinde iki adımlı bir yaklaşım izleyeceklerini kaydeden von der Leyen, başta Suriyeli sığınmacılar olmak üzere göç konusunda finansman, üst düzey diyalog ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi başlıklarında ilerleme istediklerini dile getirdi.
Von der Leyen, "Türkiye yapıcı bir tutum izlemezse ve özellikle Doğu Akdeniz'de tek taraflı adımlara, provokasyonlara dönerse bu iş birliklerini askıya alacağız." diye konuştu.
Göç konusuna değinen von der Leyen, geri kabul ve geri dönüş mekanizmasının yeniden çalışmaya başlamasını istediklerini, 18 Mart 2016 tarihli Türkiye-AB mutabakatındaki 6 milyar avronun sözleşmeye bağlandığını belirtti.
Von der Leyen, "Türkiye 3,6 milyondan fazla Suriyeli sığınmacıyı ağırlıyor. AB'den de çocuklara okul sağlanması, tıbbi konularda, altyapı yatırımlarında ciddi bir katkı var. Hiç şüphe yok ki Türkiye yükün en büyük bölümünü omuzluyor. Bu insani konuda yardımımızın devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için nasıl ilerleyeceğimize dair görüşmeler devam edecek." dedi.
Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden ayrılması ve HDP hakkındaki kapatma davasıyla ilgili görüşleri sorulan Michel, zirve sonundaki bildiride insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokratik değerlere vurgu yapıldığını, Türkiye ile ilişkilerde bu konuların önem taşıdığını söyledi.
Von der Leyen ise aynı konuda konuşurken Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden ayrılmasından üzüntü duyduklarını dile getirdi.
Von der Leyen, İstanbul Sözleşmesi'ni onaylamamış AB üyelerine bunu onaylamaları çağrısında bulundu.
MERKEL: HER DÜZEYDE TEMASA İHTİYACIMIZ VAR
Almanya Başbakanı Angela Merkel, video konferans yoluyla düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın toplantısında, zirvede AB-Türkiye ilişkilerinin de ele alındığını anımsattı.
AB Komisyonun ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisinin sunduğu raporun Türkiye ile çok yönlü ilişkileri ortaya koyduğu için iyi bulunduğunu anlatan Merkel, geçen yıl Akdeniz’in doğusundaki gerilimi herkesin takip ettiğini ve bu gerginliğin giderilmesinden dolayı müteşekkir olduklarını söyledi.
Merkel, bir taraftan bundan memnuniyet duyduklarını, diğer taraftan Türkiye’deki iç politikadaki gelişmelere baktıklarını ve endişelerin dile getirildiğini kaydetti.
Ancak görüş ayrılığına rağmen sessizliğin bir cevap olmayacağını kaydeden Merkel, "Aksine Türkiye ile her düzeyde temaslara ihtiyacımız var." değerlendirmesinde bulundu.
Merkel, bu temasların görüş ayrılıkları kadar ortak çıkarlar üzerine konuşmak için de gerekli olduğuna işaret etti.
Yapılan görüşmelerde ele alınan önemli maddenin AB-Türkiye mutabakatı olduğunu söyleyen Merkel, 5 yaşında olan bu mutabakatın kendisini kanıtladığını, yasa dışı göçü azalttığını, insan kaçakçılarının faaliyetlerini zorlaştırdığını ve özellikle çok sayıda sığınmacıya yardım ettiğini belirtti.
Bu mutabakatın Gümrük Birliği konusunu ve modernizasyonunu da içerdiğini aktaran Merkel, “Şimdi fiilen karar verdiğimiz 2 aşamalı bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Şimdi ilk adımı atıyoruz ve ilişkileri daha fazla geliştirmek için bir yetki veriyoruz ve haziranda başka kararlar vermek istiyoruz. Elbette Akdeniz’in doğusundaki gerilimin azaltılmasının nasıl gelişeceğine de bakacağız.” ifadelerini kullandı.




