Nazım Turan & İpler Kimin Elinde?

Hayat insana yıllar içinde birçok şey öğretir. En çok da şunu öğretir: Görünen ile gerçekte olan çoğu zaman aynı değildir. Özellikle de konu yönetmek, karar almak ve güç kullanmak olduğunda…
Bir dernek düşünün.
Bir spor kulübü düşünün.
Bir şehir, hatta bir ülke düşünün.
Hepsinin başında bir başkan vardır. Yönetim kurulları vardır. Resmî unvanlar, büyük koltuklar ve güçlü görünen insanlar vardır. Kamuoyuna anlatılan hikâye de genellikle aynıdır: Bu kişiler, yönettikleri kurumun, kulübün ya da ülkenin menfaatleri için çalışan liderlerdir.
Ama hayatın içi çoğu zaman böyle işlemez.
Benim yarım asrı aşan hayat tecrübem bana şunu gösterdi: Çoğu zaman sahnede görünen ile ipleri tutan aynı kişi değildir. Kararlar bazen başka yerlerde şekillenir, sahnede olanlar ise sadece o kararları uygular.
Bazen bunu anlamak için dünyaya bakmak yeterlidir. Mesela dünyanın en güçlü makamlarından biri sayılan Amerikan başkanlığı… Bir savaş çıktığında çoğu kişi kararın Washington’da alındığını düşünür. Ama uluslararası siyaseti biraz takip edenler bilir ki iş o kadar da basit değildir. Özellikle bugün, içinde yaşadığımız bu savaş günlerinde — İran, İsrail ve Amerika arasındaki gerilimin sıcak çatışmaya dönüştüğü bu dönemde — bu gerçek daha da görünür hale geldi. Ortadoğu’daki birçok gelişmede İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Washington üzerindeki etkisinin ne kadar güçlü olduğu artık daha açık konuşuluyor.
Yani bazen sahnede görünen başka, ipleri tutan başka olabilir.
Bu durum bana eski bir fıkrayı hatırlatır.
Kılıbık bir adama sormuşlar:
“Sen eşinden korkmuyor musun?”
Adam gülmüş:
“Yok, korkmuyorum.”
Herkes şaşırmış.
Adam da şöyle demiş:
“Niye korkayım? Zaten her dediğini yapıyorum.”
İşte bazen yönetim dediğimiz şey de buna benzer.
Unvanlar büyük olabilir.
Koltuklar güçlü görünebilir.
Ama asıl soru her zaman aynıdır:
İpler gerçekten kimin elinde?


